Bizi Takip Edin

Avrupa

İngiltere, ‘yetişkin göçmenlerin çocuk kılığına girmesine’ karşı yapay zeka kullanacak

Yayınlanma

İngiltere hükümeti, yetişkinlerin çocuk gibi davranmasını önlemek amacıyla ülkeye gelen göçmenlerin yaşını doğrulamak için yapay zeka teknolojisini kullanmayı planlıyor.

Hükümetin bağımsız göçmenlik müfettişi tarafından hazırlanan bir raporda, yetişkin göçmenlerin çocuk olarak sınıflandırıldığı ve çocuk göçmenlerin yanlışlıkla yetişkin olarak sınıflandırıldığı vakalar tespit edildi.

Sığınma sistemi, çocukların kalmak için başvurmasını kolaylaştırıyor ve geçen yıl çocuk olduğunu iddia eden göçmenlerin %56’sı ya yetişkin olarak değerlendirildi ya da daha sonra 18 yaşında veya üzerinde olduklarını itiraf etti.

BBC, hükümetin yaş sınırlaması olan ürünleri satan çevrimiçi perakendeciler için geliştirilen mevcut teknolojiyi kullanmayı planladığını öğrendi.

Sınır Güvenliği ve İltica Bakanı Angela Eagle, yapay zekanın milyonlarca yüz görüntüsüyle eğitildiğini ve “yaşı bilinmeyen veya tartışmalı olan bir kişi için belirli bir doğruluk derecesiyle yaş tahmini yapabildiğini” söyledi.

Eagle, Yüz Yaş Tahmininin yaşı değerlendirirken yargıları test etmek için “potansiyel olarak hızlı ve basit bir yol” sunduğunu söyledi.

Şu anda göçmenlik yetkilileri ve sosyal hizmet görevlileri, 18 yaşından küçük olduğunu iddia eden göçmenlerin gerçek yaşını değerlendirmek zorunda, fakat hem İçişleri Bakanlığı hem de bağımsız göçmenlik müfettişi, yaşı doğru bir şekilde değerlendirmenin “zor” olduğunu söyledi.

Sınır ve Göç Bağımsız Baş Müfettişi David Bolt, yaşı belirlemede “kusursuz bir test” bulunmaması nedeniyle “bazı yaş tahminlerinin yanlış olmasının kaçınılmaz” olduğunu söyledi.

100 dosya örnekleminden, İçişleri Bakanlığı tarafından başlangıçta yetişkin olarak değerlendirilen 38 kişiden 22’sinin daha sonra yerel makamlar tarafından 18 yaşından küçük olarak değerlendirildiğini tespit etti.

Palantir, sonsuz savaş ve küresel siyonist gözetim devleti

Bolt’un raporu, hükümetin yapay zeka ile yüz tanıma planlarını açıklamadan önce hazırlandı.

Hükümet, 2026’da uygulamaya geçmesi beklenen teknolojiyi deneyeceğini açıkladı. Teknoloji sağlayıcıları için ihale ağustos ayında başlatılacak.

Benzer teknoloji, özel sektörde bankalar ve çevrimiçi perakendeciler tarafından bıçak gibi ürünleri satın alan müşterilerin yaşını doğrulamak için halihazırda kullanılıyor.

Hükümet, bu teknolojinin öncülüğünü yapan şirketleri İçişleri Bakanlığının ihale sürecine katılmaya teşvik ediyor.

İçişleri Bakanlığından üst düzey bir kaynak, “milyarlarca dolarlık yatırım yapan” şirketlerle çalışarak “özel sektörün gücünden yararlanmayı” umduklarını söyledi.

Önceki Muhafazakâr hükümet, bazı göçmenlerin yaşlarını doğrulamak için kemik ve dişlerini incelemeyi amaçlayan bir planı uygulamaya koymuştu fakat İşçi Partisi yönetimi, bu planın insanları ayrı tesislere götürmeye dayandığı için şüpheyle karşılandığını ve bunun yerine sınırda kullanılabilecek bir doğrulama sistemi istediğini söylüyor.

Bolt’un raporunda, yanlışlıkla yetişkin olarak değerlendirilen bir çocuğun, yetişkin bir yabancıyla aynı odayı paylaşmak zorunda kalmasının yanı sıra, yanlışlıkla çocuk olarak değerlendirilen bir yetişkinin diğer çocuklarla birlikte yerleştirilmesinin oluşturduğu güvenlik riskine vurgu yapıldı.

Müfettiş, küçük bir tekneyle gelen ve 17 yaşında olduğunu iddia eden bir erkeğin, İçişleri Bakanlığı tarafından “derin sesi”, “tamamen gelişmiş yüz yapısı” ve “kalın siyah sakalları” gibi fiziksel özellikleri nedeniyle 22 yaşında olduğu değerlendirilmesini örnek olarak verdi.

Müfettiş, İçişleri Bakanlığının “genel fiziksel özellikleri” kullanmasını ve “gençlerin bireysel durumlarını dikkate almamasını” eleştirdi.

Raporda ayrıca, bazı göçmenlerin uzun ve çoğu zaman zorlu yolculuklarının ardından, neyi imzaladıklarını tam olarak anlamadan “Yaş Beyanı” formlarını imzaladıkları belirtildi. Bu durum, daha sonra yaşların tartışılmasına yol açtı.

Raporda ayrıca, daha sonra iptal edilen yaş değerlendirme kararları hakkında göçmenlik memurlarının “merak eksikliği” ve iptal edilen kararlardan hiçbir ders alınmaması eleştirildi.

Hükümet, Bolt’un raporunda yer alan sekiz önerinin tamamını kabul etti. Bu öneriler arasında göçmenlik memurlarının eğitimlerinin artırılması ve iletişimin iyileştirilmesi de yer alıyor.

Mülteci Konseyinin genel müdürü Enver Solomon, yapay zeka araçlarının kullanılmasının doğru bir yaklaşım olduğuna “ikna olmadığını” söyledi.

Denetçinin raporunun, çocukların güvenli olmayan durumlara maruz kalmasıyla ilgili endişeleri vurguladığını belirten Solomon, “Bu teknolojiler, doğruluk, etik ve adalet konusunda ciddi soruları gündeme getirmeye devam ediyor,” dedi.

Avrupa

Hindistan, Avrupa’ya mühimmat ihracatını yüzde 1600’den fazla artırdı

Yayınlanma

Hindistan, 2022’den bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat göndererek önceki dört yıla göre yüzde 1600’ün üzerinde artış kaydetti. Top mermisi ve patlayıcıları kapsayan sevkiyatların yaklaşık dörtte üçü 13 Orta ve Doğu Avrupa ülkesine yapıldı.

Hindistan, 2022 yılından bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat sevk etti. Bu miktar, önceki dört yıllık döneme kıyasla yüzde 1600’den fazla bir artışa işaret ediyor.

Bloomberg‘ün Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanlığı verilerine dayanan Trade Data Monitor kayıtlarından aktardığı bilgilere göre, sevkiyatlarda top mermileri, havan mermileri, sevk barutları ve patlayıcı maddeler yer aldı.

İhracatın yaklaşık dörtte üçü Orta ve Doğu Avrupa’daki 13 ülkeye yapıldı. Bu sevkiyatlar sayesinde Hindistan, söz konusu ülkelere mühimmat sağlayan tedarikçiler arasında 28’inci sıradan ikinciliğe yükselerek Güney Kore’nin hemen arkasına yerleşti.

Haberde, ABD ve diğer önde gelen ihracatçılarla karşılaştırıldığında bu toplam tutarın halen mütevazı bir seviyede kaldığı kaydedildi.

Teslimatlardaki tırmanış, Avrupa’daki talep artışı kadar Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin yerli savunma üretimini güçlendirme ve ordunun ithalata bağımlılığını azaltma politikasıyla da doğrudan bağlantılı görülüyor.

Hindistan makamları nisan ayında yaptıkları açıklamada, mali yıl genelindeki silah ihracatının yüzde 63 artış göstererek 4 milyar dolara ulaştığını duyurdu. Bu rakam hem fiilen tamamlanan teslimatları hem de sözleşmesi imzalanmış siparişleri kapsıyor.

Hindistan hükümeti ihraç edilen ürünlerin tam listesini ve nihai alıcıların isimlerini kamuoyuyla paylaşmıyor. Satış anlaşmaları Savunma Bakanlığının onayından geçiyor ve alıcılarla yapılan sözleşmeler mühimmatın üçüncü taraflara devrini ya da farklı amaçlarla kullanımını kısıtlayan hükümler içeriyor.

Hint yetkililer, mühimmatın plan dışı çatışma bölgelerine ulaşmasının yerel şirketlere yaptırım getirebileceğini ve ülkeye yönelik uluslararası baskıyı artırabileceğini belirtiyor.

Avrupa savunma harcamalarını artırırken ortak tedarik tartışılıyor

Avrupa Birliği Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünün haziran ayı raporu, kıtanın askeri yeteneklerini geliştirmesi ve güvenlik alanında ABD’ye olan bağımlılığını azaltması gerektiğini ortaya koyuyor.

Raporda yer alan uzman değerlendirmeleri, savunmanın güçlendirilmesi için askeri bütçelerin artırılmasını, silah ve mühimmat üretiminin genişletilmesini, ortak alımlara ağırlık verilmesini ve Avrupa savunma sanayisinin geliştirilmesini öneriyor.

Uzmanlar ayrıca AB ülkelerinin orduları arasındaki koordinasyonun iyileştirilmesini, siber saldırılar ile melez tehditlere karşı kritik altyapı güvenliğinin artırılmasını tavsiye ediyor.

Avrupa’nın yeniden silahlanma programı müttefikler arasında farklı yaklaşımları da beraberinde getiriyor.

Financial Times gazetesi, nisan ayındaki haberinde Avrupa Birliği ile NATO arasında kıtanın silahlanma programı konusunda görüş ayrılıkları yaşandığını aktarmıştı.

Brüksel alımların Avrupalı üreticilerden yapılmasını savunurken, NATO savunmada transatlantik bağların korunması gerektiğini vurguluyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

İrlanda’da kamu spotu: Toruna sarılmadan önce izin alma çağrısı yapıldı

Yayınlanma

İrlanda’da hükümet destekli We-Consent kampanyası, büyükanne ve büyükbabalara torunlarına sarılmadan önce izin almaları tavsiyesinde bulundu. Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezinin yürüttüğü çalışmaya zemin oluşturan araştırma, ülke nüfusunun yüzde 70’inin rıza kavramının anlaşılmasında sorun gördüğünü gösteriyor.

İrlanda’da hükümet destekli bir sosyal farkındalık kampanyası kapsamında büyükanne ve büyükbabalara, sarılmadan önce torunlarından izin almaları tavsiye edildi.

New York Post gazetesinin haberine göre We-Consent adlı kuruluşun hazırladığı 25 saniyelik videoda, yakın akrabaları dahi olsa her çocuğun sarılmak istemeyebileceği belirtiliyor.

Klipte iki farklı duruma yer veriliyor: İlk sahnede bir çocuk büyükanne ve büyükbabasına neşeyle sarılırken, diğerinde akrabaları kendisini kucaklamaya çalıştığında rahatsızlık hissediyor.

Kampanya yerel siyasetçileri ikiye böldü

Dublin Belediye Meclisi Üyesi Gavin Pepper çalışmaya tepki göstererek hükümetin ve sivil toplum kuruluşlarının “ölçüyü kaçırdığını” savundu.

Çocuklara kişisel sınırlara saygı duymanın ve fiziksel temas reddini kabul etmenin öğretilmesi gerektiğini belirten Pepper, yakın akrabaların sarılmasının “şüpheli bir durum gibi” sunulmaması gerektiğini ifade etti.

Bir diğer belediye meclisi üyesi Lorraine Hall ise kampanyaya destek verdi.

Eleştirenlerin videoyu fazlasıyla gerçek anlamıyla algıladığını ve dikkat çekmek amacıyla yaratıcı yöntemler kullanan sosyal reklamların yapısını hesaba katmadığını kaydeden Hall, videonun yarattığı tartışmanın hedefe ulaşıldığını gösterdiğini dile getirdi.

Ulusal çaptaki We-Consent kampanyası İrlanda’da Mart 2023 döneminde hayata geçirildi. Girişim, Adalet Bakanlığı ve Community Foundation Ireland desteğiyle Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezi tarafından yürütülüyor.

Program rıza, kişisel sınırlar ve ilişkiler konusunda farkındalık yaratmayı hedefliyor.

Merkezin kampanya öncesinde yaptığı araştırma, İrlanda halkının yüzde 70’inin ülkede rıza kavramının anlaşılması konusunda bir sorun olduğunu düşündüğünü ortaya koydu.

Araştırmaya göre her üç kişiden biri cinsel ilişkiler hakkında konuşurken rahatsızlık duyuyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Axel Springer, Avrupa’daki TikTok hisselerine talip oldu

Yayınlanma

Medya grubu Axel Springer, TikTok’un Avrupa biriminden hisse satın alma önerisinde bulundu. Şirket “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışını teyit ederken platformun ana sahibi ByteDance resmi bir görüşme yapılmadığını açıkladı.

Alman medya grubu Axel Springer, video paylaşım platformu TikTok’un Avrupa operasyonlarından hisse almak için teklif verdi. Financial Times gazetesinin haberine göre Politico ve The Telegraph gibi yayınların sahibi olan grubun bu girişimi, sosyal medyadaki antisemitizm tartışmalarının ardından gündeme geldi.

Axel Springer CEO’su Mathias Döpfner, hisse alma fikrini ocak ayında şirketin Berlin’deki genel merkezinde düzenlenen bir toplantıda dile getirdi.

Sosyal ağlardaki antisemitizm sorununa ayrılan toplantının katılımcıları arasında ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın babası olan, ABD’nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner da yer aldı.

Girişim daha sonra Avrupa Komisyonu temsilcilerine iletildi ancak süreç ilerleme kaydetmedi.

TikTok’un ana şirketi ByteDance ise hisse satışına dair resmi bir müzakere yürütülmediğini açıkladı.

Öte yandan Axel Springer, TikTok konusunda “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışına ilgi duyduklarını doğruladı.

Forbes dergisinin verilerine göre Axel Springer’ın eş sahibi ve CEO Döpfner’in serveti 22 Ekim 2026 itibarıyla 2,7 milyar dolar seviyesindeydi.

ABD pazarında zorunlu satış ortaklıkla sonuçlanmıştı

TikTok’un mülkiyet yapısına ilişkin tartışmalar daha önce ABD’de de yürütülmüştü.

Washington yönetimi, ulusal güvenlik kaygıları ve kullanıcı verilerinin korunması gerekçesiyle 2024 yılında Çin merkezli ByteDance şirketini uygulamanın ABD kolunu satmaya zorlayan bir yasayı kabul etmişti.

Yasa, satışın gerçekleşmemesi halinde platformun ülkede yasaklanmasını öngörüyordu.

Çinli şirket, Ocak 2026’da ABD pazarındaki faaliyetleri yürütmek üzere ortak bir girişim kurdu.

Yapılan anlaşmayla kurulan yeni şirketin hisselerinin yarısı Oracle ile yatırım şirketleri Silver Lake ve MGX’e devredildi.

Kalan hisseler ise ByteDance ile mevcut yatırımcılarında kaldı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English