Avrupa

İngiltere’nin yeni başbakanı Andy Burnham

Yayınlanma

İngiltere’de iktidardaki İşçi Partisi, 17 Temmuz’da düzenleyeceği özel konferansla yeni liderini ve ülkenin bir sonraki başbakanını resmen belirleyecek. Avam Kamarası milletvekili ve Büyük Manchester’ın eski belediye başkanı Andy Burnham, adaylık sürecinde tek isim olarak kalarak 20 Temmuz’da Başbakanlık Ofisi “10 Numara”ya geçmeye hak kazandı. Eski lider Keir Starmer’ın skandallar ve yerel seçim yenilgisi üzerine istifasının ardından rakipsiz kalan Burnham, ülkeyi 2029’daki olağan genel seçimlere kadar yönetmeyi planlıyor.

İngiltere’de iktidardaki İşçi Partisi, 17 Temmuz’da gerçekleştireceği özel konferansla yeni liderini tescil etmeye hazırlanıyor. Sürecin sonunda ülkenin yeni başbakanı olacak isim ise şimdiden kesinleşti.

2017 ile 2026 yılları arasında Büyük Manchester Belediye Başkanlığı görevini yürüten ve şu an Avam Kamarası milletvekili olan Andrew (Andy) Burnham, tek aday olarak girdiği sürecin ardından 20 Temmuz’da Başbakanlık Ofisi “10 Numara”nın yeni sakini olacak.

Liderlik yarışı nasıl şekillendi?

Burnham’ın parti liderliğini garantilemesi, karşısına hiçbir rakibin çıkmamasıyla sağlandı. 9 ile 15 Temmuz tarihleri arasında yürütülen adaylık başvuru sürecinde, İşçi Partili Avam Kamarası milletvekillerinin aday olabilmesi için parti grubunun en az yüzde 20’sinin desteğini alması gerekiyordu.

650 sandalyeli parlamentoda 403 milletvekiline sahip İşçi Partisi’nde bu sınır 81 milletvekiline denk geliyordu.

Kayıt işlemlerinin başladığı ilk gün 322 milletvekilinin desteğini arkasına alan Burnham, 14 Temmuz itibarıyla bu sayıyı 349’a çıkararak rakiplerinin adaylık ihtimalini tamamen ortadan kaldırdı.

Burnham, 2017 yılında Büyük Manchester Belediye Başkanlığına aday olmak amacıyla Avam Kamarası milletvekilliğinden ayrılmıştı.

Yeniden parlamentoya girebilmesi için Büyük Manchester’daki Makerfield bölgesini temsil eden İşçi Partili milletvekili Josh Simons mayıs ayında koltuğunu devretti.

Yapılan ara seçimlerde, kampanya süresince başbakanlık makamını hedeflediğini açıkça dile getiren Burnham, yüzde 54,8 oy oranıyla parlamentoya geri döndü ve başbakanlık yolunu açtı.

Süreci değerlendiren bir İşçi Partisi milletvekili, Financial Times’a (FT) yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Burnham’ı destekleyen bu milletvekillerinin bazıları, mevcut düzeni engellemek ve baltalamak için ellerinden gelen her şeyi yapan utanmaz düzenbazlardır; şimdi ise Burnham’ın önünde diz çökmek için acele ediyorlar. Bu durum tam anlamıyla ‘imparator öldü, yaşasın imparator’ anlayışına benziyor.”

İşçi Partisi’ndeki liderlik değişimi, 2020’den beri partiyi yöneten ve 2024’te başbakanlık koltuğuna oturan Keir Starmer’ın 22 Haziran’da her iki görevinden de istifa edeceğini açıklamasıyla başladı.

Starmer’ı bu karara götüren süreç, kabineyi sarsan bir dizi skandal (özellikle Jeffrey Epstein ile yakın ilişkileri ortaya çıkan Peter Mandelson’ın ABD Büyükelçisi olarak atanması) ve partinin 2026 mayıs ayındaki yerel seçimlerde uğradığı başarısızlık oldu.

İngiliz medyası, Burnham’ın göreve gelişini, Avam Kamarası İşçi Partisi grubu tarafından önünün tamamen açılması sebebiyle “taç giyme töreni” olarak nitelendiriyor.

İşçi Partisi’nde benzer bir durum son olarak 2007 yılında, Tony Blair’in istifasının ardından tek aday olarak kalan Gordon Brown’ın liderliği devralmasıyla yaşanmıştı. Brown o dönemde erken genel seçime gitmeme kararı almıştı.

İngiltere’de bir sonraki genel seçimlerin 2029 yılında yapılması planlanıyor. Burnham, bu tarihten önce erken seçime gidilmesi ihtimalini kesin bir dille reddediyor.

Burnham’ın başbakanlık vizyonu ve öncelikleri

Avam Kamarası’na seçilmesinin ardından haziran ayı sonunda siyasi stratejisini açıklayan Burnham’ın yönetim yaklaşımı, kamuoyunda gayriresmi olarak “Manchesterizm” şeklinde adlandırılıyor.

Siyasetçi, Büyük Manchester’daki yerel yönetim tecrübesini ülke geneline yaymayı hedefliyor. Bu yaklaşımın temel sütunları şu başlıklar altında toplanıyor:

  • Yerelleşme: Burnham, başarılı bir yönetim için yetkilerin bölgelere devredilmesi gerektiğine inanıyor. Bölgelerin konut, kamu hizmetleri, ulaşım ve eğitim alanlarında daha fazla söz sahibi olmasını savunuyor. Ayrıca hükümet organlarının bir kısmını Manchester’a taşıyarak burada “10 Numara/Kuzey” ofisini açmayı vadediyor.
  • Vergiler ve harcamalar: Özelleştirme politikalarını eleştiren Burnham, devletin vatandaşların yaşamını doğrudan etkileyen hayati sektörlerde daha aktif bir rol oynaması gerektiği görüşünde. Toplu bir kamulaştırma yerine devletin özel sektör şirketleri üzerindeki denetim ve etkisini artırmasını istiyor. Kamu borcunun hızla yükseltilmeyeceğini taahhüt ederken emekli maaşlarındaki artışın süreceğini belirtiyor.
  • Erişilebilir konut: İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana ülkenin en büyük sosyal konut inşaat programını başlatma sözü veren politikacıya göre konut meselesi sadece sosyal değil, aynı zamanda ekonomik bir başlık. Burnham, vatandaşların barınma kiralarına daha az bütçe ayırması durumunda diğer ekonomik sektörlere daha fazla kaynak aktarılacağını savunuyor.
  • Göç: Starmer hükümetinin İçişleri Bakanı Shabana Mahmood tarafından uygulamaya konulan sert tedbirleri destekleyen Burnham, Manş Denizi üzerinden gerçekleşen yasadışı göçle mücadele etme sözü veriyor. Burnham, gerçek sığınmacılar için İngiltere’ye yasal ve güvenli geçiş yolları oluşturulacağını ifade ediyor.
  • Sağlık ve sosyal bakım: 2009-2010 yıllarında Brown hükümetinde Sağlık Bakanı olarak görev yapan Burnham, Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) üzerindeki yükü hafifletmek amacıyla başta yaşlılar ve engelliler olmak üzere sosyal bakım sistemini reforme etmeyi amaçlıyor. Miras vergisinde yapılacak değişiklikle sağlık sistemine ayrılan bütçenin artırılmasını planlıyor.

İşçi Partisi, 14 yıllık muhalefet döneminin ardından Temmuz 2024’te 650 sandalyeden 411’ini kazanarak iktidara gelmiş ve Muhafazakarları muhalefete itmişti.

Politico’nun verilerine göre o dönemde İşçi Partisi’nin halk desteği yüzde 34 seviyesindeyken Muhafazakarlar yüzde 24, Nigel Farage liderliğindeki sağ popülist Reform UK ise üçüncü sırada yer alıyordu.

Ancak geçen iki yılda İşçi Partisi’nin oyları yüzde 10’dan fazla eridi ve Reform UK partisinin yükselişi 2025 ve 2026 yerel seçimlerinde de sürdü.

3 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla Reform UK yüzde 25 destekle ilk sırada yer alırken İşçi Partisi yüzde 21, Muhafazakarlar ise yüzde 19 seviyesinde bulunuyor.

Son 16 yılda altıncı başbakan

İngiltere, son 16 yılda altıncı kez başbakan değişimine sahne oluyor. Bu sürenin 14 yılında Muhafazakar Parti iktidarda bulundu:

  • David Cameron (2010-2016): İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasına (Brexit) yönelik referandumda halkın ayrılık yönünde oy kullanmasının ardından istifa etti.
  • Theresa May (2016-2019): AB ile yürütülen Brexit müzakerelerini yönetti fakat hazırladığı anlaşma şartları parlamentoda üst üste reddedilince görevinden ayrılmak zorunda kaldı.
  • Boris Johnson (2019-2022): Brexit sürecini tamamladı ancak kendi partisi içindeki skandallar ve parti içi muhalefet sebebiyle istifaya zorlandı.
  • Liz Truss (2022): Sadece 45 gün görevde kalabildi. Açıkladığı ekonomi programının mali piyasalarda ve kendi partisinde güven kaybına yol açmasının ardından istifa etti.
  • Rishi Sunak (2022-2024): Genel seçimlerde Muhafazakar Parti’nin yenilgiye uğraması ve Starmer liderliğindeki İşçi Partisi’nin iktidara gelmesiyle hem başbakanlıktan hem de parti liderliğinden ayrıldı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version