Dünya Basını

Eski CIA analisti Johnson: Bu artık topyekun bir savaş

Yayınlanma

Eski CIA analisti Larry Johnson, Yargıç Andrew Napolitano’ya verdiği mülakatta, Ortadoğu’daki çatışmaların boyut değiştirdiğini ve ABD ile İsrail’in stratejik bir körlük noktasına itildiğini belirtti. Johnson, İran’ın sofistike radar sistemlerini imha ederek erken uyarı kabiliyetini bitirdiğini, ABD’nin ise mühimmat stoklarının hızla erimesi nedeniyle büyük bir lojistik krizle karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Yargıç Andrew Napolitano’nun “Judging Freedom” programına konuk olan eski CIA analisti Larry Johnson, Ortadoğu’daki askeri dinamiklerin Washington ve Tel Aviv’in aleyhine geliştiğini ifade etti.

Napolitano’nun Hizbullah’ın Lübnan ve İsrail’in kuzeyindeki operasyonlarına dair sorusunu yanıtlayan Johnson, örgütün “patlayan çağrı cihazları” saldırısıyla yok edildiğine dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Johnson, “Bize bu tehdidin ortadan kalktığı söylenmişti ancak Hizbullah geri döndü. Aslında ateşkes kurallarına uyuyorlardı fakat İsrail bu süreci açıkça ihlal etti” dedi. Hizbullah’ın şu anda İsrail ordusuna karşı aktif bir mücadele yürüttüğünü kaydeden Johnson, örgütün sivil alanlara rastgele roket atmak yerine doğrudan İsrail askeri tesislerini hedef aldığını vurguladı.

İsrail’in geçmişteki hatalarından ders almadığını söyleyen Johnson, “Güney Lübnan’ı işgal etmeye ve kontrol altına almaya defalarca çalıştılar ancak yıllar içinde her seferinde yenilgiye uğradılar. Son sızma girişimlerinde de şimdiden önemli kayıplar verdiler. Hizbullah şu anda İran’ın askeri çabalarını destekliyor; bu artık sadece izole bir olay değil, topyekun bir savaş” değerlendirmesinde bulundu.

“ABD’ye güvenilemez, müzakere kapıları kapalı”

Başkan Donald Trump’ın İran’ın bir anlaşma yapmak istediği yönündeki iddialarına da değinen Johnson, bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını savundu.

Johnson, “İran, ABD’ye güvenilemeyeceği gerekçesiyle müzakere yoluyla bir çözüm aramadığını açıkça belirtti. ABD, müzakere sürecinin dürüstlüğünü iki kez ihlal etti” ifadelerini kullandı.

Bu ihlallerin ilkinin 13 Haziran’da gerçekleştiğini hatırlatan Johnson, o tarihte İranlı yetkililerin 16 Haziran’da yapılması planlanan bir toplantıya hazırlandığını ve nükleer silah üretmediklerine dair ABD’ye güvence vermeyi planladıklarını aktardı.

Ancak İsrail’in tam o sırada saldırı düzenlediğini belirten Johnson, Trump’ın bu konudaki çelişkili açıklamalarına dikkat çekerek, “Önce haberi olmadığını söyledi, sonra her şeyi önceden bildiğini iddia etti” dedi.

28 Şubat’ta başlayan son süreçte de benzer bir tablonun yaşandığını ifade eden Johnson, 2 Mart’ta Cenevre’de yapılması beklenen müzakereler öncesinde İran’ın ilerleme kaydedildiğine inandığını, ancak bu saldırının önceden planlanmış bir harekat olduğunu dile getirdi.

İran Dışişleri Bakanı’nın “Ateşkes istemiyoruz, müzakerelerin ortasında bize saldıran bir ülkeyle konuşmak için neden görmüyoruz” şeklindeki sözlerini hatırlatan Johnson, Trump’ın sonrasında “koşulsuz teslimiyet” dışında bir seçeneği kabul etmeyeceklerini söyleyerek Winston Churchill gibi davranmaya çalıştığını ancak bunun için sahada “çizmelerin yere basması” (boots on the ground) gerektiğini vurguladı.

“ABD ve İsrail artık kör durumda”

Johnson, mülakatın en çarpıcı bölümlerinden birinde, ABD ve İsrail’in bölgedeki istihbari ve askeri “gözlerinin” kör edildiğini açıkladı.

İran’ın son altı gün içinde ABD envanterindeki beş kritik radar sistemini imha ettiğini belirten Johnson, bu sistemlerin her birinin maliyetinin yarım milyar ile bir milyar dolar arasında değiştiğini kaydetti.

İmha edilen sistemlerin A-TPY ve A-fps tipi radarlar olduğunu ifade eden Johnson, bu donanımların füze fırlatmalarını tespit etmek, erken uyarı sağlamak ve THAAD (Bölge Yüksek İrtifa Hava Savunması) ile Patriot sistemleriyle entegre çalışmak üzere tasarlandığını belirtti. Johnson, “İran bunlardan beşini vurdu.

Büyük olanlar Ürdün’deki El Safavi hava üssünde, Katar’daki El Udeyd üssünde ve Bahreyn’deki 5. Filo karargahındaydı. Şu anda kör durumdayız. Daha önce 15 ila 30 dakikalık bir erken uyarı alabiliyorlardı; şimdi bu süre bir-iki dakikaya inmiş durumda” diye konuştu.

Pentagon’un İran füzelerinin yüzde 90’ının düşürüldüğü yönündeki iddialarını “safsata” olarak nitelendiren Johnson, “Ukrayna’da tüm Rus füzelerini vurduğunu iddia edenlerin şimdi aynısını ABD Savaş Bakanlığı için yaptığını” ifade etti.

“Pentagon İranlıları neredeyse insan altı bir varlık gibi görüyor”

İran Dışişleri Bakanı’na yöneltilen “ABD işgalinden korkuyor musunuz?” sorusuna verilen “Hayır, onları bekliyoruz” yanıtını değerlendiren Johnson, Pentagon’un İran’ın askeri kapasitesini ve toplumsal direncini hafife aldığını vurguladı.

Johnson, “Onları küçümsüyoruz. İranlılardan bahsederken neredeyse onları insan altı bir varlık gibi görüyoruz. 40 yıl önce Irak’a karşı dokuz yıl süren bir savaş verdiklerini unutuyoruz. O savaşta Irak’ı destekleyen bizdik, onlara İranlılara karşı kullanmaları için kimyasal silah öncülleri sağladık” dedi.

İran’ın o savaşta 300 bin ile 500 bin arasında insanını kaybettiğine dikkat çeken Johnson, “Sadece o savaşta kaybettikleri asker sayısı; bizim Kore, Vietnam ve son 71 yıldaki tüm askeri maceralarımızda verdiğimiz kayıpların toplamından fazla. İran gerçeğin ne olduğunu biliyor. Biz ise son 70 yıldaki emperyalist maceralarımızda nadiren ciddi kayıplar verdik” dedi.

“Stoklarımız tükeniyor, Trump yalan söylüyor”

Mülakatta ABD’nin endüstriyel üretim kapasitesinin ve mühimmat stoklarının yetersizliğine de dikkat çekildi. Johnson, son altı gün içinde İran’ın ABD envanterindeki toplam THAAD hava savunma sistemlerinin yüzde 40’ını imha ettiğini belirtti.

Bu sistemlerin yılda en fazla bir veya iki adet üretilebildiğini hatırlatan Johnson, “Mühimmat stoklarımızın sürdürülebilir olduğuna dair kendimizi kandırıyoruz” dedi.

2003’teki Irak işgali ve sonrasındaki Afganistan fiyaskolarından ders alınmadığını söyleyen Johnson, “Hava hakimiyetimiz tam diyenleri dinliyorum; İsrail’in de Gazze üzerinde hava hakimiyeti tamdı ama iki buçuk yıldır Hamas’ı yenemediler. Afganistan’da 20 yılın ve milyarlarca doların sonunda Taliban karşısında kaçmak zorunda kaldık” değerlendirmesini yaptı.

Johnson, İran’ın bölgedeki ABD askeri altyapısını ve CIA ofisleri gibi istihbarat hedeflerini etkili bir şekilde vurduğunu, bunun sonucunda bölgedeki operasyonel kabiliyetin azaldığını kaydetti.

“Tel Aviv, Gazze muamelesi görüyor”

İsrail’in saldırılar hakkındaki gerçekleri gizlediğini ve sansür uyguladığını belirten Johnson, Tahran’ın stratejik bir yıpratma savaşı yürüttüğünü ifade etti.

İran’ın önce eski füze ve dronlarla hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırdığını ve tükettiğini belirten Johnson, ardından Hürremşehr tipi yeni nesil balistik füzelerle vurduğunu açıkladı.

Johnson, “Bu füze, hedefin yaklaşık üç mil üzerinde, Demir Kubbe ve Patriot menzili dışındayken ayrılıyor ve salkım mühimmatı bırakıyor. Buna karşı bir savunma yok. Şehrin her yerinde patlamalara neden oluyor” dedi.

Batı medyasındaki sansüre rağmen Rus sosyal medyasında Tel Aviv’deki hasarın görülebildiğini söyleyen Johnson, “Tel Aviv’in Gazze muamelesi gördüğünü söyleyebiliriz. Tesislerde ve binalarda önemli hasarlar var. İran acele etmiyor ve füzelerinin bittiğine dair iddialar Rusya için söylenenlerin bir kopyası. İran’ın mühimmat durumu inanmak istediğimizden çok daha iyi” dedi.

“Uydu fotoğrafları nerede?”

Johnson, ABD’nin B2 ve B52 bombardıman uçaklarıyla İran’a ağır yükler bıraktığı yönündeki iddialara da kuşkuyla yaklaştığını belirtti. Görsel kanıt eksikliğine dikkat çeken Johnson, “Eğer bu iddialar doğruysa uydu fotoğrafları nerede? Haziran 2025’te Trump’ın İran’ın nükleer kapasitesini vurduğu söylenen baskından bir gün sonra uydu görüntülerini almıştık. Şimdi ise hiçbir şey görmüyoruz. Bu durum, B2’lerin aslında bir şey yapmadığını, bunun sadece İranlıların cesaretini kırmaya yönelik bir psikolojik operasyon olabileceğini düşündürüyor” dedi.

ABD envanterinde Pasifik Komutanlığı (Indopaccom) dışındaki bölgelerde muhtemelen 600’den az Patriot füzesi kaldığını belirten Johnson, “Indopaccom elindekileri Çin ile savaş için saklıyor. Askeri komutanlıklar arasında bir iç çekişme yaşanıyor. Donald Trump’ın sınırsız stoklarımız olduğu yönündeki iddiaları yalandır” diyerek mülakatı sonlandırdı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version