Diplomasi
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: Diplomasi için hala iyi bir şans var
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, perşembe günü düzenlenecek olan Cenevre görüşmeleri öncesinde CBS News’e verdiği mülakatta, nükleer program konusunda diplomasiye vurgu yaparak 2015 yılındaki anlaşmadan daha kapsamlı bir metne ulaşılabileceğini belirtti. Arakçi, olası bir askeri saldırı durumunda ise ABD’nin bölgedeki varlıklarının meşru hedef haline geleceği uyarısında bulundu.
ABD ve İran arasındaki gerilim, Washington’ın 2003 Irak işgalinden bu yana bölgedeki en büyük askeri sevkiyatı gerçekleştirdiği bir dönemde tırmanmaya devam ediyor.
CBS News kanalında yayımlanan “Face the Nation” programına Tahran’dan katılan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın diplomatik çözüm arzusuna vurgu yaparak, bölgedeki askeri yığınağın çözüm sağlamayacağını ifade etti.
Perşembe günü Cenevre’de kritik görüşme
Arakçi, nükleer program konusundaki barışçıl çözüme ulaşmanın tek yolunun diplomasi olduğunu belirtti. Geçtiğimiz cuma günü duyurulan taslak öneri üzerinde çalışmaların sürdüğünü kaydeden Arakçi, her iki tarafın endişelerini ve çıkarlarını gözeten bir metin hazırlandığını bildirdi.
İranlı bakan, ABD elçisi Steve Witkoff ile muhtemelen bu perşembe günü Cenevre’de bir araya geleceklerini ve hızlı bir anlaşma sağlamanın mümkün olduğunu dile getirdi.
2015 anlaşmasından daha ileri bir mutabakat hedefi
2015 yılında Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmanın (Kapsamlı Ortak Eylem Planı – KOEP) başmüzakerecilerinden biri olan Arakçi, mevcut durumun on yıl öncesinden farklı olduğunu vurguladı.
İran’ın nükleer programının teknolojik olarak daha ileri bir seviyeye ulaştığını ve yaptırım baskısının arttığını belirten Arakçi, “2015’teki anlaşmadan daha iyi bir mutabakat mümkün” diye konuştu.
Bakan, yeni süreçte çok fazla detaya boğulmadan temel hususlarda uzlaşarak programın barışçıl kalacağını garanti altına alabileceklerini ve daha fazla yaptırımın kaldırılmasını sağlayabileceklerini kaydetti.
Müzakerelerin kapsamı sadece nükleer dosyasıyla sınırlı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, herhangi bir anlaşmanın balistik füzeleri ve bölgesel vekil güçleri de kapsaması gerektiği yönündeki açıklamalarına yanıt veren Arakçi, şu anda sadece nükleer konularda müzakere yürüttüklerini ve başka bir başlığın masada olmadığını belirtti.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile tam iş birliğine hazır olduklarını ifade eden Arakçi, belirli koşullar altında ek protokolü kabul edebileceklerini ve kapsamlı bir denetim mekanizmasının tesis edilebileceğini ekledi.
ABD Kongresi’ndeki “sıfır zenginleştirme” taleplerine karşılık veren Arakçi, uranyum zenginleştirmenin Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması (NPT) kapsamında İran’ın temel hakkı olduğunu savundu.
Arakçi, bu teknolojinin İranlı bilim insanları tarafından geliştirildiğini ve son yirmi yılda bu uğurda büyük bedeller ödendiğini belirterek, “Bu konu İranlılar için bir onur ve haysiyet meselesidir, bundan vazgeçmeyeceğiz” dedi.
İsrail ile yaşanan çatışmalar ve İran’ın hava savunma sistemlerine yönelik iddialara değinen Arakçi, ülkesinin füze kapasitesinin halen caydırıcı düzeyde olduğunu savundu.
İsrail’in 12 günlük savaşın ardından koşulsuz ateşkes istemek zorunda kaldığını ileri süren Arakçi, İran füzelerinin İsrail içindeki hedefleri isabetle vurduğunu iddia etti.
ABD’nin bölgedeki 40 bin personeli ve askeri varlığına ilişkin bir soru üzerine Arakçi, İran’ın savaş istemediğini ancak bir saldırı durumunda meşru müdafaa hakkını kullanacağını vurguladı.
Bakan, “ABD bize saldırırsa, bu bir saldırganlık eylemidir. Bizim füzelerimiz Amerikan topraklarına ulaşamaz, bu nedenle bölgedeki Amerikan üslerini vurmak zorunda kalırız. Bu bir gerçektir” ifadelerini kullandı.
Arakçi, diplomatik çözüm imkanı varken savaşa girilmemesi gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.