Diplomasi
Kanada’da halkın çoğunluğu AB üyeliğine olumlu yaklaşıyor
Spark Advocacy tarafından yayımlanan yeni anket, Kanada halkının yüzde 83’ünün Avrupa Birliği’ne katılım fikrine sıcak baktığını veya bu ihtimali değerlendirmeye değer bulduğunu ortaya koydu. Araştırma verileri, halkın yüzde 64’ünün Birleşik Krallık’ın birlikten ayrılmasını hata olarak gördüğünü ve ABD yönetiminin kararları karşısında daha özerk bir gelecek arzuladığını gösteriyor.
Kanada’da kamuoyunun Avrupa Birliği’ne (AB) katılım fikrine yönelik yaklaşımını ölçen yeni bir araştırma, halkın bu perspektife belirgin bir ilgi gösterdiğini ortaya koydu.
Sosyolojik araştırma kuruluşu Spark Advocacy tarafından gerçekleştirilen ankette katılımcılara, Kanada’nın AB üyesi olması ihtimaline nasıl baktıkları soruldu.
Anket verilerine göre, katılımcıların yüzde 25’i Kanada’nın birliğe katılımını “iyi fikir” olarak nitelendirirken, yüzde 58’i bu seçeneğin değerlendirmeye değer olduğunu ifade etti. Bu olasılığı “kötü fikir” olarak tanımlayarak doğrudan reddedenlerin oranı ise yüzde 17’de kaldı.
Araştırmada ayrıca, katılımcıların yüzde 64’ünün Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılma kararını (Brexit) bir hata olarak değerlendirdiği kaydedildi.
Spark Advocacy yöneticilerinden Bruce Anderson, verilere ilişkin yaptığı değerlendirmede, ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’ya yönelik mesafeli tutumunun Kanadalılar nezdinde bir tepki oluşturduğunu belirtti. Anderson, bu durumun Kanadalıların, ABD yönetiminin aldığı kararların kendileri üzerindeki etkisinin azalacağı bir gelecek arayışını güçlendirdiğini vurguladı.
Kanada halkının, ülkenin küresel pazarlarda ürün satışı konusunda daha iyi hazırlanması gerektiğine inandığını ifade eden Anderson, diğer ülkelerle işbirliği yapıldığında güvenlik tehditlerine ve iklim değişikliği gibi küresel sorunlara karşı daha dirençli olunacağı yönündeki güveni aktardı.
Söz konusu tartışmaların geçmişinde, 2026 yılının mart ayında Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot’nun açıklamaları yer alıyor.
Barrot o dönemde, AB’nin Avrupa dışındaki ortakları bünyesine katmakla ilgilendiğini belirterek potansiyel üyeler arasında Kanada’yı da saymıştı. Barrot’nun Ottava yönetimine bu olasılığı değerlendirme yönünde yaptığı çağrı, o dönem basın mensuplarının aktardığına göre salonda gülüşmelere neden olmuştu.
Hukuki çerçeve bakımından, AB Antlaşması üyelik hakkını yalnızca “Avrupa devletleri” ile sınırlandırıyor.
Topluluğun bu temel belgesinde bir değişikliğe gidilmesi için tüm üye ülkelerin ortak onayı gerekiyor. Kanada makamları ise Barrot’nun önerisini o dönemde; coğrafi mesafe ve ABD’ye olan ekonomik bağımlılığı gerekçe göstererek geri çevirmişti.