Diplomasi
G7 liderleri, ABD ve Çin ile ilişkileri dengelemeye çalışırken Takaichi ile zirve peşinde
Başbakan Sanae Takaichi’nin geçen yıl göreve başlamasının ardından birçok dünya lideri, ABD ve Çin ile ilişkileri dengelemek amacıyla işbirliği arayışıyla zirveler yapmak üzere Japonya’yı ziyaret ediyor. G7 liderleri bu konuda yarışı üstlendi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 31 Mart’ta Japonya’yı ziyaret etmesi planlanıyor. Bu ziyaret, Macron’u ABD, İtalya, İngiltere ve Kanada liderlerinin ziyaretlerinin ardından Japonya’ya giden beşinci G7 lideri yapacak.
Macron ve Takaichi’nin Orta Doğu ve Hint-Pasifik’teki durumların yanı sıra ekonomik güvenlik işbirliğini görüşmesi bekleniyor.
Trump’ın “Monroe Doktrini” uyarınca ABD, Batı Yarımküre’ye odaklandığı için G7 ile giderek daha az angaje oluyor. Trump’ın geniş kapsamlı gümrük vergileri uygulama ve NATO için artırılmış savunma harcamaları talepleri yönündeki tek taraflı hamlesi, diğer önde gelen sanayileşmiş ülkelerle sürtüşme yarattı.
Ocak ayında Kanada Başbakanı Mark Carney, Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık toplantısında yaptığı konuşmada Trump’a örtülü bir sövgüde bulundu. “Büyük güçler ekonomik entegrasyonu silah olarak, tarifeleri pazarlık kozu olarak, finansal altyapıyı baskı aracı olarak, tedarik zincirlerini istismar edilebilecek kırılganlıklar olarak kullanmaya başladı” diyen Carney, orta güçler arasında birlik çağrısında bulundu.
Ancak ABD gibi büyük bir güçle doğrudan yüzleşmek kolay değil. G7 üyeleri için Japonya, ABD ile bir köprü görevi görmesi ve ortak liberal değerleri savunması beklendiğinden işbirliği için kilit bir aday konumunda.
Perşembe günü Japonya, İngiltere, Almanya ve Fransa dahil altı ülkenin liderleri tarafından Hürmüz Boğazı’ndaki istikrara ilişkin yayınlanan ortak bildiri somut bir örnek oldu. Liderler, ABD’nin askeri destek taleplerine doğrudan yanıt vermekten kaçınırken, ABD ile uyumlu birleşik bir duruş sergiledi.
Çin’in varlığı bir başka motive edici faktör.
Başlıca Avrupa ülkeleri, Çin ile ekonomik bağlarını güçlendirirken aynı zamanda ülkeyle ve onun güçlü etkisiyle mesafeyi nasıl koruyacakları konusunda mücadele ediyor. Japonya, Çin ile ilişkilerde dengeyi korumak açısından hayati önem taşıyor.
Birçok G7 lideri, Çin’i ziyaret ettikten kısa bir süre sonra Japonya’ya bir gezi düzenledi. Bunlar arasında İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Carney ve Macron da bulunuyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz (Takaichi’nin göreve başlamasından bu yana Japonya’yı ziyaret etmeyen tek G7 lideri), şubat ayında Çin ziyaretinden önce ve sonra olmak üzere Takaichi ile iki kez telefonda görüştü. Japon hükümet kaynakları, bu görüşmelerin Çin stratejilerini uyumlu hale getirme hedefiyle Alman tarafının girişimiyle gerçekleştiğini söyledi.
Avrupa ve Kanada için Japonya, ekonomik güvenlik ile bilim ve teknoloji alanlarında işbirliği yapabilecekleri bir ortak konumunda da. Yapay zeka, siber savunma ve kritik minerallerin tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi gibi alanlarda pratik işbirliği planları liderler düzeyinde duyuruldu.
Takaichi, G7 dışındaki devlet başkanlarını da ağırladı. Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung, ocak ayında Takaichi’nin memleketi Nara’yı ziyaret etti.
Geçen hafta, Washington’da Trump ile zirve için yola çıkmadan hemen önce Takaichi, Singapur Başbakanı Lawrence Wong’u ağırladı. Bu pazar günü, Macron’un ziyareti öncesinde Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’yu ağırlayacak.
Takaichi, eski Başbakan Shinzo Abe’nin ABD desteğiyle 2016 yılında önerdiği “özgür ve açık Hint-Pasifik” kavramını stratejik olarak ilerletmeyi savunuyor. ABD ile uyum doğrultusunda kendisiyle aynı görüşleri paylaşan Asya ülkeleriyle liderler düzeyinde işbirliğini derinleştirme fırsatlarını vurguluyor.
Japonya ile Çin arasındaki ilişkiler, Takaichi’nin kasım ayında Tayvan’daki bir acil durumun Japonya için hayatta kalma tehdidi oluşturabileceğini iddia ederek askeri müdahalede bulunabileceklerini söylemesinin ardından gerildi. Takaichi ABD Tayvan’da Çin’e karşı bir savaşa girerse ABD’nin yanında yer alacaklarını açıkladı. Çin bu açıklamaları protesto etti ve yaptırım uyguladı.
Çin, Japonya’nın geçmişteki militarist yollarına geri döndüğünü söyleyerek uluslararası kamuoyu mücadelesi veriyor. Takaichi için dünya liderleriyle yapılan zirve toplantıları aynı zamanda Japonya’nın konumunu açıklama fırsatı da sunuyor.