Ortadoğu
İsrailli askerler yurt dışında gözaltı korkusuyla karşı karşıya
Gazze’de işlenen savaş suçları ve artan uluslararası baskılar İsrailli askerler için yurt dışı seyahatlerini riskli hale getiriyor.
İsrailli askerler, gittikleri yabancı ülkelerde artan protestolar, hoş karşılanmama ve gözaltına alınma ihtimaliyle karşı karşıya kalıyor. Son dönemde sosyal medya üzerinden Gazze’deki operasyonlarına dair görüntüler paylaşan İsrail ordusu mensupları, özellikle insan hakları örgütlerinin takibi ve hukuki girişimleriyle dünya genelinde hedef haline geliyor.
21 Temmuz 2025’te, Belçika’nın Boom kentindeki Tomorrowland Festivali’nde iki İsrailli asker, Hind Recep Vakfı’nın başvurusu üzerine gözaltına alındı. Belçika Federal Polisi tarafından sorgulanan askerler, Avrupa’da bu kapsamda yasal işlem gören ilk İsrail askerleri oldu.
İsrailli askerler hakkında farklı ülkelerde davalar açılıyor
Faslı avukatlar, Şubat 2024’te Marakeş’te gözaltına alınan İsrailli asker Moche Avichzer hakkında savaş suçu iddiasıyla dava açtı. Ocak 2025’te ise Brezilya Federal Mahkemesi, sivil toplum kuruluşlarının suç duyurusu üzerine, Gazze’de yıkıma katıldığı öne sürülen İsrailli asker Yuval Vagdani hakkında soruşturma başlattı. Soruşturmadan haberdar olan Vagdani, Brezilya’dan Arjantin’e kaçtı.
Aynı ay Şili’de, 600’den fazla avukat, 749. taburda görevli İsrailli asker Saar Hirschoren hakkında soykırım ve insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle dava açtı. Şubat ayında ise Hollanda’da bulunan bazı İsrailli askerler, haklarında tutuklama kararı çıkabileceği endişesiyle ülkeyi apar topar terk etti.
Hind Receb Vakfı’nın sosyal medya paylaşımları sayesinde Amsterdam’da bulunan iki İsrailli askerin fotoğrafları teşhir edildi ve bu kişilerin ülke dışına çıkarıldığı bildirildi. Aktivistlerin çağrıları, IDF mensuplarının gittikleri her yerde tedirginlik yaşamasına neden oluyor.
İsrailli askerler her ülkede tepki görüyor
Yaz aylarında turistik ülkeleri tercih eden İsrailli askerler, Yunanistan, Fransa, Danimarka ve İspanya gibi ülkelerde protesto ediliyor. Yunanistan’da geçen ay, İsrail’den inen bir uçaktaki yolcular Filistin yanlısı sloganlarla karşılandı. Bir başka olayda ise bir İsrailli asker, Yunan bir aktivist tarafından “çocuk katili” olmakla suçlandı.
Danimarka’da da benzer bir olay yaşandı. İsrail ordusunda görev yaptığı öne sürülen bir kişi, “Burası Danimarka, Filistin’de yaptıklarınız burada geçmez” sözleriyle protesto edildi.
Japonya’nın Kyoto kentinde bir otel, başvuran İsraillilere “savaş suçlarına karışmamış olma” taahhütnamesi imzalatma şartı koştu. İsrail’in Tokyo Büyükelçiliği, uygulamayı “antisemitizm” olarak nitelendirdi.
Ordu, askerlerini gizlemeye başladı
İsrailli askerler için yurt dışı giderek daha tehlikeli hale gelirken, İsrail hükümeti vatandaşlarına bazı ülkelere seyahat etmemeleri yönünde uyarılarda bulunuyor. İsrail Savunma Kuvvetleri ise bu tehdidi göz önüne alarak resmi internet sitesinde askerlerin kimliklerini korumaya başladı. Önceden açıkça yayınlanan fotoğraflar ve bilgiler artık yüzleri kapalı, sırtları dönük şekilde paylaşılıyor.
İnsan hakları uzmanları, bu uygulamanın askerlerin kimliklerinin ifşa edilmemesi ve yurt dışında hedef olmamaları için yapıldığını belirtiyor.
UCM kararları korkuyu artırıyor
İsrailli askerler açısından yurt dışındaki yasal tehditlerin artmasında, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında çıkardığı tutuklama emrinin de büyük etkisi var. Mahkeme, 2021’de Filistin toprakları üzerindeki yargı yetkisini tanımış, 2024’te ise savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle tutuklama kararları çıkarmıştı.
Bu kararın ardından İsrail, İrlanda, Belçika, Fransa, İspanya, Hollanda ve İskandinav ülkeleri de dahil olmak üzere UCM’ye taraf 124 ülkeye yapılacak seyahatler konusunda kısıtlamalara gitmek zorunda kaldı.
Tüm bu gelişmeler, İsrailli askerler için dünyada giderek daha fazla tepkiyle ve riskle karşılaşabilecekleri yeni bir dönemin başladığını gösteriyor.