Ortadoğu
İsrail’de 2023 tarihli vatandaşlık yasası ilk kez uygulamaya konuldu
İsrail Başbakanı Netanyahu, silahlı eylemlere karıştıkları gerekçesiyle Doğu Kudüslü iki Filistinlinin vatandaşlığını iptal eden kararları imzaladı. 2023 yılında kabul edilen tartışmalı yasanın ilk kez uygulanmasıyla, söz konusu kişilerin Gazze Şeridi’ne sınır dışı edilmeleri planlanıyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, silahlı eylemler gerçekleştirdikleri gerekçesiyle iki Kudüslü Filistinlinin vatandaşlığını iptal eden kararları imzaladı.
Bu adım, 2023 yılında kabul edilen tartışmalı yasanın ilk kez uygulanması kapsamında sınır dışı sürecinin başlatılması anlamına geliyor. İsrail medyasına yansıyan bilgilere göre, her iki kişinin de Gazze Şeridi’ne gönderilmesi bekleniyor.
Bu durum, Kudüs’ten zorla çıkarma eylemleri için yeni bir mekanizmanın devreye sokulması olarak değerlendiriliyor.
İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından yapılan açıklamaya göre Netanyahu, “Bu sabah, İsrail sivillerine karşı bıçaklama ve silahlı saldırılar düzenleyen ve bu eylemleri için Filistin Yönetimi tarafından ödüllendirilen iki İsrailli teröristin vatandaşlıklarının iptalini ve sınır dışı edilmesini imzaladım” dedi.
Netanyahu ayrıca, “Koalisyon Başkanı Ofir Katz’a, onları İsrail Devleti’nden sınır dışı edecek yasayı hazırladığı için teşekkür ediyorum; daha birçok benzer kişi de onu takip edecek” ifadesini kullandı.
Söz konusu açıklama, Netanyahu’nun çarşamba günü ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmek üzere Washington’a hareketi öncesinde yayımlandı.
Sınır dışı edilecek kişilerin kimlikleri netleşti
İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden birine liderlik eden Netanyahu, açıklamasında kişilerin isimlerine yer vermedi.
Ancak İsrail medyası bu kişilerin Muhammed Hamad el-Salhi ve Muhammed Halasa olduğunu kaydetti. Filistinli esirlere destek veren Filistinli Esirler Birliği de isimleri doğrulayarak, her iki kişinin de İsrail tarafından ilhak edilen Doğu Kudüs kökenli olduğunu belirtti.
Filistinli Esirler Kulübü, 23 yıl hapis yattıktan sonra 2024 yılında serbest bırakılan Salhi’nin İsrail vatandaşlığı bulunduğunu bildirdi.
Halasa’nın ise İsrail makamlarınca Filistinlilere verilen ve vatandaşlık statüsü sağlamayan Doğu Kudüs oturum iznine sahip olduğu ifade edildi.
Halasa’nın bir akrabası, şahsın daha önce İsrail vatandaşlığı bulunduğunu ancak bu haklarının aylar önce iptal edildiğini belirtti.
Aynı kaynak, Halasa’nın çocuk yaşta 18 yıl hapse mahkûm edildiğini ve cezasının yaklaşık yarısını tamamladığını aktardı.
İsrail medyasına göre Salhi’nin sınır dışı edilme süreci yakın zamanda uygulanacak; Halasa için ise süreç cezasını tamamlayıp serbest kalmasının ardından başlatılacak.
Yeni yasa vatansız bırakma yetkisi veriyor
2023 yılında yasalaşan düzenleme, ilgili makamların bir kişinin başka bir yerde “kalıcı olarak yaşayabileceğini” öne sürmesi durumunda, vatansız kalma riski doğsa dahi vatandaşlık veya oturum izninin iptal edilmesine olanak tanıyor.
İsrail yönetimi, bu gibi durumlarda Filistin Yönetimi kontrolündeki bölgeleri alternatif ikamet yeri olarak tayin edebiliyor.
Yasa uyarınca sınır dışı edilenlerin, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistin Yönetimi kontrolündeki bölgelere veya Gazze Şeridi’ne gönderilmesi öngörülüyor.
Yasanın, Filistin Yönetimi’nden ödeme aldığı iddia edilen kişileri hedef alacak şekilde kurgulanması, uygulamada ayrımcılık yapıldığı eleştirilerine neden oluyor.
Düzenlemenin benzer suçlardan hüküm giyen Yahudi vatandaşları kapsamadığı vurgulanıyor. Filistin Yönetimi’nin 2025 yılında, İsrail tarafından öldürülen veya alıkonan Filistinlilerin ailelerine yapılan ödemeleri sonlandırma kararı da bu sürecin akabinde geldi.
Hukuk örgütleri kararı sürgün olarak nitelendirdi
İsrail’de Arap azınlığın haklarını savunan Adalah adlı kuruluş, alınan kararları “uluslararası hukukun açık ihlali” olarak nitelendirdi.
Kuruluş tarafından yapılan açıklamada, vatandaşlığın koşullu bir ayrıcalığa dönüştürüldüğü, bu durumun insanların kendi topraklarından sürgün edilmesine ve vatansızlığa yol açtığı ifade edildi.
Adalah, düzenlemenin doğrudan Filistinlileri hedef aldığını ve İsrail’de Yahudiler ile Filistinliler için iki ayrı hukuk düzeni oluşturulması sürecini pekiştirdiğini kaydetti.
Söz konusu sınır dışı kararlarının uygulanması durumunda, İsrail’in Doğu Kudüs’teki nüfus yapısına yönelik hukuki müdahalelerinde yeni bir safhaya geçilmiş olacak.
İsrail Cezaevi İdaresi Filistinli esirlerin idamı için teknik hazırlıklara başladı