Ortadoğu

İngiltere: ABD temsilcileri müzakere çizgisinden saptı

Yayınlanma

Cenevre’deki ABD-İran görüşmelerine katılan İngiltere Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell, İran’ın sunduğu teklifin beklenenden ileri olduğunu değerlendirdi. İngiliz ve diplomatik kaynaklar, ABD temsilcilerinin müzakere sürecini teknik açıdan zayıf yönettiğini ve Washington’ı çatışma hattına taşıdığını ifade etti.

İngiliz medyasının aktardığına göre, diplomatik kaynaklar ABD temsilcileri Jared Kushner ve Steve Witkoff’un nükleer müzakereler sırasında “İsrail’in ajanları gibi hareket ettiğini” ve ABD’yi savaşa yönlendirdiğini ifade etti. İngiltere Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell, geçen ay Cenevre’de gerçekleştirilen son ABD-İran görüşmelerine katıldı ve taraflar arasında anlaşmaya yakın bir tablo oluştuğunu değerlendirdi.

The Guardian’a konuşan kaynaklar, Washington’ın temsilcilerinin müzakere sürecinde İsrail çizgisine yakın hareket ettiğini ve ABD’yi çatışma hattına çektiğini belirtti. Haberde, Powell’ın İran tarafından sunulan teklifin “şaşırtıcı” olduğunu düşündüğü bilgisi paylaşıldı.

İngiltere ekibi ilerleme tespiti yaptı

Konuya aşina kaynaklar, İngiltere heyetinin İran tarafının sunduğu çerçeve karşısında şaşkınlık yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“İngiltere ekibi, İranlıların masaya koyduğu öneri karşısında şaşırdı. Bu tam kapsamlı bir anlaşma değildi ancak belirgin bir ilerleme vardı ve İran’ın önceki pozisyonunun bu olmadığı düşünülüyordu. İngiliz ekip, Cenevre’de ortaya çıkan bu ilerleme temelinde görüşmelerin devam etmesini bekliyordu.”

Aynı kaynaklar, Powell’ın değerlendirmesine ilişkin şu bilgiyi paylaştı: “Jonathan, bir anlaşma zemininin bulunduğunu düşündü ancak İran henüz o noktaya ulaşmamıştı; özellikle nükleer tesislerin Birleşmiş Milletler denetimine açılması konusunda.”

Haberde, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile damadı ve gayriresmi danışmanı Jared Kushner’ın, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Rafael Grossi’yi görüşmelere davet ettiği aktarıldı.

The Guardian’a konuşan eski bir yetkili, ABD heyetinin teknik hazırlığına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Witkoff ve Kushner yanlarında teknik bir ABD ekibi getirmedi. Grossi’yi teknik uzman gibi kullandılar ancak bu onun görevi değildi. Bu nedenle Jonathan Powell kendi teknik ekibini getirdi.”

Aynı değerlendirmede, ABD temsilcilerinin nükleer dosyanın temel unsurlarına hakim olduklarını ifade etmelerine rağmen, Witkoff’un İran’ın nükleer programına dair açıklamalarının “temel hatalar içerdiği” belirtildi.

Bir sonraki görüşmelerin 2 Mart’ta yapılması planlanıyordu. Ancak 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in saldırı başlattığı aktarıldı.

Haberde şu değerlendirmeye yer verildi: “İngiltere, İran’ın Avrupa’ya yönelik bir füze tehdidi oluşturduğuna ya da nükleer silah edinme yönünde ilerleme kaydettiğine dair ikna edici bir kanıt görmedi. İngiltere, Powell’ın İran’ın ABD’yi nükleer silah arayışında olmadığı konusunda ikna ettiğini ve bu nedenle uzun süredir devam eden sorunun müzakere yoluyla çözümünün mümkün olduğunu düşündüğünü değerlendirdi. Bu nedenle saldırıyı yasa dışı ve erken bir adım olarak gördü.”

Görüşmelere ilişkin bilgi sahibi bir diplomat da şu ifadeleri kullandı: “Biz, Witkoff ve Kushner’ı, bir başkanı istemediği bir savaşa sürükleyen İsrail’in ajanları olarak değerlendirdik.”

İstihbarat değerlendirmeleri Trump’ı doğrulamadı

Savaştan önce Donald Trump, İran’ın yalnızca nükleer bomba geliştirmeye çalışmadığını, aynı zamanda ABD’yi vurabilecek füze sistemleri inşa etmeyi hedeflediğini ifade etti. Ancak istihbarat değerlendirmelerinin bu değerlendirmeyi desteklemediği aktarıldı.

Responsible Statecraft’ın haberine göre, Kushner ve Witkoff’un “yanıltıcı tavsiyeler sunduğu” ve bunun ABD’yi çatışma hattına taşıdığı belirtildi.

Bu ayın başlarında MS Now’a konuşan ve ABD-İran görüşmelerine katılan kişiler, Witkoff’un İran’ın 11 nükleer bomba için yeterli zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğu yönündeki ifadelerinin doğru olmadığını aktardı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version