Ortadoğu
İran’dan ABD halkına mektup: 800 askeri üssün gerekçesini sorun
İran Devrim Muhafızları Ordusu, doğrudan ABD halkına hitap eden 26 sayfalık iki dilli bir mektup yayımlayarak Washington’ın dış politikasını ve küresel askeri varlığını sorgulama çağrısı yaptı. Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, ABD’nin yıllık 1,1 trilyon dolarlık askeri bütçesini ve dünya genelindeki yaklaşık 800 üssünü eleştirirken, Tahran’daki “Amerika’ya ölüm” sloganının halkı değil müdahaleci siyaseti hedef aldığını belirtti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, doğrudan ABD kamuoyuna hitap eden 26 sayfalık kapsamlı bir mektup yayımladı.
Farsça ve İngilizce hazırlanan metin; bilim insanlarına, öğrencilere ve basın mensuplarına seslenirken Tahran’ın Washington ile yaşadığı gerilime dair temel tezlerini içeriyor.
Metinde “Amerika’ya ölüm” sloganının arka planı, kuruma yönelik terör nitelemeleri ve Beyaz Saray’ın dış politika tercihleri ayrıntılı biçimde ele alınıyor.
Tahran’da düzenlenen basın toplantısında metnin içeriğini paylaşan Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, girişimin bir propaganda veya algı çalışması olmadığını savundu.
Amacın yalnızca propaganda olması durumunda kısa ve etkili bir medya faaliyeti yürütebileceklerini dile getiren Muhibbi, “Bunun yerine Amerikan halkıyla dürüst, mantıklı ve gerçekçi biçimde konuşmayı tercih ettik” ifadesini kullandı.
ABD’nin dünya geneline yayın yapan yüzlerce radyo ve televizyon kanalıyla geniş bir medya gücüne sahip olduğunu belirten Muhibbi, Tahran’ın benzer imkanlara sahip olmadığını, bu nedenle doğrudan iletişim kurabilmek adına mektup yolunu seçtiklerini açıkladı.
Muhibbi, Amerikan kamuoyundan metni en az bir kez okumasını talep ederken gelebilecek eleştiri, soru ve yanıtlar için resmi bir yazışma adresi paylaşacaklarını bildirdi.
Mektupta ayrıca şüpheleri süren Amerikalıların İran’a ve Hürmüz Boğazı’na gelerek iddiaları yerinde inceleyebileceği, bu ziyaretlerin masraflarının karşılanabileceği belirtildi.
Mektupta ve basın açıklamasında Washington’ın küresel askeri varlığı ile harcamaları hedef alındı.
İki okyanusla çevrili olan ABD’nin sınır komşularından ciddi bir askeri tehdit almadığını kaydeden Muhibbi, dünya genelinde konuşlu yaklaşık 800 askeri üssün ve yıllık 1,1 trilyon dolarlık savunma bütçesinin gerekçesini sordu.
Bu kaynağın silah şirketlerinin kârını artırmaya yaradığını savunan Muhibbi, ülke içindeki doğal kaynaklara ve bilimsel kapasiteye karşın on milyonlarca ABD vatandaşının yoksulluk sınırının altında yaşadığına işaret etti.
Mektupta, yabancı ülkelerdeki üslerin kapatılması ve kaynakların sağlık, araştırma ile kamu hizmetlerine ayrılması çağrısı yapıldı.
Metinde, ABD bayrağının dünyanın farklı coğrafyalarında yakılması ve başkanların yurt dışı ziyaretlerinde protestolarla karşılaşması Washington’ın askeri müdahalelerine bağlandı.
ABD ordusunun son 70 yılda çok sayıda ülkeye saldırdığı hatırlatılırken; Vietnam, Afganistan ve Irak savaşlarının faturasının Amerikan vergi mükelleflerince ödendiği kaydedildi.
İran’daki resmi gösterilerde sıkça kullanılan “Amerika’ya ölüm” sloganına da değinen Muhibbi, bu ifadenin Amerikan halkını veya ülke topraklarını hedef almadığını savundu.
Sözcü, hedefin saldırı, öldürme, yağma ve kan dökme siyaseti ile bu anlayışın uygulayıcıları olduğunu açıkladı. Mektupta hem İran halkının hem de Amerikalıların Beyaz Saray politikalarının mağduru haline geldiği ileri sürülerek, Washington yönetiminin İsrail ve büyük sermaye odaklarının çıkarlarını kendi yurttaşlarının önünde tuttuğu iddia edildi.
Devrim Muhafızlarının terör örgütleri listesine alınmasına tepki gösteren Muhibbi, kurumun halkın katılımıyla devrimi ve bağımsızlığı savunmak için kurulduğunu, inşaat, sağlık ve yoksullukla mücadele gibi alanlarda da çalıştığını söyledi.
Kurumun bölgedeki askeri politikalara karşı koyduğu için hedef alındığını belirten Muhibbi, mektupta da vurgulandığı üzere Devrim Muhafızlarının terör uygulayan değil, terörle mücadele eden bir yapı olduğunu kaydetti.
İran’ın nükleer faaliyetlerine yönelik eleştirilere de değinen sözcü, Washington’ın 25 yıldır İran’ın nükleer silaha ulaşmasına “birkaç hafta kaldığı” iddiasını tekrarladığını hatırlattı.
ABD’nin nükleer denetimleri sağlayan Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndan tek taraflı ayrıldığını belirten Muhibbi, nükleer silah üretimini yasaklayan fetvanın sahibi İran liderinin hedef alınmasının da asıl amacın nükleer program olmadığını gösterdiğini savundu.
Mektup, dünya genelindeki askeri üslerin kapatılması, İsrail’e desteğin kesilmesi ve halklar arası barış temennisiyle tamamlandı.