Diplomasi
İtalya hükümeti Ukrayna için ABD’den silah alımını neden reddetti?
İtalya, Ukrayna’nın ABD üretimi silah ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla oluşturulan PURL programına katılmama kararı aldı. Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, devam eden barış görüşmeleri nedeniyle bu adımı erken bulduklarını belirtirken, koalisyon ortağı Matteo Salvini’nin itirazları hükümet içindeki görüş ayrılıklarını derinleştiriyor.
İtalya hükümeti, Ukrayna’nın ABD üretimi silah ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla oluşturulan Öncelikli İhtiyaç Listesi (PURL) programına katılmaktan vazgeçti.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, Brüksel’de düzenlenen NATO dışişleri bakanları toplantısı sırasında yaptığı açıklamada, devam eden barış görüşmeleri ışığında bu girişime dahil olmayı erken bulduklarını ifade etti.
Tajani, gazetecilere verdiği demeçte, “Anlaşmaya varır ve çatışmalar durursa artık silaha ihtiyaç kalmayacak” dedi.
Avrupa ülkeleri ABD silahlarını finanse etme kararı almıştı
Temmuz ayında karara bağlanan PURL mekanizması, Avrupa ülkelerinin Kiev yönetimi için doğrudan ABD üretimi silahları satın almasını öngörüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmede mekanizmanın detaylarını paylaşmıştı.
Trump, çatışmanın Avrupa topraklarında yaşandığı gerekçesiyle Brüksel’in daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savunarak, “NATO’ya silah sağlıyoruz, onlar da bu silahların tamamını ödüyor. Böylece gönderdiğimiz silahlar önce NATO’ya gidiyor, ardından NATO bu silahları Ukrayna’ya iletiyor ve parasını NATO ödüyor” diye konuşmuştu.
Mekanizma kapsamında Ukrayna, her ay ihtiyaç duyduğu ABD menşeli silahların listesini hazırlıyor ve katılımcı Avrupa ülkeleri bu talepleri finanse ediyor.
Programa şu ana kadar Hollanda, Danimarka, Norveç, İsveç, Almanya, Kanada, Estonya, Letonya, Litvanya, İzlanda, Finlandiya, Belçika, Lüksemburg, Slovenya, Portekiz ve İspanya dahil oldu. Aralık ayı başında ise NATO üyesi olmayan Yeni Zelanda ve Avustralya da katkı sunacaklarını açıkladı.
Roma yönetimi ekim ayındaki niyetinden geri adım attı
İtalyan hükümeti, geçtiğimiz ekim ayında programa katılma yönünde sinyaller vermişti.
Bloomberg’in aktardığı bilgilere göre İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Brüksel’deki bir NATO toplantısında mevkidaşlarıyla yaptığı özel görüşmelerde bu niyeti dile getirdi.
Fakat kasım ayı ortasına gelindiğinde İtalya; Fransa ve İngiltere gibi diğer büyük destekçilerle birlikte programın dışında kalmayı tercih etti.
Koalisyon ortağı Salvini silah sevkiyatına itiraz ediyor
Başbakan Giorgia Meloni liderliğindeki koalisyon hükümetinde Ukrayna yardımları konusunda görüş ayrılıkları yaşanıyor.
Başbakan Yardımcısı ve Ulaştırma Bakanı Matteo Salvini, silah sevkiyatının çatışmayı sonlandırmayacağını, aksine Ukrayna’daki yolsuzluğu artıracağını savundu.
Salvini, “İtalyan işçilerinin ve emeklilerinin parasının daha fazla yolsuzluğu beslemesini istemem” dedi. Dışişleri Bakanı Tajani ve Savunma Bakanı Crosetto ise bu yaklaşıma karşı çıkarak, mevcut koşullarda askeri ve sivil desteği artırmamanın “absürt” olacağını belirtti.
Salvini, koalisyon döneminde ilk kez görüş ayrılığını kamuoyuna açık bir dille taşıdı.
Liga partisinden kaynaklar, La Stampa gazetesine verdikleri demeçte, “Hükümet çoğunluğuna hep sadık kaldık, saldırıya uğrayan halkla dayanışma göstermekten vazgeçmedik” ifadelerini kullandı.
Fakat Ukrayna’da iki bakan ve Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanı’nın istifasına yol açan yolsuzluk skandalı, partinin tutumunu sertleştirmesine neden oldu.
Bölgesel seçim kayıpları yardım takvimini etkiledi
Meloni liderliğindeki sağ ittifak, 24 Kasım’da yapılan bölgesel seçimlerde beklediği sonuçları alamadı.
Kuzeydeki Veneto bölgesinde Liga adayı Alberto Stefani sayesinde pozisyon korunsa da güneydeki Kampanya ve Puglia bölgelerinde sol partiler kazandı.
Bu siyasi atmosferde, Savunma Bakanlığının yeni yardım paketi yürürlüğe girmiş olsa da devamı belirsizliğini koruyor.
Reuters’ın 2 Aralık tarihli haberine göre, koalisyon içindeki anlaşmazlıklar nedeniyle hükümet 2025 yılı sevkiyatlarını kapsayan kararnameyi erteledi.
3 Aralık’ta gündeme alınması planlanan metin, “takvim çok yoğundu” gerekçesiyle görüşülmedi.
Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü verilerine göre Roma yönetimi, Ekim 2025’e kadar Kiev’e yaklaşık 1,7 milyar avro askeri ve 575 milyon avro insani yardım sağladı.
NATO aylık 1 milyar dolarlık fon hedefliyor
PURL programına ilk katkıyı ağustos ayında 578 milyon avroluk silah alımıyla Hollanda yaptı. Ardından Danimarka, Norveç ve İsveç ortak bir paket hazırlarken, Almanya ve Kanada yaklaşık 500’er milyon avro ayırdı.
Eylül ayı itibarıyla program aracılığıyla yaklaşık 2 milyar dolar toplandı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifak üyelerinin üçte ikisinin programa katıldığını belirterek, “Plan dahilinde ilerliyoruz, aralıkta biraz daha çalışacağız” dedi. Rutte, ağustos ayından bu yana aylık ortalama 1 milyar avro hedeflediklerini hatırlattı.
Ukrayna’nın NATO Daimi Temsilcisi Yelena Getmançuk ise yıl sonuna kadar 1,2 milyar dolarlık ek Avrupa finansmanına ihtiyaç duyduklarını açıkladı.
Hollanda Savunma Bakanlığı 1 Kasım’da 250 milyon avro ek katkı sunacağını duyururken, Norveç 500 milyon dolar, Kanada ise 200 milyon dolar taahhüt etti.
Bununla beraber Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiga, toplamda 1 milyar dolarlık yeni silah paketinin yolda olduğunu bildirdi.
Macaristan ve Yunanistan programa mesafeli duruyor
Programa kesin olarak katılmayan ülkelerin başında Macaristan geliyor. Macaristan Dışişleri Bakanı Péter Szijjártó, “Kiev’deki savaş mafyası Macar halkının parasından bir kuruş görmeyecek” diyerek sert bir tutum sergiledi.
Ekathimerini gazetesine göre Washington yönetimi Yunanistan’a katılım için baskı yapıyor ancak Atina bütçe dengesini korumak amacıyla direniyor.
Fransa kamu borcu endişesiyle, İngiltere ise mevcut yardımların analizi sürdüğü gerekçesiyle henüz programa dahil olmadı.
Aktif katılımcı ülkeler arasında ise yük paylaşımı tartışmaları başladı. Litvanya Dışişleri Bakanı Kęstutis Budrys, maliyetin sadece Kuzey Avrupa, Baltık ülkeleri ve Almanya’nın sırtına yüklenemeyeceğini belirterek, “Maliyeti paylaşmalıyız” çağrısında bulundu.
Rutte, 2026 yılında da aylık en az 1 milyar dolar harcanması gerekeceğini ve toplam tutarın 15 milyar doları aşabileceğini öngörmüştü.