Diplomasi
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Putin ile görüşmek üzere Moskova’da
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin nükleer tesislere yönelik saldırılarının ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek üzere Moskova’ya gitti. Arakçi, ABD ve İsrail’in saldırganlığının tüm dünya için ciddi sonuçlar doğuracağını ve bu saldırıların Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nı (NPT) sorgulanır hale getirdiğini belirtti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin İran’daki nükleer tesislere yönelik saldırılarının ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek üzere Moskova’ya gitti.
Arakçi, ABD ve İsrail’in saldırganlığının sadece Orta Doğu için değil, tüm dünya için ciddi sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.
Pazartesi günü Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir görüşme gerçekleştirmesi beklenen Arakçi, Moskova’ya varışında yaptığı açıklamada, ABD’nin saldırısının Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nı (NPT) sorgulanır hale getirdiğini ve uluslararası güvenlik için olumsuz sonuçları olacağını vurguladı.
Arakçi, “ABD’nin İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırısı, NPT’yi sorgulattı, yayılmanın önlenmesi rejimini sarstı ve uluslararası güvenlik için olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Bu, şu anda birçok ülkenin dile getirdiği bir endişedir,” ifadelerini kullandı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, 22 Haziran’da Sputnik‘e yaptığı açıklamada Arakçi’nin Rus yönetimiyle görüşmek üzere Moskova’ya geldiğini doğrulamıştı.
‘Saldırganlığa karşı sessizliğin sonuçları olur’
Arakçi, Fransız mevkidaşı Jean-Noël Barrot ile yaptığı telefon görüşmesinde ise uluslararası toplumu uyardı. İranlı bakan, “Uluslararası toplumun bu saldırganlık karşısındaki sessizliği ve eylemsizliği, tüm devletler için geniş kapsamlı sonuçlar doğuracaktır,” dedi.
Arakçi, ABD’nin eylemlerinin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı da dahil olmak üzere tüm uluslararası hukuk normlarını ihlal ettiğini vurguladı.
İranlı bakan, İsrail ve ABD’nin saldırılarının yalnızca “saldırganlık” olarak nitelendirilebileceğini, İslam Cumhuriyeti’nin ise meşru müdafaa çerçevesinde hareket ettiğini belirtti.
ABD saldırıları ve uluslararası tepkiler
Pazar günü erken saatlerde ABD, İran’ın Natanz, Fordo ve İsfahan’daki üç nükleer tesisini vurduğunu açıklamıştı. Saldırının ardından ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’ın “bu savaşı bitirmeyi kabul etmesi gerektiğini, aksi takdirde çok daha ciddi sonuçlarla karşılaşacağını” söylemişti. Trump daha sonra nükleer tesislerin tamamen yok edildiğini iddia ederken, İranlı askeri yetkililer ise ABD saldırılarının tamamen sonuçsuz kaldığını belirterek sert bir yanıt verileceği tehdidinde bulunmuştu.
ABD’nin saldırıları geniş çaplı uluslararası kınamalara yol açtı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, saldırıları tehlikeli bir gerilim ve küresel barışa yönelik bir tehdit olarak nitelendirdi. Rusya ise saldırıları uluslararası hukukun, BM Şartı’nın ve BM Güvenlik Konseyi kararlarının ağır ihlali olarak nitelendirerek şiddetle kınadı ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nı (UAEA) tarafsız bir yanıt vermeye çağırdı.
Rusya ile ortak tehditlere karşı işbirliği
Arakçi, Moskova ziyareti öncesi yaptığı açıklamada, Rusya ile ortak endişeleri ve düşmanları paylaştıklarını belirtti.
Telegram üzerinden yaptığı paylaşımda, “Rusya Federasyonu’nun saldırıyı en güçlü şekilde kınayan tutumunu takdir ediyoruz,” diyen Arakçi, bölgedeki özel koşulların iki ülke arasında daha yakın bir ilişki gerektirdiğini ifade etti.
Bakan, “Rusya ile her zaman ortak endişelerimiz, ortak kaygılarımız ve ortak düşmanlarımız oldu. Ortak zorluklara ve tehditlere karşı koymak için her zaman ortak inançları paylaşıyor ve birbirimizle yakın istişarelerde bulunuyoruz. Pazartesi günü Rusya Devlet Başkanı ile yapılacak görüşmede de tam olarak bu yapılacak,” diye ekledi.
İran, nükleer programının askeri bir boyutu olduğunu reddediyor. UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi 18 Haziran’da yaptığı açıklamada, ajansın İran’ın aktif bir nükleer silah programına sahip olduğuna dair somut bir kanıt görmediğini belirtmişti.
CNN‘in 17 Haziran’da konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD istihbarat değerlendirmeleri de İran’ın aktif olarak nükleer silah peşinde olmadığı yönünde benzer bir sonuca varmıştı.