Ortadoğu

İsrail ordusu, Gazze belgeseli NAZA’nın yapımcılarına dava açmaya hazırlanıyor

Yayınlanma

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Gazze’deki askeri operasyonlara katılan ordu ve istihbarat personelinin itiraflarına yer veren “NAZA” belgeselinin yapımcıları hakkında yasal işlem başlatılması talimatını verdi. Başbakan Binyamin Netanyahu yapımı “kabul edilemez” sözleriyle nitelerken, İsrailli bakanlar Venedik’te ödül alan yönetmenleri vatandaşlıktan çıkarmakla tehdit etti.

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Gazze operasyonlarında görev alan asker ve istihbarat personelinin ifadelerine odaklanan “NAZA” belgeselinin yapım ekibine yönelik cezai ve hukuki adımların değerlendirilmesi talimatını verdi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yapımı “kabul edilemez” sözleriyle hedefe koyarken, 200’ü aşkın İsrailli sinemacı yönetmenlere arka çıkan ortak bir bildiri yayımladı.

Belgeselin orduya iftira attığını savunan Genelkurmay Başkanı Zamir, çalışmanın gerçekleri ortaya çıkarma amacı taşımadığını öne sürdü.

Zamir, “Eldeki veriler ışığında bu yapım, orduyu yapıcı şekilde eleştiren bir çalışma değildir. Tam aksine kan iftiralarına, sahadaki gerçekliğin kasten çarpıtılmasına, askerlerimiz ile komutanlarımıza yöneltilen mesnetsiz ithamlara dayanıyor” dedi.

Zamir ayrıca ordunun yasa dışı hareket eden bir yapı gibi sunulduğunu ve İsrail karşıtı çevrelerin tezlerinin uyarlandığını iddia etti.

İsrail ordusu, bu tür iddialarla mücadele amacıyla yurt içinden ve dışından uzmanların yer alacağı çok disiplinli, kurumlar arası yeni bir çalışma grubu kuruyor.

Ordunun en kıdemli hukuk yetkilisi Itai Ofir ise belgeselin yapımcılarına karşı işletilebilecek yasal süreçleri inceliyor.

Ordu yönetimi, filmde konuşan personelin kimlik, rütbe ve görev detaylarının gizlenmesi nedeniyle tanıklıkların güvenilir olmadığını savunuyor.

Hedeflerin yapay zekayla seçildiği tezini reddeden askeri yetkililer, bütün vuruş ve hedef onaylarının askeri yönergeler çerçevesinde insanlar eliyle kararlaştırıldığını ifade ediyor.

Başbakan Binyamin Netanyahu, Telegram üzerinden paylaştığı video mesajında yapıma tepki gösterdi.

Netanyahu, “Bu durum dehşet verici. Küresel çapta yürütülen antisemit kışkırtmaya karşı direnirken, benzer bir yaklaşımın kendi içimizden yükselmesi kabul edilemez. İsrail ordusunu savaş suçlusu gibi takdim eden iki İsrailli yönetmen Venedik Film Festivali’nde alkışlanıyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

80 dakika uzunluğundaki yapım, 83. Venedik Uluslararası Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’ne değer görüldü ve gösterim bitiminde salonda 25 dakika boyunca ayakta alkışlandı.

Kabineden yükselen tepkilerde Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar, yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor’u “vatana ihanetle” itham etti.

Zohar, “Dünyadaki antisemit çevrelerin takdirini toplamak adına kendi ülkesine zarar vermeyi göze alan bu yapımcıların sergilediği öz nefret akılalmaz boyutlardadır” dedi. Yönetmenlerin vatandaşlıktan çıkarılması amacıyla girişim başlatacağını duyuran Zohar, isimler hakkında doğrudan ihanet suçlaması yöneltilebileceğini belirtti.

Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de yönetmenlere hitaben, “Sizler bütün İsrail halkı adına utanç kaynağısınız. Buradan defolup gidin” ifadesini kullandı. Mevcut İsrail mevzuatına göre kültür bakanının tek taraflı vatandaşlık iptal yetkisi yok; bu yöndeki kararlar İçişleri Bakanlığı ile yargı organlarının dahil olduğu adli süreçler neticesinde verilebiliyor.

Gelişen tepkilerin ardından Ari Folman, Shlomi Elkabetz, Ran Tal ve Michal Aviad gibi isimlerin de aralarında yer aldığı 200’den fazla İsrailli sinemacı ortak dayanışma metnine imza attı. Metinde, “Sanatın ve gazetecilik mesleğinin asli vazifesi, neşet ettiği topluma ayna tutabilmektir” vurgusu yapıldı.

The Guardian ile JW Films ortaklığında hazırlanan “NAZA”, Gazze’deki gözetleme, hedef tayini ve hava saldırısı kararlarında rol almış ancak kimlikleri gizli tutulan 24 ordu ve istihbarat mensubunun ifadelerini aktarıyor.

İsmini İbranicede operasyon esnasında hayatını kaybetmesi beklenen sivil sayısını belirten ve “tali zayiat” kavramını karşılayan askeri bir kısaltmadan alan film, hedeflerin yapay zeka ve kitlesel gözetim ağlarıyla tayin edildiğini belgeliyor.

Görüşü aktarılan bir asker, ileri teknoloji silahlar ile yapay zeka destekli hedef mekanizmalarını anlatırken “Her şey uzaktan kumandayla yürüdüğü için süreç video oyununu andırıyor” benzetmesini yaptı.

Bir diğer asker ise sahadaki ölümleri “inanılmaz derecede eğlenceli” sözleriyle niteledi.

Yönetmen Yuval Abraham, “Görüştüğümüz istihbarat personeli, kitlesel ölümlerin bir kaza olmadığını, aksine tasarlanmış ve sistematik bir tercihe dayandığını aktardı” dedi.

Abraham ve Szor, yapımın tekil asker ihlallerini değil, doğrudan kurumsal emir-komuta zincirini ve operasyonel doktrinleri mercek altına aldığını belirtti.

İki yönetmen, daha önce işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerin tehcirini ve yerleşimci şiddetini konu alan Oscar ödüllü “No Other Land” belgeselini Filistinli sinemacılar Basel Adra ve Hamdan Ballal ile birlikte çekmişti.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, saldırılarda hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının 73 bin 700’ü aştığını duyururken, enkaza dönen sağlık altyapısı ve yıkıntı altındaki kayıplar sebebiyle asıl can kaybının bu verinin çok üzerinde olduğu öngörülüyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version