Ortadoğu
Dünya Bankası Suriye’nin yeniden inşası için maliyeti açıkladı
Dünya Bankası, yaklaşık 14 yıldır süren savaşın yıktığı Suriye’nin yeniden inşası için 216 milyar dolarlık bir maliyet öngördü. Kuruluş, ülkede devam eden istikrarsızlığın bu rakamı daha da artırabileceği uyarısında bulunurken, Birleşmiş Milletler tam bir ekonomik toparlanmanın on yıllar süreceğini belirtiyor.
Dünya Bankası, 21 Ekim’de yayımladığı yeni raporunda, Suriye’nin yeniden inşası için gereken maliyetin 216 milyar dolar olduğunu duyurdu.
Rapor, yaklaşık 14 yıllık savaşın ülke ekonomisi ve altyapısında yarattığı büyük yıkımı ortaya koyuyor.
Bununla birlikte Dünya Bankası, hazırladığı değerlendirmenin “önemli belirsizlik” içerdiğini ve ülkedeki olası yeni gerilimlerin maliyetleri daha da artırabileceğini belirtti.
Yeniden inşa için 216 milyar dolarlık fatura
Kuruluşun yayımladığı Suriye Fiziksel Hasar ve Yeniden İnşa Değerlendirmesi 2011–2024 başlıklı rapora göre, yeniden inşa maliyetinin 140 milyar ile 345 milyar dolar arasında değişeceği tahmin ediliyor.
Raporda, “ihtiyatlı en iyi tahminin” ise 216 milyar dolar olduğu kaydedildi.
Raporda, yeniden inşa kalemleri kapsamında konutlar için 75 milyar dolar, konut dışı yapılar için 59 milyar dolar ve altyapı için 82 milyar dolar gerekeceği bildirildi.
Ancak bu rakamların yalnızca fiziksel varlıkların yeniden inşasını kapsadığı, sektörlerin işleyişi için gereken hizmetlerin yeniden tesisine ilişkin ihtiyaçları içermediği vurgulandı.
En yüksek yatırım ihtiyacının Halep ve Şam kırsalında olduğu ifade edilen raporda, enflasyon ve malzeme kıtlığının da maliyetleri artıran unsurlar olduğuna dikkat çekildi.
Güvenlik durumu maliyetleri artırabilir
Dünya Bankası, raporda şu ifadelere yer verdi:
“Bu değerlendirmenin sonuçlarının önemli belirsizliklere tabi olduğunu vurgulamak gerekir. Güvenlik durumu Ağustos 2025 itibarıyla dalgalı seyrini korumaktadır ve bu oynaklık, yeni güvenlik veya siyasi gelişmeler halinde gerekli harcamaları artırma potansiyeli de dahil olmak üzere, iller bazında yeniden inşa maliyetlerini kayda değer ölçüde etkileyebilir.”
Raporda ayrıca, HTŞ liderliğindeki ordu ile ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında son zamanlarda çıkan çatışmalara atıfta bulunuldu.
Önceki aylarda hükümet güçlerinin Süveyda’da binlerce Dürzi sivili, mart ayında ise sahil kesiminde Alevi azınlıktan binlerce kişiyi öldürdüğü ortaya çıkmıştı.
Yaptırımlar ve Körfez yatırımları
On yılı aşkın süredir ABD öncülüğünde uygulanan Batı yaptırımları, Suriye’nin sivil nüfusu üzerinde olumsuz etki yaratıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, bu yılın başlarında Suriye’ye uygulanan Sezar Yasası yaptırımlarının sona erdiğini duyurdu ancak bu karar henüz uygulamaya geçirilmedi.
Devam eden gerilime ve mezhepsel şiddete rağmen Körfez ülkeleri, Suriye’nin enerji ve altyapı sektörlerine yatırım taahhüdünde bulundu.
Suudi Arabistan, 11 Eylül’de ülkenin ekonomik toparlanmasını desteklemek amacıyla Suriye’ye 1,65 milyon varil ham petrol hibe etmeyi planladığını açıkladı. Suudi Arabistan Resmi Ajansı’na (SPA) göre bu petrolün güncel fiyatlarla değeri yaklaşık 110 milyon dolar.
Katar da Suriye’de enerji projeleri başlatacağını duyurdu. Suriyeli yetkililer ağustos ayında, Katar tarafından finanse edilen ve Türkiye üzerinden Azerbaycan’dan Suriye’ye milyonlarca metreküp gaz taşımayı amaçlayan yeni bir boru hattının açılışını yaptı.
2011’de başlayan ve dönemin Devlet Başkanı Beşar Esad’ı devirmeyi amaçlayan örtülü savaş öncesinde Katar, gazını Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye’ye ve oradan Avrupa’ya ulaştıracak bir boru hattı kurmak istemiş, ancak Esad yönetimi bu teklifi reddetmişti. Bu gelişmeden iki yıl sonra Suriye’de vekalet savaşı patlak vermişti.
BM: Tam toparlanma on yıllar sürecek
Birleşmiş Milletler’in Şubat 2025 tarihli raporuna göre de Suriye’nin tam toparlanması beş on yılı aşacak.
Raporda, “Mevcut büyüme oranlarıyla Suriye ekonomisi, çatışma öncesi GSYH düzeyine 2080’den önce dönemeyecek. Toparlanmanın 10 yıla indirgenmesi için yıllık ekonomik büyümenin altı kat artması, 15 yıllık bir ufukta ekonominin çatışma hiç yaşanmamış gibi bir seviyeye ulaşması içinse iddialı bir şekilde on kat artması gerekir” denildi.