Ortadoğu
İsrail’in yeni prosedürleri Gazze’ye insani yardımı fiilen durdurdu
İsrail hükümetinin Gazze ve Batı Şeria’da faaliyet gösteren insani yardım kuruluşları için getirdiği yeni ve katı prosedürler, pek çok kurumun çalışmalarını durdurmasına yol açtı. Haaretz gazetesinin haberine göre, kuruluşlardan çalışanları ve ailelerine dair ayrıntılı bilgi talep eden düzenleme nedeniyle binlerce ton gıda ve yardım malzemesi Gazze dışında bekletiliyor.
İsrail hükümeti, Gazze Şeridi ile işgal altındaki Batı Şeria’da faaliyet gösteren çok sayıda insani yardım kuruluşunun yardım dağıtımını fiilen durdurmasına neden olan yeni uygulamaları devreye soktu.
Haaretz gazetesinin haberine göre, daha önce İsrail’den faaliyet onayı almış pek çok kuruluş, bu katı prosedürler nedeniyle çalışmalarını askıya almak zorunda kaldı.
Bu nedenle binlerce ton gıda ve yardım malzemesi Gazze dışında bekletiliyor.
Yeni uygulamalar, yardım kuruluşlarının Gazze ve Batı Şeria’ya giriş koşullarını ağırlaştırırken, çalışanları ve ailelerine ilişkin ayrıntılı bilgi verilmesini zorunlu kılıyor.
Haberde, ateşkes yürürlükte olmasına rağmen Gazze’deki insani durumun son derece ağır olduğu vurgulandı:
“Yüz binlerce Filistinli hâlâ çadırlarda yaşıyor. Su, kanalizasyon ve elektrik altyapıları çökmüş durumda; hastaneler yaralı ve hastalarla dolu, gıda fiyatları yüksek ve nüfusun büyük bölümü hayatta kalmak için insani yardıma muhtaç.”
Yardım kuruluşlarına katı prosedürler getirildi
Yeni prosedürün, insani yardım kuruluşlarına ilişkin dosyaların İsrail Diaspora Bakanlığına devredilmesinin ardından hazırlandığı belirtildi. Bakanlığın başında, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun partisi Likud’dan Amichai Chikli bulunuyor.
Düzenlemeler, yardım kuruluşlarının İsrail makamlarına kapsamlı bir dizi belge sunmasını şart koşuyor.
Bu belgeler arasında, Filistinliler dâhil tüm çalışanların listesi ve aile bireylerine ilişkin bilgilerin yer aldığı kaydedildi.
“İsrail’i gayrimeşru göstermeye çalışan” kuruluşlara ret
Diaspora Bakanlığına başvuruları reddetme konusunda geniş takdir yetkisi tanındığı ve “İsrail’in Yahudi ve demokratik bir devlet olarak varlığını inkâr eden” ya da “İsrail’in meşruiyetini ortadan kaldırmaya çalışan” kuruluşların başvurularının reddedilebileceği bildirildi.
Haberde ayrıca, bir İsrail vatandaşının yabancı bir ülkede veya uluslararası mahkemelerde yargılanmasını destekleyen kuruluşlara da faaliyet izni verilmeyeceğine işaret edildi.
Bir kuruluş çalışanının, “başvurudan önceki yedi yıl içinde İsrail’i boykot çağrısı yapması” hâlinde de başvurunun reddedilebileceği aktarıldı.
Uluslararası kuruluşlar izin bekliyor
Eylül başından bu yana Diaspora Bakanlığına iletilen 100 başvurudan 14’ünün reddedildiği, kalan başvuruların ise değerlendirme aşamasında olduğu belirtildi.
Onay alan bazı kuruluşların, İsrail ve ABD tarafından Mayıs 2024’te kurulan ve Filistinliler tarafından “ölüm tuzakları” olarak nitelenen Gazze İnsani Yardım Vakfı (GHF) ile çalıştığı biliniyor.
ABD ve İsrail, BM kurumları ile büyük insani yardım örgütleri yerine Gazze’de yardımların bu vakıf üzerinden dağıtılmasını denemiş, ancak vakıf, ekim ayında faaliyetlerini durdurmadan önce yoğun eleştirilere hedef olmuştu.
Gazze’de bu vakfa ait merkezlerin yakınında bekleyen çok sayıda Filistinli, İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybetmişti.
Bakanlığın izin vermemesi, yardım kuruluşlarının Gazze’ye giriş-çıkışlarını zorlaştırıyor, İsrail’den malzeme tedariki ve sevkiyatını da engelliyor. İzin bekleyenler arasında Oxfam, Save the Children ve Norveç Mülteci Konseyi (NRC) gibi uluslararası kuruluşlar da bulunuyor.
Bu kuruluşların, İsrail’in talep ettiği çalışan ve aile bilgilerini paylaşmanın kendi ülkelerindeki yasaları ihlal edebileceği kaygısıyla listeleri iletmeyi reddettikleri ve kayıt sürecine dair tereddüt yaşadıkları ifade edildi.
Alternatif yardım kanalları da kapanıyor
Son haftalarda İsrail’in, yardım kuruluşlarının alternatif yollarla Gazze’ye insani yardım ve gıda ulaştırmasını da zorlaştırdığı vurgulandı.
İzin alamayan kuruluşların BM kurumları veya izinli diğer yapılar üzerinden malzeme göndermeye çalıştığı, ancak İsrail makamlarının bu yöntemi de engellediği belirtildi.
Bu nedenle çok sayıda yardım malzemesinin İsrail, Ürdün, Mısır ve Filistin yönetimi bölgelerinde mahsur kaldığı bildirildi.