Ortadoğu
Gazzelilerin tehciri ‘modelleniyor’
Boston Consulting Group danışmanları, savaş sonrası Gazze ile ilgili bir proje kapsamında Filistinlilerin Somali ve Somaliland’a tehcir edilmesini modellemişler.
Savaşın ardından Gazze’nin yeniden inşası için planlar hazırlayan İsrailli işadamları adına oluşturulan karmaşık bir tabloda, birçok potansiyel yer listelenmişti.
BCG’nin savaş sonrası modelleme projesine katılımı geçen ay Financial Times (FT) tarafından ortaya çıkarılmıştı. Bunun üzerine danışmanlık şirketi, bu çalışmayı reddetti ve sorumlu ortağa bunu yapmaması talimatı verildiğini açıkladı.
Daha önce bildirilmemiş olan modelin temelini oluşturan bazı varsayımlar, yer değiştirmeyi “tercih eden” yüz binlerce Gazze sakininin taşınabileceği ülkeleri içeriyordu.
Somali ve ayrılıkçı Somaliland bölgesi, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Ürdün ile birlikte listede yer alıyordu.
FT’ye göre bu varsayımlar, modelin oluşturulduğu mart ayı civarında, ABD ve İsrail hükümetlerinin, bölgedeki iç çatışmalara ve yüksek yoksulluk oranlarına rağmen, Doğu Afrika ülkelerine Filistinli mültecileri kabul etmeleri konusunda nabız yokladıkları yönündeki medya haberlerini doğruluyor.
ABD’li yetkililer, Somaliland ile, eyaletin devlet olarak tanınması karşılığında bölgede bir ABD askeri üssü kurulmasını da içeren daha geniş bir anlaşma hakkında ön görüşmeler yapmıştı.
Başkan Donald Trump, daha önce Gazze’nin 2,1 milyonluk nüfusunun tamamının “Orta Doğu’nun Rivierası” olarak yeniden geliştirilmesi için bölgeden tahliye edilmesi fikrini ortaya attıktan sonra, Mısır ve Ürdün liderleriyle Filistinlileri kabul etme konusunda görüşmeler yaptığını söylemişti.
BM yetkililerinin etnik temizlikle karşılaştırdığı ve İsrail’in Avrupalı müttefikleri tarafından kınanan yer değiştirme planlarında henüz hiçbir ilerleme kaydedilmedi.
Mısır ve diğer Arap ülkeleri, bunun iç istikrarı bozacak kalıcı bir yeniden yerleşim olacağından korkarak, çok sayıda Gazze sakininin kabul edilmesine şiddetle karşı çıkıyor.
BCG modeli, “geçici yer değiştirme” programı olarak tanımlanan programın maliyetlerine ilişkin çeşitli senaryolar ve tahminler yapılmasına olanak tanıyor.
Önerilen paketi kabul eden kişilere ödenecek kira ve gıda yardımları bazı ülkelerde diğerlerine göre daha düşük oranlarda belirlendi.
Modelleme projesi, BCG’nin Gazze’deki geleneksel BM sisteminin yerini almak üzere İsrail ve ABD destekli yardım dağıtım programı olan Gazze İnsani Yardım Vakfının (GHF) kurulmasına yardımcı olma çalışmalarından doğdu.
BCG, GHF’ye yönelik uluslararası eleştiriler üzerine mayıs ayında bu çalışmayı durdurdu. BCG danışmanları, GHF’nin tasarımına yardımcı olan ve savaş sonrası planlar üzerinde çalışan bir grup İsrailli iş adamı için bu modeli geliştirmişti.
Hesaplamaları, iş adamları tarafından ABD yönetimi ile Orta Doğu’daki diğer hükümetler ve paydaşlara dağıtılmak üzere hazırlanan bir slayt sunumuna dahil edildi.
Slayt sunumunda, Gazze halkının yüzde 25’inin bölgenin dışına taşınmaya “karar vereceği” ve bunların çoğunluğunun geri dönmeyeceği öngörülüyordu.
BCG, ilk dört yıl içinde Filistinlileri kabul eden ülkelere 4,7 milyar dolarlık iktisadi fayda sağlayacağını tahmin ediyordu. Çalışmaya yakın bir kaynak, “Geçici ve gönüllü olarak yer değiştiren Gazzelileri kabul eden bir ülke, iktisadi açıdan önemli faydalar sağlayacak bir nüfus artışı yaşayacak. Fakat modeldeki ülkeler, belirli tartışmalar hakkında bilgiye dayalı olarak seçilmedi. Amaç, Başkan Trump’ın masaya koyduğu seçeneklerle ilgili iktisadi sorunları anlamaktı,” dedi.
Tehcir planına ilişkin varsayımlar, Gazze sakinlerine geçici ve ardından kalıcı konut sağlanmasının maliyetine ilişkin daha ayrıntılı tahminlerin yanı sıra çeşitli diğer yeniden geliştirme planlarının temelini oluşturuyor.
BCG personeli, enkaz ve patlamamış mühimmatın kaldırılması, demiryolu hattı ve yeni liman gibi altyapıların inşası, işgücü gelişimi dahil olmak üzere yeni bir sağlık ve eğitim sisteminin geliştirilmesi ve turizm ve ileri imalat alanlarında özel yatırımların maliyetine ilişkin tahminler yaptı.
Model, bu yatırımların 10 yıl içinde konut, inşaat, güvenlik, imalat, sağlık, altyapı ve diğer iktisadi faaliyetlerden elde edilecek gelirler şeklinde geri dönüş sağlayacağını varsayıyor.
Bu ayrıca, 10 yıllık istihdam, GSYİH büyümesi ve varlık değerlerinin hesaplanmasının yanı sıra, okula giden çocuk sayısı ve mevcut hastane yatak sayısı gibi sosyal etkilerin de hesaplanmasına olanak tanıyor.
BCG şirketi, GHF ve modelleme projesinde yer alan ortaklarını, üstlerine işlerinin niteliği hakkında defalarca yanlış bilgi verdikleri gerekçesiyle haziran ayında işten çıkardı.
Şirket geçen ay Birleşik Krallık parlamentosu komitesine, baş ortağa “etkilenen nüfusun katılımını içermeyen hiçbir yeniden yapılandırma çalışmasına katılmaması” talimatı verildiğini ve projenin gizlice yürütüldüğünü bildirdi.
Konuya yakın kaynaklara göre, ekip bu çalışmayı “iş geliştirme” olarak değerlendirerek fatura kesmedi.
FT geçen ayki haberinde BCG’nin ortakları arasında Tony Blair Institute’un da yer aldığını ortaya çıkarmıştı.
Projenin arkasındaki İsrailli işadamları grubu, teknoloji yatırımcısı Liran Tancman ve risk sermayedarı Michael Eisenberg de dahil olmak üzere, bu grubun rolüne aşina olan kişilere göre, daha önce GHF’nin taslağını hazırlamış ve kurulmasına yardımcı olmuştu.
Belgede yer alan 10 “Mega Proje” arasında, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri liderleri Muhammed bin Selman ve Muhammed bin Zayed el-Nahyan’ın adlarını taşıyan “MBS Ring” ve “MBZ Central” otoyolları ile ABD’li elektrikli araç şirketlerinin Avrupa’ya ihraç edilecek otomobilleri üreteceği Gazze-İsrail sınırındaki “Elon Musk Akıllı Üretim Bölgesi” yer alıyordu.
BCG’nin Türkiye’de de bir şubesi bulunuyor. İnternet sitesinde yer alan bilgiye göre 2010 yılında kurulan BCG İstanbul finansal hizmetler, teknoloji ve iletişim, endüstriyel ürünler ve tüketim malları gibi çok çeşitli sektörlerde önde gelen müşterilere hizmet veriyor.