Ortadoğu

İsrail meclisi Filistinlilere idam cezasının önünü açtı

Yayınlanma

İsrail Meclisi (Knesset), bir İsrailliyi öldüren Filistinlilere idam cezası verilmesini öngören tartışmalı yasa tasarısını ilk oylamada kabul etti.

İsrail Meclisi (Knesset), Filistinli tutuklulara idam cezası verilmesini öngören üç ayrı yasa tasarısını ilk oylamada kabul etti.

Hükümetin desteklediği ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in liderliğindeki Otzma Yehudit partisinin sunduğu tasarı, ilk okumada 16’ya karşı 39 oyla geçti.

Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud partisinin sunduğu iki ayrı idam tasarısı da sırasıyla 15’e karşı 36 ve 14’e karşı 37 oyla ilk okumayı tamamladı.

Tasarı pratikte sadece Filistinlileri hedef alıyor

Otzma Yehudit partisinin tasarısı, İsrail vatandaşı bir kişiyi “milliyetçi saikle” öldürenlerin sivil mahkemelerde zorunlu olarak idama mahkûm edilmesini içeriyor.

Tasarı aynı zamanda Batı Şeria’daki askeri mahkemelerde idam kararı için aranan oybirliği şartını kaldırarak basit çoğunluğu yeterli kılıyor. Bölgesel askeri komutanların cezaları hafifletme yetkisi de bu tasarıyla ortadan kaldırılıyor.

Metinde, suçun “ırkçılık” güdüsüyle ve “İsrail Devleti’ne ve Yahudi halkının topraklarındaki dirilişine zarar verme niyetiyle” işlendiği durumların kapsandığı ifade ediliyor.

Bu ifade, düzenlemenin pratikte Yahudileri öldüren Araplara uygulanacağı ancak Yahudi faillerin kapsam dışında kalabileceği yönünde eleştirilere neden oldu.

İdam cezası İsrail hukukunda mevcut olmasına rağmen bugüne dek yalnızca bir kez, 1962 yılında Holokost’un mimarlarından Nazi subayı Adolf Eichmann için uygulandı.

Hukuken vatana ihanet ve bazı askeri yargı koşullarında idam cezası mümkün olsa da üç yargıçtan oluşan heyetin oybirliğiyle karar alması gerekiyor ve bu ceza hiç uygulanmadı.

Netanyahu, Ben Gvir’in ültimatomu sonrası tutum değiştirdi

Tasarı, Mart 2023’te yapılan ön okumada 9’a karşı 55 oyla desteklenmişti. Ancak hükümet ve güvenlik birimlerinden gelen üst düzey itirazlar nedeniyle süreç ilerlememişti.

O dönemde yetkililer, böyle bir yasanın Filistinli esirler karşılığında rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik müzakereleri olumsuz etkileyebileceğinden kaygı duyuyordu.

Hukuk danışmanlarının uyarılarına rağmen Knesset Ulusal Güvenlik Komisyonu, eylülde tasarıyı yeniden gündemine aldı.

Geçen ay hayatta kalan rehinelerin son grubunun serbest bırakılmasının ardından Ben Gvir, Başbakan Netanyahu’ya ültimatom verdi.

Ben Gvir, tasarının üç hafta içinde ilk okumaya getirilmemesi hâlinde koalisyonla birlikte oy kullanmayı durduracaklarını bildirdi.

Bunun üzerine Netanyahu tasarıya desteğini açıkladı ve dün akşamki oylama gerçekleşti.

Genel kurulda tansiyon yükseldi, vekiller salondan çıkarıldı

Muhalefet milletvekilleri, tasarıya karşı uyarılarda bulundu. Demokratlar Partisinden Gilad Kariv, düzenlemenin “terör saldırılarında artışa yol açabileceğini” ve İsrail’in “uçurumun kenarında olduğu” bir dönemde uluslararası baskıyı artırabileceğini söyledi.

Tartışmalar esnasında üç Arap milletvekili salondan çıkarıldı. Birleşik Arap Listesi’nden (Ra’am) Waleed Taha, yasa tasarısını sert bir dille eleştirdiği konuşması sırasında koalisyon vekillerinin sözlü saldırılarına maruz kaldı.

Hadaş-Ta’al lideri Ayman Odeh ile Ben Gvir arasında da karşılıklı hakaretler içeren bir tartışma yaşandı ve Odeh salondan çıkarıldı.

Bu olayın ardından yaşanan söz düellosunda Hadaş-Ta’al’dan Ahmad Tibi de Genel Kurul’dan çıkarıldı.

Oylamanın ardından X hesabından bir paylaşım yapan Ben Gvir, “Otzma Yehudit tarih yazma yolunda ilerliyor. Söz verdik ve yerine getirdik” diye konuştu.

Öte yandan Ben Gvir, Ulusal Güvenlik Bakanı olarak göreve başladıktan sonra İsrail hapishane sisteminde Filistinlilere yönelik baskıcı tedbirleri daha da ağırlaştırdı.

İsrail kamuoyu son günlerde Filistinli bir esire tecavüz edildiği iddia edilen görüntüleri ve bu görüntülerin basına sızdırılmasını tartışırken, ağustos ayında da Damon Hapishanesi’ndeki Filistinli kadınlara polis köpekleri ve göz yaşartıcı gazla baskın düzenlenmişti.

4, 8, 10 ve 14 Ağustos tarihlerindeki baskınlarda esirlerin kelepçelendiği, hücrelerinden zorla çıkarıldığı ve başları öne eğik şekilde hapishane avlusuna götürüldüğü bildirilmişti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version