Rusya
Finlandiya Rusya vatandaşlarının mülk almasını yasakladı
Finlandiya, ulusal güvenlik gerekçesiyle Rusya vatandaşlarının ülkede mülk satın almasını yasakladı. Savunma Bakanlığı, yeni yasa kapsamında Rusya, İsrail, Kazakistan ve Kırgızistan vatandaşlarına ait 11 emlak başvurusunu reddettiğini duyurdu.
Finlandiya hükümeti, Rusya vatandaşlarının ülke topraklarında gayrimenkul satın almasını yasakladı.
Finlandiya Savunma Bakanlığı, temmuz ayında yürürlüğe giren yeni yasa uyarınca Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa Ekonomik Bölgesi (AEB) dışındaki ülkelerin vatandaşlarının gayrimenkul alabilmek için izin almasının zorunlu olduğunu hatırlattı.
Bakanlık, geçen cuma günü Savunma Bakanı Antti Häkkänen’in Rusya, İsrail, Kazakistan ve Kırgızistan vatandaşlarının yaptığı 11 emlak satın alma başvurusunu reddettiğini açıkladı.
Başvuruların, on farklı bölgedeki ticari, tarımsal, konut ve dinlenme amaçlı taşınmazlar için yapıldığı belirtildi.
Emlak, hibrit etki araçlarından biri
Savunma Bakanlığı, emlak piyasasının “hibrit etki kanallarından biri” olduğunu ve bu alandaki kısıtlamaların ulusal güvenliği güçlendirdiğini bildirdi.
Bakanlık açıklamasında, “Belirli başvuru sahiplerinin mülk edinme taleplerini reddetmek, ülkenin tedarik zinciri güvenliğini korumaya ve riskleri azaltmaya yardımcı oluyor” denildi.
Savunma Bakanı Antti Häkkänen de, “Emlak alımına ilişkin izin sistemi ve Ruslar ile Belaruslular için getirilen tam yasak sayesinde bu konuda etkili biçimde hareket edebiliyoruz” diye konuştu.
Rusya’ya yönelik özel yasak
Finlandiya parlamentosu, nisan ayında kabul ettiği yasayla “saldırgan savaş yürüten veya Finlandiya’nın güvenliğini tehdit eden” ülkelerin vatandaşlarına gayrimenkul alımını yasaklamıştı.
Bu yasa kapsamında Rusya vatandaşları doğrudan yasaklı gruba dahil edildi.
Yeni düzenlemeye göre, Finlandiya’da kalıcı oturma izni veya Avrupa Birliği tarafından verilen uzun dönemli oturum hakkı bulunan kişiler bu yasaktan muaf tutuluyor.
Savunma Bakanlığı daha önceki değerlendirmelerinde, Rusya’yı Avrupa güvenliğine yönelik “uzun vadeli tehdit” olarak tanımlamış ve gayrimenkul edinimini “düşmanca etkinin bir biçimi” olarak nitelendirmişti.