Söyleşi
Hint uzman Harici’ye konuştu: ‘ABD’nin baskısı Hindistan’ı Rusya’ya daha da yakınlaştırabilir’
Hint dış politika uzmanı Robinder Sachdev Harici’ye değerlendirdi: “Hindistan, dış baskıya boyun eğmeyeceğini ve bunun yerine daha büyük bir ekonomik güç ve küresel etki gücü oluşturmak için içe dönük bir politika izleyeceğini açıkça gösteriyor.”
ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’dan petrol aldığı gerekçesiyle bir süredir tehdit ettiği Hindistan’a yönelik yüzde 25’lik ek tarife açıkladı. Böylece toplam gümrük vergisi oranı yüzde 50’ye çıktı. Herkes Yeni Delhi’nin geri adım atıp atmayacağını merak ederken, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Rusya lideri Vladimir Putin’i Hindistan’da ağırlamayı “sabırsızlıkla beklediğini” duyurdu. Ayrıca Hindistan’ın, ABD’den silah alım sürecini durdurduğu basına yansıdı. Hindistan savunma bağlarının yanı sıra, son 2,5 yıldır Rusya’nın en büyük ham petrol alıcısı konumunda. Öte yandan ABD Başkanı ile de “samimi” ilişkilere sahip olan Modi’yi, Trump “dostum” diye nitelendiriyordu. Yeni Delhi’nin Rusya ile ilişkileri, Trump’ın “önce Amerika” şiarıyla duyurduğu gümrük vergileri ve Washington’ın özellikle Pakistan’la yakınlaşan bağları ikili ilişkileri tehdit ediyor. ABD’nin uzun süredir izlediği, Asya-Pasifik’te Hindistan’ı Çin’in etkisini baskılamak için güçlendirme politikası sona mı erecek?
Hindistan tüm bunlara nasıl karşılık verecek? Rus petrolü almayı bırakır mı? Washington’la ilişkiler kopma noktasına gelir mi? Ülke ekonomisi gümrük vergilerinden nasıl etkilenecek? Hint düşünce kuruluşu Imagindia Enstitüsü’nün kurucusu ve başkanı olan, Hindistan’ın önde gelen dış politika uzmanlarından Robinder Sachdev, Harici’ye değerlendirdi.
‘Hindistan dış baskıya boyun eğmeyip, kendi ekonomisini güçlendirmeye odaklanıyor’
Trump’ın Hindistan’a yönelik bu beklentileri aşan oranda gümrük vergisi ve yaptırım tehdidi Hindistan kamuoyunda nasıl karşılandı?
Geçen hafta, Hindistan’ın tüm ihracatına %25 gümrük vergisi uygulanacağı ve önceki gün açıklanan, Hindistan’ın Rusya’dan petrol ithalatını hedef alan %25’lik ek ceza ile birlikte toplam gümrük vergisi yükünün %50’ye çıkarılması, Hindistan’da şok, dehşet ve Amerika’ya karşı artan bir dirençle karşılandı.
Hindistan medyası, akademik çevreler ve siyasi yorumcular bu hamleye sert tepki gösterdi. Ekonomik etkiler konusunda geniş çaplı endişeler varken, hükümet etkilenen sektörlere destek sözü verdi ve Hindistan’ın ihracat pazarlarını çeşitlendirmenin yollarını arıyor. Aynı zamanda, birçok kişi gümrük vergilerinin artırılmasını sadece bir ticaret önlemi olarak değil, Hindistan’ın stratejik ve jeopolitik özerkliğine bir meydan okuma olarak algıladığından, milliyetçi duygularda ve ekonomik bağımsızlık çağrılarında belirgin bir artış olduğu görülüyor.
Ancak, Başbakan Modi’nin hazırlıksız yakalandığı için medya ve siyasi muhalefet de dahil olmak üzere iç eleştirilere maruz kaldığı yadsınamaz. Birçok kişi, kamuoyunda “dost” olarak nitelendirdiği bir liderin, Hindistan’ın endişelerine kayıtsız görünürken bu kadar kapsamlı yaptırımlar uygulayabilmesini sorguluyor. Hindistan’ın geçmişte birçok önemli konuda ABD ile aynı çizgide olmasına rağmen cezalandırıldığı algısı, Modi hükümeti için siyasi rahatsızlığı daha da artırdı.
Bu bağlamda, Hindistan’ın ekonomik dayanıklılığını güçlendirmek için iç politikada neler yapabileceği konusunda da tartışmalar artıyor. Imagindia Enstitüsü olarak, üretkenliğin ve mobilizasyonun artırılmasıyla GSYİH’yi %2’ye kadar artırabilecek bir politika olan, bir yıllık ulusal ekonomik olağanüstü hal ilan edilmesini ve geçici olarak haftanın altı günü çalışılmasını önerdik. Bu öneri Hindistan’da geniş ve hararetli bir şekilde tartışılıyor.
Esasen, gümrük vergileri alarm zillerini çaldıysa da, stratejik meydan okuma, ulusal özgüven ve uzun vadeli yeniden dengeleme söylemlerini de besliyor. Hindistan, dış baskıya boyun eğmeyeceğini ve bunun yerine daha büyük bir ekonomik güç ve küresel etki gücü oluşturmak için içe dönük bir politika izleyeceğini açıkça gösteriyor.
‘ABD, Hindistan’ın alternatif jeopolitik bloklarla artan ilişkisinden rahatsız’
Trump’ın bir zamanlar “dostum” olarak nitelendirdiği Modi’yi hedef aldığı yönünde bir algı var. Katılıyor musunuz?
Başkan Trump’ın Başbakan Modi’yi kişisel olarak hedef aldığını düşünmüyorum. Trump’ın gümrük vergisi ve yaptırım politikaları, müttefiklere ve düşmanlara eşit şekilde uygulanan daha geniş, işlem odaklı bir dünya görüşünün parçasıdır. Hindistan’ın ihracatına uygulanan ilk %25’lik gümrük vergisi, ABD’nin Hindistan’ın tarım, süt ürünleri ve dijital ticaretteki kısıtlı pazar erişiminden kaynaklanan uzun süredir devam eden memnuniyetsizliğini gidermeyi amaçlayan bir müzakere taktiği idi.
Ancak ek %25’lik ceza daha stratejik bir hamle; Hindistan’ın Rusya’dan petrol alımını hedef alıyor ve Trump’ın Rusya’nın gelir kaynaklarını kesme amacına uyuyor. Dahası, Trump’ın BRICS üyelerine yaptırım uygulayacağına dair açıklamaları, Hindistan’ın alternatif jeopolitik ve ekonomik bloklarla artan ilişkilerinden rahatsız olduğunu gösteriyor.
Trump, Modi’yi hala “çok iyi bir dost” olarak nitelendirse de, politika yaklaşımı açıktır: “Amerika Önce” doktrini uyarınca, ABD’nin çıkarlarıyla çeliştiği düşünülen hiçbir ilişki baskıdan muaf değildir. Bu durumda dostluğun sınırları vardır ve stratejik farklılıklar sonuçlar doğurur.
‘Hindistan’ın Rus petrol alımlarını durdurması olası değil’
Hindistan, Rusya’dan petrol ithalatını kısıtlayacak mı? Bu, Hindistan-Rusya ilişkilerini nasıl etkileyecek?
Bana göre, Hindistan şu anda Rusya’dan petrol ithalatını azaltmayacağı sinyalini vermiş görünüyor. Hem hükümet hem de kamuoyu, ülkenin bağımsız bir enerji politikası izleme ve ABD’nin yaptırımlarına karşı çıkma hakkını güçlü bir şekilde destekliyor. ABD’nin baskısı altında herhangi bir geri adım, yurt içinde siyasi olarak maliyetli ve yurt dışında itibar açısından zarar verici olacaktır.
Bununla birlikte, Hindistan tedarikçilerini çeşitlendirmek, ödeme mekanizmalarını değiştirmek veya ticaret rotalarını değiştirmek gibi taktiksel ayarlamalar yapabilir, ancak Rus petrol alımlarını tamamen durdurması olası değildir. ABD ile gerginlik yoğunlaşırsa, bu durum Hindistan-Rusya ilişkilerini daha da güçlendirebilir. Enerji işbirliğinin devam etmesi, savunma, nükleer enerji ve çok taraflı koordinasyon alanlarında, özellikle BRICS, ŞİÖ ve Küresel Güney gibi platformlar içinde daha derin bir işbirliğine dönüşebilir. İronik bir şekilde, ABD’nin baskısının artması Hindistan’ı Moskova’dan uzaklaştırmak yerine daha da yaklaştırabilir.
‘Derin bir yıkıma yol açabilir’
Yaptırımlar Hindistan ekonomisini nasıl etkileyecek? Sizce yeni bir çiftçi ayaklanması olası mı?
Teorik bir ekonomik analiz, Hindistan’ın ABD’ye ihracatına %50 gümrük vergisi uygulanmasının derin bir yıkıma yol açabileceğini söylüyor. Hindistan şu anda ABD’ye yıllık yaklaşık 90 milyar dolarlık ihracat yapıyor ve bu kadar yüksek gümrük vergileri bu rakamı 40-50 milyar dolar azaltabilir. Yaygın olarak kabul edilen istihdam çarpanı kullanıldığında, bu durum özellikle tekstil, mücevher ve hafif imalat gibi emek yoğun sektörlerde 4 milyon kişiye kadar istihdamı etkileyebilir.
%25’lik bir gümrük vergisi bile 20-25 milyar dolarlık bir kayba ve 2-2,5 milyon kişinin işini kaybetmesine neden olabilir, bu da nihai oran ne olursa olsun sonuçların önemli olacağı anlamına gelir. Ticaretin daralmasının yanı sıra, Hindistan yatırımcıların güveninin azalması ve daha geniş çaplı ekonomik zorluklarla da karşı karşıya kalabilir.
Çiftçilerin ayaklanması ise olası görünmüyor. Aslında, Hint çiftçiler, tarım ve süt ürünleri gibi hassas sektörleri ABD rekabetine açmayı reddeden hükümeti büyük ölçüde destekliyor. Bu gelişmeler, daha çok, yerli tarımı koruyan politikalara olan desteklerini güçlendiriyor.
Yaptırımlar devam ederse ekonomik sıkıntılar kaçınılmaz olsa da, siyasi yansımaları daha çok ABD karşıtı söylemlerde ve bazı Modi karşıtı söylemlerde ortaya çıkacak, ancak kırsal kesimde ayaklanmalara yol açmayacaktır.
‘Amerikan karşıtı söylemler, Hindistan’da güç kazanıyor’
Bu gelişmeler orta ve uzun vadede Hindistan-ABD ilişkilerini nasıl etkileyebilir?
Bu gelişmeler, özellikle Trump’ın Ocak 2025’te göreve dönmesinden bu yana, Hindistan-ABD ilişkilerinin olumlu gidişatını inkar edilemez bir şekilde bozdu. İkili ortaklık, sivil nükleer anlaşma gibi dönüm noktaları da dahil olmak üzere, onlarca yıllık stratejik uyumun üzerine inşa edilmiş olsa da, şu anda bir yeniden ayarlama dönemi yaşanıyor.
Kısa ve orta vadede güven zedelenmiş olacaktır. Amerika’nın güvenilir bir ortak olmadığı yönündeki söylemler Hindistan’da yeniden güç kazanmaktadır. Bu algı son yirmi yılda zayıflamıştı, ancak ABD’nin son eylemleri bu algıyı yeniden canlandırma riski taşımaktadır.
Ancak Hindistan’ın aşırı tepki vermesi olası değildir. Bunun yerine, ABD’nin güce saygı duyduğunu bilerek stratejik özerkliğini savunacaktır. Bu durum ihtiyatlı bir şekilde yönetilirse, duygusallığa değil karşılıklı çıkarlara dayalı, daha olgun, dengeli ve gerçekçi bir uzun vadeli ortaklığa yol açabilir.
Nihayetinde, çok şey önümüzdeki aylarda gümrük vergileri, Rus petrolü ve çok taraflı ittifaklar konularının nasıl gelişeceğine bağlı. Hindistan-ABD ilişkilerinin kopma noktasına gelmesi olası değil, ancak Hindistan bu dönemden daha temkinli, kendine güvenli ve çok kutupluluğunu hızlandırmış olarak çıkacaktır.