Asya

Güney Kore lideri Lee’nin İsrail’le yaşadığı anlaşmazlığın arkasında ne var?

Yayınlanma

Analistlere göre Güney Kore lideri Lee Jae Myung’ın çıkışı yalnızca insan haklarıyla ilgili değildi – mesele enerji güvenliği ve Donald Trump’a mesaj göndermekti.

En az 26 Güney Kore tankerinin Hürmüz Boğazı yakınlarında mahsur kaldığı düşünülüyor. Analistlere göre bu gerçek tek başına, Devlet Başkanı Lee Jae Myung’ın geçen hafta İsrail’le diplomatik bir çatışmanın içine neden girdiğini büyük ölçüde açıklayabilir.

Tartışma, Lee’nin cuma günü İsrailli askerlerin bir cesedi çatıdan ittiğini gösterdiği bir görüntü hakkında yorum yapmasıyla patlak verdi.

Lee, “Bunun doğru olup olmadığını ve eğer doğruysa ne gibi işlemler yapıldığını doğrulamamız gerekiyor” diye yazdı ve ayrıca savaş zamanındaki bu tür öldürmelerle Holokost ile “rahatlama kadınları” arasında “hiçbir fark” olmadığını ekledi. “Rahatlama kadınları”, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon kuvvetleri tarafından cinsel köleliğe zorlanan Koreliler için kullanılan bir ifadedir.

İsrail Dışişleri Bakanlığı hızla karşılık vererek Lee’yi, ülkenin Holokost Anma Günü arifesinde Yahudilerin katledilmesini sıradanlaştırmakla ve İsrail karşıtı dezenformasyon yaymasıyla kötü ün salmış “sahte bir hesabı” büyütmekle suçladı.

İsrail’in “aylar önce soruşturulduğunu ve gerekli şekilde ele alındığını” öne sürdüğü videonun, Batı Şeria’daki bir operasyon sırasında öldürülen bir çocuğu değil, yetişkin bir militanı gösterdiği iddia edildi.

Lee, ilk paylaşımına birkaç saat sonra verdiği yanıtta, “Bir nebze olsun teselli sayılabilecek tek şey, bunun yaşayan bir insanı değil bir cesedi içermesi” diye yazdı. “Ama yine de, bir cesede böyle muamele edilmesi uluslararası hukukun ihlalidir” ifadelerini kullandı.

Güney Kore, petrol fiyatları nedeniyle ülke çapında araç kullanım kısıtlamalarını değerlendiriyor

Belirsizlikte bekleyen tankerler

Güney Kore dünyanın en büyük 10. ekonomisi ve büyük ölçüde Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan petrole bağımlı. Savaş öncesinde dünya deniz yoluyla taşınan petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’inin geçtiği bu boğaz, dünyanın en önemli enerji dar boğazlarından biri olarak görülüyor.

South China Morning Post’a konuşan güvenlik analisti Nam Sung-wook’a göre şu anda yaklaşık 26 Kore tankeri bölgede mahsur kalmış durumda. Nam, daha önce Güney Kore Ulusal Güvenlik Stratejisi Enstitüsü başkanlığı yapmış, Sookmyung Kadın Üniversitesi’nde seçkin profesör unvanına sahip bir isim. Nam’a göre bu durum, ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş sırasında boğazın kapanmasını Güney Kore açısından giderek daha acil bir ekonomik soruna dönüştürüyor.

Incheon Ulusal Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Lee Jun-han, “Güney Kore’nin, ateşkes ve insan hakları ihlallerinin sona erdirilmesine yönelik büyüyen uluslararası çağrılara sesini eklemesi nedeniyle suçlanması mümkün değil” dedi.

Chosun Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Jhee Byong-kuen ise, “(Lee) Washington’a dolaylı biçimde, Güney Kore’nin kendi istemediği bir savaşa sürüklenmeyeceği yönünde sinyal veriyordu” değerlendirmesini yaptı.

Trump, Washington’un savaş çabasına destek vermediğini düşündüğü müttefiklerin “beleşçilik” yaptıkları yönündeki rahatsızlığını giderek daha yüksek sesle dile getiriyor; Güney Kore’yi de Avrupa Birliği ve Japonya’yla birlikte özellikle hedef alıyor.

Seul’ün hasar kontrolü

Hafta sonu boyunca diplomatik anlaşmazlık sürerken, İsrail Dışişleri Bakanlığı yalnızca Lee’nin videoyu paylaşma gerekçelerini sorgulamakla kalmadı, aynı zamanda onun “İsrail vatandaşlarına yönelik son İran ve Hizbullah terör saldırıları” hakkında hiçbir şey söylemediğini savundu.

Seul Dışişleri Bakanlığı ise cumartesi günü, Lee’nin söz konusu açıklamalarını herhangi bir belirli çatışmaya ilişkin bir tavır değil, “evrensel insan hakları”na dair bir ifade olarak yeniden çerçeveledi.

Ayrıca, Güney Kore’nin terörizmi kınadığını ve Holokost mağdurlarına duyduğu empatiyi yineledi.

Son sözü pazar günü Lee’nin kendisi söyledi ve sosyal medyada şu paylaşımı yaptı: “Her ulusun egemenliğine ve evrensel insan haklarına saygı gösterilmeli, saldırgan savaş reddedilmelidir.”

“Empati yalnızca bireyler için değil, uluslararası ilişkiler için de geçerlidir … Karşılığında saygı görmek istiyorsanız başkalarına saygı duymalısınız” diye ekledi.

Uzmanlara göre, meselenin özünde uzayan bir savaşın Güney Kore ekonomisine verebileceği ekonomik zararın yatıyor.

Muhalefetten tepki

Bu olay, Güney Kore’nin iç siyasetinde tartışma yarattı.

Muhafazakâr Halkın Gücü Partisi, Lee’yi “binlerce kilometre uzaktaki bir çatışma üzerinden gösteriş yaparken” “Kuzey Kore’deki insan hakları ihlallerini görmezden gelmekle” suçladı ve İsrail’le yaşanan gerilimi “diplomatik felaket” olarak niteledi.

Lee’nin iktidardaki Kore Demokratik Partisi ise açıklamaları savundu ve Güney Kore’nin kısa süre önce Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nde Kuzey Kore’ye ilişkin bir karar tasarısına eş sunucu olmasını, devlet başkanının ilkelerinde tutarlı olduğunun kanıtı olarak gösterdi.

NATO müttefikleri, Trump’ın İran limanlarına yönelik ablukasına katılmayı reddetti

Çok Okunanlar

Exit mobile version