Dünya Basını
Gazeteci Helmer: Trump’ın barış vaadi, müttefiklerden haraç almak için savaşı sürdürmek demek
Gazeteci John Helmer, Ukrayna’nın son İHA saldırılarının stratejik bir değer taşımadığını, yalnızca ‘Rusya kaybediyor’ algısı yaratmayı amaçladığını belirtti. Helmer, Rusya’nın savaşı bir ’emperyalist savaş’ olarak gördüğünü ve Donald Trump’ın barış söyleminin aslında müttefiklerinden haraç alarak savaşı uzatma stratejisi olduğunu savundu.
Gazeteci ve yazar John Helmer, Ukrayna’nın Rusya’daki petrol rafinerilerine yönelik son insansız hava aracı (İHA) saldırılarının, savaşın seyrinde stratejik bir önem taşımadığını, bunun yerine Batı’nın “Rusya kaybediyor” algısı yaratma çabası olduğunu kaydetti.
Helmer, Rusya’nın mevcut durumu bir “emperyalist savaş” olarak gördüğünü ve Donald Trump liderliğindeki ABD’nin “barış” söylemi altında savaşı uzatarak müttefiklerinden “haraç” aldığını belirtti.
Dialogue Works programına konuşan Helmer, yakın zamanda Almanca yayımlanan ve Aleksey Navalnıy’ın Noviçok ile zehirlendiği iddiasını ele alan kitabına değindi.
Helmer, “Bu kitap, Noviçok hakkındaki o derin yalanı anlatan serinin üçüncüsü ve sonuncusu,” diyerek, bu iddianın Alman hükûmeti tarafından Alman halkını Rusya’ya karşı savaşa hazırlamak için kullanıldığını öne sürdü.
Helmer, “Alman hükümetinin Navalnıy’ı ve Noviçok yalanını, Alman halkını Rusya’ya karşı savaşa hazırlamak için nasıl kullandığının hikayesini anlatıyor,” ifadelerini kullandı.
“Saldırılar stratejik değil, algı operasyonu”
Helmer, Ukrayna’nın Rusya’nın güneyindeki Saratov ve kuzeyindeki Ust-Luga limanına düzenlediği son iki büyük İHA saldırısını değerlendirdi.
Bu saldırıların amacının, Rusya’nın savaşı kaybettiği ve savaşın seyrini değiştirecek silahlara sahip olunduğu izlenimini yaratmak olduğunu söyleyen Helmer, “Bu saldırıların amacı, Rusya’nın savaşı kaybettiği, Rus taarruzunu yok edebilecek oyun değiştirici silahların olduğu algısını yaratmaktır,” şeklinde konuştu.
Saldırıların arkasında Ukrayna, Avrupa ve ABD’nin olduğunu belirten Helmer, istihbarat, uydu hedeflemesi ve İHA yönlendirmesinin bu ülkeler tarafından sağlandığını ifade etti.
Helmer, özellikle St. Petersburg yakınlarındaki Novatek gaz sıvılaştırma tesisine yönelik saldırının Baltık Denizi üzerinden yapıldığına dikkat çekerek, bunun kara yoluyla Ukrayna topraklarından gelmediğini vurguladı.
Helmer, “Bu bir Baltık Denizi saldırısıydı. Bu, Almanya, Estonya, belki Letonya, kesinlikle Finlandiya ve belki de İsveç’in, Ukrayna’nın Baltık Denizi’ndeki saldırı İHA’ları operasyonuna dahil olduğu anlamına geliyor,” dedi.
Bu durumun, özellikle Finlandiya’yı aktif bir savaşan devlet haline getirdiğini ve Baltık’ta önemli bir gerilim artışı olduğunu ekleyen Helmer, bu saldırıların savaşın gidişatı üzerinde “kesinlikle hiçbir stratejik veya operasyonel önemi olmadığını” yineledi.
“Rusya, Trump’ın niyetini anlamaya çalışıyor”
Helmer’e göre Rusya, ABD Başkanı Donald Trump ile müzakere imkanlarını değerlendirmek için zaman kazanmaya çalışıyor.
Rusya’nın temel amacının, “bölünmez güvenlik” ilkesinin Trump tarafından anlaşılıp anlaşılmadığını teyit etmek olduğunu belirten Helmer, “Rusya’nın savaş stratejisinin ne olduğunu Trump anlıyor mu? Müzakere şartlarının ne olduğunu anlıyor mu? Bu savaşı Trump ile bölünmez güvenlik temelinde müzakere ederek bitirmek mümkün mü?” sorularının Moskova için kritik olduğunu söyledi.
Helmer, Trump’ın “barış” dediğinde aslında “savaş” demek istediğini ve kelimelerin anlamlarının sürekli tersine çevrildiğini savundu.
Helmer, “Trump barış dediğinde savaş demek istiyor. Savunma Bakanlığının adını Savaş Bakanlığı olarak değiştireceğim dediğinde, bu savaşı kaybetmemek niyetinde olduğunu gösteriyor,” diye konuştu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un NBC‘ye verdiği röportaja atıfta bulunan Helmer, Lavrov’un kullandığı “emperyalizm” kelimesinin önemine dikkat çekti. Helmer, Lavrov’un, Ukrayna’da Rusları öldürmek için silah üreten Amerikan sermayeli bir fabrikanın meşru hedef olduğunu söylediğini aktardı.
Helmer, Lavrov’un şu sözlerini nakletti:
“Eğer Rusları öldürmek için silah üreten bir işletmede Amerikan sermayesi varsa ve bunun, Amerikalı, Macar ya da her kim olursa olsun, bu silahları yapanlara dokunulmazlık sağladığına inanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Ben bunun adil olduğunu sanmıyorum. Bu bir tür emperyalizmdir.”
Helmer, bu ifadenin, Rusya’nın savaşı kısa süreli değil, kendisine karşı yürütülen uzun soluklu bir “emperyalist savaş” olarak gördüğünü gösterdiğini belirtti.
Bu nedenle, savaşı bir anda bitirecek Oreşnik gibi tek bir “kelle alma” silahının etkili olmayacağını, çünkü bir imparatorlukla hızlı bir şekilde savaşılamayacağını ifade etti.
“Trump’ın barışı, haraç üzerine kurulu bir savaş demek”
Helmer, Trump’ın dış politikasını, müttefikleri koruma karşılığında onlardan ödeme talep eden bir “haraç” veya “zorbalık” sistemi olarak nitelendirdi.
Helmer, “Bu bir haraç, bir gasp. Suç teşkil ediyor, rüşvet ve zorlama içeriyor. Arkadaşlarınızı, sizi onlardan korumanız için size ödeme yapmaya zorluyorsunuz,” dedi.
Bu sistemin amacının savaşı kazanmak ya da kaybetmek olmadığını, Trump ailesi ve çevresini zenginleştirirken savaşı devam ettirmek olduğunu öne süren Helmer, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung’un son Beyaz Saray ziyaretini örnek gösterdi.
Helmer, Lee’nin ziyaret sırasında Korean Air için Boeing’den 30 milyar dolarlık uçak alımı duyurusu yapmasının bu haraç sisteminin bir parçası olduğunu iddia etti.
“Nükleer silahsızlanma, Trump için içi boş bir slogan”
Donald Trump’ın Rusya ve Çin’i de dahil ederek nükleer silahsızlanma konusunu gündeme getirmesini değerlendiren Helmer, bunun ciddi bir stratejik hamleden çok, içeriği boş bir slogan olduğunu söyledi.
Helmer, Trump’ın bu ifadeyi Güney Kore Devlet Başkanı ile görüşmesi sırasında kullandığını ve asıl amacının Kuzey Kore’nin nükleer silahsızlanması olduğunu belirtti.
Helmer, “Bu adam aynı anda tek bir slogan kullanma kapasitesine sahip. Güney Kore Devlet Başkanı ile yaptığı toplantıda kastettiği şey Kuzey Kore’nin nükleer silahsızlanmasıydı,” dedi.
Helmer, ABD’nin Japonya, Güney Kore ve Çin çevresindeki nükleer güçlerini silahsızlandırmaya hazır olmadığını ve masada ciddi bir stratejik silahsızlanma teklifi bulunmadığını ekledi.
“Barış ambalajına sarılmış pis bir çatışmacı fıtrat”
Helmer, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un kız kardeşi Kim Yo-jong’un, Trump’ın politikalarını en net şekilde özetleyen bir ifade kullandığını belirtti. Kim Yo-jong’un Güney Kore’yi “Washington’un sadık köpeği” olarak tanımladığını ve hükûmetinin politikasını “barış ambalajına sarılmış pis bir çatışmacı fıtrat” olarak eleştirdiğini aktardı.
Helmer, bu ifadenin Trump’ın tüm savaş bölgelerindeki yaklaşımını mükemmel bir şekilde tanımladığını savundu.
“Batı propaganda savaşını kazanıyor”
Helmer, sahadaki gerçeklerin Rusya’nın savaşı kazandığını göstermesine rağmen, Batı’nın kendi kamuoyuna sürekli savaşı kazandıklarını söylediğini belirtti.
Helmer, “Kanıtlar Rusya’nın savaşı kazandığını, Ukrayna platformunun Rusya’ya saldırmak için gelecekte bir platform olarak yok edildiğini gösteriyor. Fakat karşı taraf her gün kendi seçmenlerine savaşı kazandıklarını söylüyor,” dedi.
Bu durumun, kelimelerin anlamlarını yitirdiği bir propaganda savaşına yol açtığını ifade eden Helmer, Trump’ın Pentagon’un adını “Savaş Bakanlığı” olarak değiştirme önerisinin, savaşı kar elde etmek için seven bir zihniyeti yansıttığını sözlerine ekledi.
Helmer, “Savaşı seven bu insanlar, bundan kar elde etmek istiyorlar. Ölmeyi değil. Bir şeyin adını Savunma Bakanlığı yerine Savaş Bakanlığı olarak değiştirdiğinizde, savaşı kutluyorsunuz demektir,” diyerek sözlerini tamamladı.