Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’tan Güney Kore ve Japonya’dan sonra 12 yeni ülkeye tarife mektubu

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump; Malezya, Kazakistan, Tunus, Güney Afrika, Bosna Hersek, Endonezya, Bangladeş, Sırbistan, Kamboçya, Tayland, Laos ve Myanmar’a yönelik tarife oranlarını içeren mektupları yayımladı.

Trump, Truth Social sosyal medya hesabından, Güney Kore ve Japonya’nın ardından söz konusu 12 ülkeye yönelik tarife mektuplarını da paylaştı.

Mektuplarında bu ülkelere 1 Ağustos’tan itibaren uygulanacak tarife oranlarını bildiren Trump, herhangi bir misilleme durumunda bu oranların artacağını kaydetti.

Trump, mektuplarda “belki” düzeltmeler yapılabileceğini belirterek “Bu tarifeler, ülkenizle olan ilişkilerimize bağlı olarak yukarı ya da aşağı doğru değiştirilebilir” ifadesini kullandı.

Söz konusu mektuplarda Trump, uygulanacak tarife oranlarının; Malezya, Kazakistan ve Tunus için yüzde 25, Güney Afrika ve Bosna Hersek için yüzde 30, Endonezya için yüzde 32, Bangladeş ve Sırbistan için yüzde 35, Kamboçya ve Tayland için yüzde 36, Laos ile Burma için yüzde 40 olduğunu aktardı.

3 Anlaşma: İngiltere, Çin, Vietnam

Trump öncesinde, 1 Ağustos’tan itibaren Japonya ile Güney Kore’den ABD’ye gönderilen tüm ürünlere sektörel tarifelerden ayrı olarak yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacağını da açıkladı.

Bu vergiler, Trump’ın 2 Nisan’daki “kurtuluş günü” açıklamasında duyurduğu ve küresel finans piyasalarında ciddi çalkantılara neden olan vergilerle hemen hemen aynıydı.

Karşılıklı gümrük vergileri bir hafta sonra 9 Temmuz’a ertelenmiş ve piyasalar istikrar kazanmıştı. Ancak o zamandan bu yana Beyaz Saray sadece üç ticaret anlaşması imzaladı: İngiltere, Çin ve Vietnam ile.

Japonya ve Günet Kore’ye sopa ve havuç

Beyaz Saray basın sekreteri Karoline Leavitt pazartesi günü yaptığı açıklamada, yeni gümrük vergilerinin 1 Ağustos’ta henüz anlaşma imzalamamış ülkelere uygulanacağını ve bu ülkelere ticaret müzakereleri için daha fazla zaman tanınacağını söyledi.

Trump’ın pazartesi günü yaptığı gümrük vergisi tehdidinin boyutu, uygulamanın ertelenmesine rağmen piyasaları baskı altına aldı. S&P 500 pazartesi günü %0,8 düşüşle kapandı. Japonya, Güney Kore ve Güney Afrika para birimleri ise ABD doları karşısında yaklaşık %1 değer kaybetti.

Trump, Truth Social platformunda yayınladığı mektuplarda, ABD’nin Japonya ve Güney Kore ile olan mal ticaret açığının “ekonomimiz ve hatta ulusal güvenliğimiz için büyük bir tehdit” olduğunu söyledi.

Japonya Başbakanı Shigeru Ishiba ve Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung’a hitaben yazdığı mektuplarda Trump, her iki ülkenin de misilleme olarak gümrük vergilerini artırması halinde “artırmayı seçtiğiniz rakam ne olursa olsun, bunu bizim uyguladığımız %25’e ekleyeceğiz” dedi.

Ancak, önerilen gümrük vergilerinin müzakere edilebileceğine işaret ederek, ülkelerin pazarlarını açması halinde “belki bir ayarlama yapmayı düşünebiliriz… Bu gümrük vergileri, ülkenizle ilişkilerimize bağlı olarak yukarı veya aşağı yönde değiştirilebilir” dedi.

Trump ayrıca pazartesi günü Endonezya, Malezya, Tayland, Kazakistan, Laos, Myanmar ve diğer bazı ülkelere karşı yüksek gümrük vergileri uygulayacağını duyurdu.

ABD, tüm ülkelerden yapılan ithalata bir dizi sektörel gümrük vergisi uygulamaktadır. Bunlar arasında otomobiller ve otomobil parçaları için yüzde 25, çelik ve alüminyum ithalatı için yüzde 50 gümrük vergisi bulunmaktadır.

Bir ABD yetkilisi, otomobiller ve metaller gibi halihazırda sektörel gümrük vergilerine tabi olan malların, Trump’ın açıkladığı yeni oranlardan etkilenmeyeceğini doğruladı.

Washington’da ayrıca, havacılık, ilaç, kereste, bakır, çip ve tüketici elektroniği gibi bir dizi başka mal ve sektöre gümrük vergisi getirilmesine yol açabilecek ulusal güvenlik soruşturmaları da bulunuyor.

Trump, son haftalarda Tokyo’ya yönelik söylemlerini sertleştirerek, bu önemli ticaret ortağını hedef aldı ve daha fazla Amerikan pirinci satın almayı reddettiği için “şımarık” olmakla suçladı.

ABD ve Japonya ticaret müzakerecileri arasında haftalarca süren müzakereler, Japonya’nın daha fazla ABD enerji ve tarım ürünü satın almasını da içeren, ticaretin çıkmaza girmesini önlemeye yönelik bir dizi öneri ile sonuçlandı. Ancak Tokyo, Trump’ın yüzde 25’lik otomobil gümrük vergilerinden tamamen muaf tutulmasını da talep etti.

Bu arada, Güney Kore ile ABD arasındaki ticaret müzakereleri, eski Güney Kore Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol’un görevden alınmasının ardından Seul’de yaşanan siyasi kargaşa nedeniyle ertelendi.

AB müzakereleri

Ayrıca, Avrupa Birliği’nin bu hafta ABD ile müzakereler devam ederken gümrük vergilerini yüzde 10’da tutacak geçici bir ticaret anlaşması imzalaması bekleniyordu.

AB Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič pazartesi günü üye ülkelere yaptığı açıklamada, iki tarafın araçlara uygulanan yüzde 25’lik gümrük vergisini düşürmek için planlar üzerinde çalıştığını, ancak çelik vergilerinin yüzde 50’den düşürüleceğine dair bir garanti olmadığını söyledi.

Müzakereler hakkında bilgi sahibi iki kişiye göre, iki tarafın araçlara uygulanan yüzde 25’lik gümrük vergisini düşürmek için planlar üzerinde çalıştığı, ancak çelik vergilerinin yüzde 50’den düşürüleceğine dair bir garanti olmadığı belirtildi.

Amerika

ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

Yayınlanma

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.

ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.

Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.

CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.

Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.

Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.

Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.

Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.

Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.

Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.

ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.

Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.

Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.

Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.

Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.

Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.

En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.

Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.

USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Yayınlanma

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.

The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.

Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.

Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.

A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.

Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.

Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.

DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.

ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

Yayınlanma

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.

Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.

CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.

Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.

Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.

Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.

Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu. 

Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.

SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.

Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.

Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.

Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.

Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.

Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.

Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.

Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.

Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.

Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.

SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.

Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.

Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.

Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.

Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English