Amerika

İran savaşı küresel rezervleri sarstı: Fed’deki yabancı tahvil stoku 2012 seviyesinde

Yayınlanma

İran savaşıyla tırmanan enerji krizi ve döviz kurlarındaki oynaklık, küresel merkez bankalarını para birimlerini korumak adına ABD Hazine tahvillerini satmaya itti. New York Fed nezdinde tutulan yabancı resmi varlıklar, savaşın başlangıcından bu yana 82 milyar dolar eriyerek son 14 yılın en düşük seviyesi olan 2,7 trilyon dolara geriledi.

İran savaşı sonrası tırmanışa geçen enerji baskısı, küresel piyasalarda derin bir sarsıntıya yol açtı. Yabancı merkez bankaları ve resmi kurumların New York Fed bünyesinde muhafaza ettiği ABD Hazine tahvilleri, 25 Şubat tarihinden bu yana 82 milyar dolar azalarak 2,7 trilyon dolara geriledi.

Financial Times’ın aktardığı verilere göre bu seviye, 2012 yılından bu yana kaydedilen en düşük düzey olarak kayda geçti.

Uzmanlar, söz konusu satış dalgasının temelinde İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından fırlayan petrol fiyatlarını, buna bağlı gelişen kur baskısını ve ülkelerin döviz rezervlerini savunma ihtiyacını görüyor.

Petrol ithalatçısı ülkeler rezervlerini savunmak için harekete geçti

Bank of America Stratejisti Meghan Swiber, yabancı resmi kurumların açık bir şekilde ABD tahvillerini elden çıkardığını belirtti.

Dış İlişkiler Konseyi bünyesinde görev yapan Brad Setser ise özellikle Türkiye, Hindistan ve Tayland gibi petrol ithalatına bağımlı ülkelerin, kabaran enerji faturaları nedeniyle bu satışlarda başı çektiğini kaydetti.

Resmi verilere göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 27 Şubat’tan itibaren 22 milyar dolar değerinde yabancı devlet tahvili sattı. Analistler, bu varlıkların büyük bir kısmının ABD tahvillerinden oluşabileceğine dikkat çekiyor.

Kur baskısı ve enerji maliyetleri piyasa müdahalelerini tetikliyor

Tayland ve Hindistan cephesinde de savaşın başlamasından bu yana döviz rezervlerinde belirgin bir çözülme yaşanıyor. Ancak bu çıkışın doğrudan tahvil satışından mı yoksa dolar mevduatlarından mı kaynaklandığı henüz netleşmedi.

Uzmanlar, birçok ülkenin para birimlerinin daha fazla değer kaybetmesini engellemek amacıyla piyasaya doğrudan müdahale ettiğini vurguluyor. Yerel para birimlerindeki her türlü zayıflama, petrolün yerel para cinsinden maliyetini daha da yukarı çekerek ekonomik dengeleri zorlaştırıyor.

Tahvil piyasasında getiriler yükselirken borçlanma maliyetleri artıyor

Yaklaşık 30 trilyon dolarlık hacmiyle küresel finans sisteminin en kritik rezerv aracı kabul edilen ABD Hazine tahvilleri, son satış dalgasıyla birlikte ciddi bir baskı altına girdi.

Yatırımcılar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşın küresel enflasyonu yeniden tetikleyebileceğinden endişe ediyor.

Bu beklentiyle birlikte, iki ve on yıllık ABD tahvillerinin getirileri, mart ayında 2024 yılından bu yana görülen en sert yükselişini gerçekleştirdi.

Mevcut tablo sadece ABD Hazinesi için değil, aynı zamanda şirketler ve hane halkı için de daha yüksek borçlanma maliyetleri anlamına geliyor.

Merkez Bankaları olası sarsıntılara karşı nakit tamponu oluşturuyor

Analistler, bazı merkez bankalarının tahvilleri doğrudan satmak yerine farklı hesaplara aktarmış olabileceği ihtimalini dışlamasa da verilerin genel olarak büyük ölçekli bir çıkışa işaret ettiğini belirtiyor. Bazı piyasa aktörlerine göre merkez bankaları yalnızca kur savunması yapmıyor, aynı zamanda daha çalkantılı geçmesi beklenen dönemler için nakit tamponu inşa ediyor.

Aegon Asset Management Yatırım Direktörü Stephen Jones, bu süreci “Zor günler için cephane biriktiriyorlar” sözleriyle nitelendirdi.

Son yıllarda merkez bankalarının rezerv yapısını çeşitlendirmesiyle birlikte yabancı resmi yatırımcıların ABD tahvillerindeki ağırlığı zaten azalma eğilimindeydi.

Uzmanlar, son satışların savaşın yarattığı kısa vadeli şokun ötesinde, ABD tahvillerinden kademeli uzaklaşma stratejisinin bir parçası olabileceğine işaret ediyor.

Ekonomist Weber: Fosil yakıt sektörü krizlerden devasa kârlar elde ediyor

Çok Okunanlar

Exit mobile version