Rusya

IMF, Rusya ekonomisine yönelik büyüme beklentilerini bir kez daha düşürdü

Yayınlanma

Uluslararası Para Fonu (IMF), Rusya ekonomisine yönelik büyüme tahminlerini bir yıl içinde üçüncü kez aşağı yönlü revize etti. Fon, savunma harcamalarının sivil sektörleri gölgede bıraktığı ülkede gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) bu yıl yalnızca yüzde 0,8 büyümesini bekliyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF), Rusya ekonomisine yönelik büyüme öngörülerini yeniden aşağı çekti.

IMF’nin ocak ayı raporuna göre, 2026 yılında Rusya’nın GSYH artışı yalnızca yüzde 0,8 seviyesinde kalacak. Bu oran, fonun ekim ayındaki beklentisinden 0,2 puan, 2025 yılı başındaki tahmininden ise 0,4 puan daha düşük.

Yeni veriler, Rusya ekonomisinin bu yıl küresel ortalamadan (yüzde 3,3) dört kat, ABD’den (yüzde 2,4) ise üç kat daha yavaş büyüyeceğini gösteriyor.

Rusya; yüzde 4,5 büyüme beklenen Çin’in 5,6 kat, Hindistan’ın ise 8 kat gerisinde kalacak. Dünyanın en büyük ekonomileri arasında Rusya’dan daha düşük performans sergilemesi beklenen tek ülke yüzde 0,7 ile Japonya oldu.

Resmi hedefler ile gerçekler arasındaki makas açılıyor

IMF, Rusya ekonomisinin geçen yılki büyümesini yüzde 0,6 olarak tahmin ediyor. Bu rakam, 2024 yılındaki yüzde 4,2’lik performansın yedi kat gerisinde kalındığını gösteriyor.

Ayrıca hükümetin yüzde 2,3’lük ilk büyüme vaadi de gerçekleşmedi.

Hükümet, sonbahar aylarında büyüme tahminini radikal şekilde yüzde 1’e indirmiş, Devlet Başkanı Vladimir Putin ise aralık ayında bakanlara ve Merkez Bankasına ekonomiyi hızlandırmak için acil önlemler alınması talimatını vermişti.

Fakat IMF uzmanları bu hedeflere ulaşılabileceğine inanmıyor. Fonun tahminlerine göre 2027 yılında da Rusya’daki ekonomik büyüme yüzde 1 barajını aşamayacak.

“Sivil sanayi yerini askeri üretime bırakıyor”

Ekonomik verilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, Rusya’daki büyümenin dengesiz yapısına dikkat çekiyor.

Moskova Devlet Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisadi Politikalar Araştırma Merkezi Direktörü Oleg Buklemişev, “Gelecek yıl GSYH büyümek yerine daralabilir. Mevcut büyüme esas olarak savunma sanayii ile bağlantılı sektörlerde yoğunlaşıyor. Sivil işletmeler en iyi ihtimalle yerinde sayıyor, çoğu ise gerileme yaşıyor” dedi.

Washington’daki Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü ekonomisti Elina Rıbakova ise, askeri sektörlerdeki büyümenin yüzde 50 civarında olduğunu, geri kalan tüm sektörlerin ise durgunluk yaşadığını belirtti.

Rıbakova, kısıtlı yatırımların büyük bölümünün çatışmaların sürdürülmesine harcandığını vurguladı.

Yoksul bölgelerde bir “ölüm ekonomisi” oluştuğunu savunan Rıbakova “Savunma Bakanlığı ile yapılan sözleşmeler için ödenen yüksek primler nedeniyle, cephede ölmek insanlar için emeklilik yaşına kadar yaşamaktan daha kârlı hale geliyor” ifadelerini kullandı.

Bütçe kaynakları ve iş gücü açığı krizi derinleştiriyor

Hükümet, ekonominin bu yıl yüzde 1,3, 2027 yılında ise yüzde 2,8 hızlanmasını bekliyor.

Ancak Çinli düşünce kuruluşu ANBOUND’un kıdemli araştırmacısı Ju Çao, resmi söylem ile gerçeklik arasındaki farkın büyüdüğünü belirtti.

Çao, “Savunma sektörü; bütçe kaynaklarını, iş gücünü ve sermayeyi sivil sektörlerin aleyhine olacak şekilde yutuyor. Seferberlik ve demografik baskılar iş gücü açığını daha da körüklüyor” dedi.

Askeri harcamalardaki artışın ekonomiyi kısa süreliğine desteklediğini ifade eden Çao, savunma sanayiine yapılan yatırımların devam etmesinin uzun vadede ters etki yaratabileceğini ve ekonomiyi kalıcı bir durgunluğa veya resesyona sürükleyebileceğini vurguladı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version