Ortadoğu

İsrail kabinesi Batı Şeria’da ilhakı derinleştirecek düzenlemeleri onayladı

Yayınlanma

İsrail güvenlik kabinesi, işgal altındaki Batı Şeria’nın hukuki ve sivil yapısını köklü biçimde değiştirecek ve yasa dışı yerleşimleri genişletecek kapsamlı düzenlemeyi onayladı. Filistin Yönetimi ve Hamas’ın yanı sıra aralarında Türkiye’nin de bulunduğu sekiz ülke, bölgenin fiili ilhakını hızlandıracak bu adımlara sert tepki gösterdi.

İsrail güvenlik kabinesi 8 Şubat’ta işgal altındaki Batı Şeria’nın hukuki ve sivil yapısını köklü biçimde değiştirmeyi amaçlayan yeni önlemleri onayladı.

Tel Aviv yönetiminin yasa dışı yerleşimleri daha da genişletmesine ve bölge üzerindeki kontrolünü güçlendirmesine imkân tanıyacak adımlar, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Savunma Bakanı Israel Katz tarafından duyuruldu. İki bakan yaptıkları ortak açıklamada, bu kararı “politika açısından dramatik bir değişim” olarak nitelendirdi.

Açıklamada, düzenlemenin on yıllardır var olan engelleri kaldırmayı, “ayrımcı” olarak nitelendirilen Ürdün yasalarını yürürlükten kaldırmayı ve sahadaki yerleşim gelişimini hızlandırmayı amaçladığı kaydedildi.

Yedioth Ahronoth gazetesinin elde ettiği bilgilere göre düzenleme, Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde arkeolojik gerekçeler öne sürülerek ev yıkımlarının fiilen yasallaştırılmasına yol açabilecek.

Oslo Anlaşmaları uyarınca A Bölgesi, tamamen Filistin yönetiminin kontrolünde bulunması gereken bir alan olarak tanımlanıyor.

Yerleşim yetkileri İsrail Sivil İdaresi’ne devredildi

İsrail devlet televizyonu KAN, kararın Batı Şeria’daki Filistin topraklarının Yahudi yerleşimcilere satışını yasaklayan Ürdün yasasını yürürlükten kaldıracağını bildirdi.

Ayrıca bir yerleşim bloğunda inşaat izinleri üzerindeki yetki Filistin belediyesinden alınarak İsrail Sivil İdaresi’ne devredildi.

İbrahim Camii çevresindeki bölgeleri de kapsayan bu değişiklik, İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) arasında 1997’de imzalanan El-Halil Protokolü’nün ihlali olarak değerlendiriliyor.

Yeni düzenleme kapsamında tüm arazi mülkiyet kayıtlarının açılması ve kamuya sunulması planlanıyor.

Bu durumun, Yahudi yerleşimcilerin Filistinli arazi sahipleriyle doğrudan temas kurarak toprak satın almasını ve yasa dışı yerleşimlerin genişlemesini kolaylaştıracağı ifade ediliyor.

1993 Oslo Anlaşmaları ile A, B ve C bölgelerine ayrılan Batı Şeria’da, yeni politikaların “ruhsatsız” inşaat ve su kullanımı gibi gerekçelerle işgali A ve B bölgelerine de yaymayı hedeflediği belirtiliyor.

Hamas ve Filistin Yönetimi’nden sert tepki

Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, “işgal altındaki Batı Şeria’nın ilhak girişimlerini derinleştirmeyi amaçlayan tehlikeli kararları” kınadığını açıkladı.

Hamas cephesinden gelen açıklamada ise söz konusu kararların Filistin varlığına yönelik “gerçek bir varoluşsal tehdit” oluşturduğu vurgulandı. Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, yerleşim kararlarının tüm Filistin topraklarını yutmayı hedefleyen sömürgeci bir programı doğruladığını belirtti.

Hamas ayrıca Batı Şeria ve Kudüs’teki Filistinli gençlere, ilhak ve Yahudileştirme projelerini engellemek amacıyla “mevcut tüm yollarla” mücadele çağrısında bulundu.

Savunma Bakanı Katz, kararların bölgedeki İsrail varlığını güçlendirmeye yönelik açık bir politikayı yansıttığını kaydederken; Smotrich ise düzenlemenin yerleşimcilere yönelik “ayrımcılığı” sona erdireceğini belirtti.

Sekiz ülkeden uluslararası topluma baskı çağrısı

Türkiye, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan ve Mısır dışişleri bakanları yayımladıkları ortak bildiriyle İsrail’in kararlarını kınadı.

Açıklamada, bu adımların hukuka aykırı İsrail egemenliğini dayatma girişimi olduğu ve Batı Şeria’da yeni bir hukuki düzen oluşturmayı amaçladığı vurgulandı.

Bakanlar, uluslararası topluma İsrail’in Batı Şeria’daki faaliyetlerini ve yetkililerinin kışkırtıcı söylemlerini durdurması için baskıyı artırma çağrısında bulundu.

Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin göreve gelmesinden bu yana, 1967’den beri işgal altında tutulan Batı Şeria’nın ilhakına yönelik planların hız kazandığı görülüyor.

İsrail kabinesi, 2025 yılı için de bölgenin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturan C Bölgesi’ndeki arazi kayıtlarının tamamından sorumlu olma kararı almıştı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version