Amerika
Gazeteci Blumenthal: CIA Direktörü Ratcliffe, İsrail lobisi tarafından yetiştirildi

Gazeteci Max Blumenthal, CIA Direktörü John Ratcliffe’in İsrail lobisi AIPAC tarafından yetiştirildiğini ve ‘Mossad’ın stenografı’ olarak hareket ettiğini iddia etti. Blumenthal’e göre Ratcliffe, Mossad’dan aldığı düzmece İran istihbaratını Donald Trump’a iletiyordu ve Trump şimdi kendini kurtarmak için daha fazla İsrail istihbaratı yayımlamaya hazırlanıyor.
Gazeteci Max Blumenthal, Judge Napoitano’nun YouTube yayınında ABD Başkanı Donald Trump yönetiminde CIA Direktörü olarak görev yapan John Ratcliffe hakkında çarpıcı iddialarda bulundu.
Blumenthal, Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) CEO’su Elliot Brandt’ın özel bir toplantıda yaptığı konuşmanın ses kaydına dayandırdığı iddialarında, Ratcliffe’in “Mossad’ın stenografı” olarak hareket ettiğini ve Trump’a düzmece İsrail istihbaratı taşıdığını öne sürdü.
‘İstihbarat geçmişi olmayan bir belediye başkanıydı’
Blumenthal’in aktardığına göre, AIPAC CEO’su Brandt, kurumunun Ratcliffe’i Dallas bölgesinden bir kongre üyesi olduğu dönemden beri “yetiştirdiğini” itiraf etti. Herhangi bir istihbarat veya askeri geçmişi olmayan Ratcliffe’in siyasete atılmadan önce küçük bir kasabada avukatlık yaptığını belirten Blumenthal, Ratcliffe’in Dallas dışında 7 bin nüfuslu Heath kasabasının belediye başkanlığını yaptıktan sonra Kongre’ye seçildiğini söyledi.
Blumenthal, Ratcliffe’in bu süreçte “İsrail lobisi parasıyla” finanse edildiğini ve ardından Donald Trump’ın en sadık savunucularından biri olarak ortaya çıktığını ifade etti.
‘Adaylığı Mossad bağlantılı dava yüzünden düştü’
Trump’ın, sadece sadık bir isim istediği için Ratcliffe’i geçmişine veya tecrübesizliğine aldırmadan Ulusal İstihbarat Direktörlüğüne aday gösterdiğini kaydeden Blumenthal, bu ilk adaylığın başarısızlıkla sonuçlandığını hatırlattı. Başarısızlığın nedeninin, Ratcliffe’in Amerikan tarihindeki en politize terör davalarından biri olan Holy Land Vakfı davasında başrol oynadığına dair yalan söylemesi olduğunu belirtti.
Blumenthal, bu davanın İsrail’in istihbarat servisi Mossad tarafından yönetildiğini, hatta duruşma salonuna bir Mossad ajanının gönderilmesi üzerine salonun boşaltıldığını iddia etti.
Filistin asıllı Amerikalı sanıkların, Hamas’ın finansman ağının merkezinde olduklarını iddia eden “şaibeli dosyalarla” suçlandığı bu “düzmece yargılama” sonucunda ömür boyu hapis cezasına çarptırıldıkları belirtildi.
‘Mossad’ın stenografı’
Ratcliffe’in, adaylığının düşmesinden bir yıl sonra Ulusal İstihbarat Direktörlüğü görevine getirildiğini söyleyen Blumenthal, Trump’a yakın bir yetkilinin Ratcliffe’i “Mossad’ın stenografı” olarak tanımladığını aktardı.
İddiaya göre Ratcliffe, Mossad Direktörü David Barnea’dan aldığı düzmece İsrail istihbarat brifinglerini Donald Trump’a ulaştıran kilit kanal hâline geldi.
Bu brifinglerde, İran’ın nükleer stokunun bir hafta içinde silaha dönüşebileceği ve Trump’ın “Top Gun” tarzı bir saldırıyla bunu derhal ortadan kaldırabileceği gibi asılsız bilgilerin yer aldığı öne sürüldü.
‘Trump kendini kurtarmak için yeni adım atacak’
Blumenthal, açıklamalarının sonunda Trump’ın mevcut durumuna dikkat çekti. Fordo sığınağını havaya uçurma planıyla ilgili davası çöken Trump’ın, şimdi “kendini kurtarmak için” Pentagon’daki kendi Amerikalı istihbarat yetkililerine karşı koymak amacıyla daha fazla İsrail istihbaratı yayınlamaya hazırlandığını dile getirdi.
Elbit, Filistin yanlısı eylemcileri mahkum ettirmek için lobi yapmış
Amerika
Cumhuriyetçiler arasında MAGA hareketinden kopma çağrıları yükseliyor

ABD’de Cumhuriyetçi Parti içindeki “Our Republican Legacy” grubu, ara seçimlerdeki oy kaybının ardından partiye Donald Trump ve MAGA hareketiyle bağları koparma çağrısında bulundu. Erken verilere göre Demokratlar Temsilciler Meclisi’nde 228, Senato’da ise 54 sandalyeye ulaşırken ılımlı Cumhuriyetçiler 2028 hazırlıklarına başladı.
ABD’de düzenlenen ara seçimlerin ilk sonuçları Demokratların Kongre’de üstünlük sağladığına işaret ederken, Cumhuriyetçi Parti içindeki ılımlı kanattan Donald Trump ve MAGA (Make America Great Again – Amerika’yı Yeniden Harika Yap) hareketine karşı kopuş çağrısı geldi.
Fox News’un aktardığına göre, parti içindeki geleneksel muhafazakarları temsil eden “Our Republican Legacy” (ORL) grubu, ara seçim sonuçlarının ardından partinin MAGA çizgisinden tamamen uzaklaşmasını istedi.
Eski Missouri Senatörü ve ABD’nin eski BM Daimi Temsilcisi Jack Danforth tarafından kurulan, başkanlığını ise eski Savunma Bakanı William Cohen’in yürüttüğü grup, Cumhuriyetçilerin uğradığı yenilgiye işaret ederek şu açıklamayı yaptı:
“Cumhuriyetçi Parti ezici bir yenilgiye uğradı. Amerikan halkı MAGA hareketine, ‘Önce Amerika’ sloganına, ayrıca mevcut yönetimin ve Cumhuriyetçi Kongre’nin politikalarına ilişkin kararını verdi.”
Parti içinde Trump sonrası dönem tartışması açıldı
Grup temsilcileri, Kongre’de yeniden çoğunluğu sağlamak ve 2028 yılında Beyaz Saray’ı koruyabilmek için partinin Trump ile arasına mesafe koyması gerektiğini savundu.
Açıklamada, “Donald Trump artık genel seçimlerde Cumhuriyetçi Parti’ye asla liderlik etmeyecek. Trump sonrası dönemde ilkeli bir Cumhuriyetçi Parti’nin geleceğine dair tartışmayı başlatmanın zamanı geldi.” ifadelerine yer verildi.
Our Republican Legacy, temel hedeflerinin 2028 başkanlık seçimlerinde geleneksel çizgiden bir adayı öne çıkarmak ve seçilmesini sağlamak olduğunu vurguladı.
Açıklamada ayrıca, “Adaylar yarışa katıldıklarını duyurup başkanlık kampanyalarını başlattıklarında, partimizin geleneksel kurucu ilkelerini paylaşan bir ya da birkaç lideri destekleme imkanını arayacağız.” denildi.
Grup İcra Direktörü Chris Vance ise 2028 kampanyasının şimdiden başladığına dikkat çekti.
Yakın zamanda parti kontrolü için açık bir mücadelenin başlayacağını kaydeden Vance, “Amacımız, Ronald Reagan’ın mirasına bağlı bir Cumhuriyetçi başkan adayının belirlenmesine yardımcı olmak ve 2028’de seçilmesini sağlamaktır.” diye konuştu.
Sandık çıkış anketleri: Amerikalıların yüzde 75’i gidişattan hoşnutsuz
Ilımlı muhafazakarlar 2028 hedefine odaklanıyor
ORL, Donald Trump’ın popülist kanadının güçlenmesini engellemek ve partiyi geleneksel muhafazakar çizgiye döndürmek amacıyla 2024 yılında kuruldu.
Grubun üyeleri arasında eski Başkan Yardımcısı Mike Pence, Temsilciler Meclisi eski Başkanı John Boehner ve eski Kongre üyesi Adam Kinzinger gibi isimler yer alıyor.
Nisan ayı itibarıyla 25 eyalette temsilciliği ve yaklaşık 10 bin destekçisi kayıtlara geçen hareket, parti içindeki ılımlıların gücünü pekiştirmeyi amaçlıyor.
Öte yandan, 2016’da Trump etrafında şekillenen MAGA hareketi; ekonomik milliyetçilik, sıkı göç politikaları, korumacı ticaret ve dış çatışmalara müdahale etmeme prensiplerini içeren “Önce Amerika” ideolojisine dayanıyor.
Parti içinde geleneksel muhafazakarlar ile radikal popülistler arasında önemli görüş ayrılıkları yaşanıyor.
3 Kasım’da başlayan ara seçimlerde ABD’liler Temsilciler Meclisi’nin 435 üyesinin tamamını, Senato’daki 35 sandalyeyi ve 36 eyaletin valisini belirlemek için sandık başına gitti.
Erken oy kullananların sayısı 50 milyonu aşarak 2022’deki 45,9 milyonluk rekoru geride bıraktı.
Decision Desk HQ (DDHQ) analiz portalının ilk verilerine göre, Demokratlar Temsilciler Meclisi’nde 228 sandalye ve Senato’da 54 sandalye elde ederken; Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi’nde 139, Senato’da ise 43 sandalyede kaldı.
Demokratlar Cumhuriyetçilerin kalesi Teksas’ta 30 yıl sonra valiliği kazandı
Amerika
Sandık çıkış anketleri: Amerikalıların yüzde 75’i gidişattan hoşnutsuz

ABD’de ara seçim çıkış anketleri, seçmenlerin yüzde 75’inin ülkenin gidişatından memnun olmadığını ve yüzde 60’tan fazlasının Trump’ın politikalarını onaylamadığını ortaya koydu. Hayat pahalılığının temel sorun olarak görüldüğü ülkede, 50 milyonu aşkın rekor erken oyla başlayan Kongre yarışının ilk projeksiyonları Demokratların öne geçtiğini gösteriyor.
ABD’de ara seçimler kapsamında yapılan çıkış anketleri ve kamuoyu yoklamaları, seçmenlerin büyük çoğunluğunun ülke yönetiminden ve ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarından rahatsız olduğunu ortaya koyuyor.
The New York Post gazetesinin Associated Press (AP) araştırmasına ve sandık çıkış verilerine dayandırdığı habere göre, seçmenlerin yüzde 70’inden fazlası Kongre’nin Trump’ı daha etkin biçimde denetlemesi ve dizginlemesi gerektiği görüşünü taşıyor.
Katılımcıların yüzde 62’si ise yükselen fiyatlardan doğrudan Trump’ı sorumlu tutuyor.
Ön anket sonuçları, kayıtlı seçmenlerin yüzde 75’inin ABD’nin ilerlediği yöne karşı “öfkeli” veya “memnuniyetsiz” olduğunu gösteriyor.
Trump’ın başkanlık koltuğundaki icraatlarını onaylamayanların oranı yüzde 60’ı aşarken, onaylayanların oranı yüzde 38 seviyesinde kalıyor.
Seçmenlerin yüzde 61’i de Trump’ın karar alırken kamu yararını değil, kendi kişisel menfaatlerini gözettiğini savunuyor.
Trump, ara seçim öncesinde seçmenlere doğrudan seslenerek pusulada kendi adı varmış gibi oy kullanmaları çağrısı yapmıştı.
The New York Post, bu stratejinin sandıkta bumerang etkisi yaratarak aleyhe dönebileceğini vurguluyor.
AP verilerine göre halkın gözündeki en yakıcı mesele ekonomi olmayı sürdürüyor. Katılımcıların yüzde 39’u ekonomiyi ülkenin en büyük sorunu olarak tanımlarken, yüzde 32 ile “demokrasinin geleceği” ikinci sırada geliyor.
Siyasi parti tercihlerinde ise Demokrat Parti yüzde 46 ile daha yüksek sempati topluyor; Cumhuriyetçi Parti’ye destek yüzde 41 düzeyinde seyrediyor.
Gazetenin değerlendirmesinde, verilerin Cumhuriyetçiler açısından hem Temsilciler Meclisi hem de Senato çoğunluğunun kaybıyla sonuçlanabileceği belirtiliyor.
Olası yenilgi, Trump’ın yasama girişimlerini ve üst düzey bürokrat atamalarını sekteye uğratma potansiyeli taşırken, başkanlık döneminin kalan iki yılına Kongre bünyesinde açılacak kapsamlı soruşturmaların damga vurabileceği öngörülüyor.
Kongre seçimlerinde seçmenler, Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı, Senato’daki 35 üyelik, 36 eyaletin valiliği ile yerel meclis ve idari kadrolar için sandık başına gidiyor. Oy sayım işlemlerinin netleşmesi birkaç gün alabilir.
Seçim sürecinde 50 milyonu aşkın kişinin erken oy kullanmasıyla birlikte, 2022 yılındaki 45,9 milyonluk rekor da geride kaldı.
Seçim verilerini izleyen analitik portal Decision Desk HQ (DDHQ) platformunun Türkiye saatiyle 09.15’te geçtiği ilk projeksiyonlara göre Demokratlar, Temsilciler Meclisi’nde 228, Senato’da ise 54 sandalye kazanma eğilimi gösteriyor.
Cumhuriyetçilerin ise Temsilciler Meclisi’nde 139, Senato’da 43 sandalyeye ulaştığı kaydediliyor.
ABD ara seçimlerinde Demokratlar Kongrenin iki kanadında da önde
Amerika
Venezuela, ELN’yi bombaladı

Venezuela silahlı kuvvetlerinin cuma günü Apure Eyaleti’nin Pedro Camejo bölgesinde Kolombiya Ulusal Kurtuluş Ordusu’na (ELN) ait bir kampa saldırdığı bildirildi.
Stratfor’a ait jeopolitik ve istihbarat platformu RANE Worldview’e göre, askeri operasyon ABD istihbarat desteğine dayanıyordu.
Yerel STK Fundaredes, operasyonda insansız hava araçları ve savaş helikopterlerinin kullanıldığını ve 19 kişinin hayatını kaybettiğini, bunlardan 10’unun eyalet başkenti San Fernando’daki adli tıp polisi tarafından kimliklerinin tespit edildiğini belirtti.
Fundaredes’in Apure direktörü Javier García, ELN’nin bu bölgeyi uyuşturucu depolama ve lojistik merkezi olarak kullandığını iddia etti.
Sağcı haber portalı Infobae’ye göre saldırı, ELN’ye ait “kamufle edilmiş uyuşturucu taşıma uçaklarını” da hedef aldı.
Pazar günü Fundaredes, devlet ait boksit madenciliği ve işleme şirketi BAUXILUM’un faaliyet alanlarına yakın Bolívar Eyaleti’nin Cedeño belediyesinde insansız hava araçlarının da dahil olduğu “silahlı çatışmalar” olduğunu bildirdi.
Fundaredes’e göre, yerel madenciler bölgeden ayrılmaya zorlandı ve faaliyetler geçici olarak askıya alındı. Fakat STK, saldırıları kimin gerçekleştirdiğini belirtmedi.
Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello, pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, Kolombiya’daki artan “çatışmaların” olası etkilerini “önlemek” amacıyla ülkenin ordusu ve güvenlik güçlerinin Kolombiya ile olan 2.200 kilometrelik sınır boyunca konuşlandırıldığını belirtti.
Cabello, “Bize ait olmayan hiçbir çatışmayı istemiyoruz,” dedi ama ELN’ye yönelik bir operasyon yapıldığına dair haberlere değinmedi.
İçişleri Bakanı ayrıca, Venezuela’nın iç işlerine yönelik her türlü yabancı müdahaleyi reddetti.
Ne var ki, herkese açık uçuş radarı, son günlerde Venezuela topraklarında ABD askeri varlıklarının bulunduğunu doğruladı.
Buna, sınır bölgeleri üzerinde uçarken görülen keşif uçakları da dahil.
3 Ocak’ta ABD’nin düzenlediği saldırı ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun kaçırılmasından bu yana, Güney Komutanlığı Komutanı General Francis Donovan ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine dahil olmak üzere üst düzey ABD’li askeri yetkililer bu Venezuela’yı ziyaret etti.
Haziran ayında ABD güçleri, Bolívar Eyaleti’nde bir hava saldırısı gerçekleştirdi ve bu saldırıda Tren de Aragua çetesinin lideri olduğu iddia edilen Héctor “Niño” Guerrero’yu yargısız şekilde infaz ettiklerini iddia etti.
Washington, Caracas’a “işbirliği” için teşekkür ederken, Venezuela hükümeti ise bir “ortak operasyon” yapıldığını bildiren bir açıklama yayınladı.
Trump yönetimi, Kolombiyalı silahlı gruba yönelik olduğu bildirilen saldırılar hakkında herhangi bir yorumda bulunmadı.
Eylül ayında Kolombiya’ya yaptığı ziyaret sırasında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ELN’nin ve silahsızlandırılmış Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri’nin (FARC) muhalif fraksiyonlarının varlığını, Venezuela yetkilileri tarafından “ele alınması gereken” bir sorun olarak gündeme getirmişti.
Ağustos ayında göreve gelen sağcı Kolombiya Başkanı Abelardo de la Espriella, ELN’ye karşı çok sayıda hava saldırısı, güvenlik operasyonları ve Venezuela sınırındaki önemli bir kasaba olan Cúcuta’nın askeri kontrol altına alınmasını içeren “toplu bir saldırı” başlattı.
Ayrıca, uluslararası suç ve göçle mücadeleyi açık hedef olarak belirleyen, Washington’un liderliğinde ve finansmanında oluşturulan “Amerika Kalkanı” adlı bölgesel ittifaka da katıldı.
İsyancı grup ise direneceğini söyledi ve ABD’nin bölgeye müdahalesini kınadı.
ELN, Kolombiya devletine karşı on yıllardır süren bir isyanı sürdüren, Kolombiya’daki en uzun süredir faal olan gerilla grubu.
Örgüt, Chávez ve Maduro yönetimindeki Bolivarcı hükümetle mesafeli bir ilişki sürdürmüş, her iki ülkenin de kontrolü dışında kalan geniş güneybatı sınırında faaliyet göstermiş ve zaman zaman Kolombiyalı paramiliter güçlere ve FARC unsurlarına karşı Venezuela makamlarıyla işbirliği yapmıştı.
Maduro hükümeti, eski Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’nun ELN ile bir barış anlaşması müzakere etme çabalarını desteklemişti ve Caracas’ta çok sayıda müzakere turu düzenlenmişti. Fakat her iki tarafın da saldırıları devam etti ve görüşmeler sonuçsuz kaldı.
Venezuela yetkilileri, sınırın kendi tarafında Kolombiyalı silahlı grupların sürekli varlığa sahip olduğu iddialarını defalarca yalanladı.
2021 yılında Venezuela ordusu, Apure Eyaleti’nde muhalif FARC unsurlarına karşı bir operasyon başlatmış; haftalarca süren çatışmalar sonucunda onlarca kişi hayatını kaybetmiş ve binlerce sivil yerinden edilmişti.
Venezuela Analysis’e göre ELN’nin bu operasyona yardım ettiği yönünde yaygın söylentiler vardı.
Diplomasi1 hafta önce“Küresel Britanya” ve Kürt Reçetesinin İzleri
Dünya Basını2 hafta önceProf. Wolff: Batı sömürgeciliğin sonuna geldiğini inkar ediyor
Görüş2 hafta önceFransa sokaklarında kaos ve hesaplaşma
Söyleşi2 hafta önce“AfD, Alman büyük sermayesindeki iç çelişkinin bir ifadesi”
Dünya Basını2 hafta önceAmerika inkâr girdabında: Üç düşünürden sistemin çöküşüne dair uyarılar
Asya1 hafta önceMao gafı krize yol açtı: Mbappe özür diledi, Çin’de boykot başladı
Dünya Basını2 hafta önce“Tescilli aşırı sağcı”: Alman parti sisteminin bumerangı
Asya2 hafta önceÇinli matematikçi Sun çözülmemiş bin hipotez için ödül koydu









