Ortadoğu
Katar, ABD’nin Çin’e karşı kurduğu Pax Silica ittifakına katıldı
Katar, yapay zeka tedarik zincirlerini kontrol altına almayı hedefleyen ABD öncülüğündeki Pax Silica ittifakına resmen katıldı. Çin’in küresel etkisini sınırlandırmayı amaçlayan bu stratejik hamleye, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de katılmıştı.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Katar’ın Washington liderliğinde hayata geçirilen Pax Silica anlaşmasına resmen taraf olduğunu duyurdu.
tedarik zincirleri üzerinde tam denetim sağlamayı hedefleyen bu girişim, küresel teknoloji rekabetinde yeni bir safhayı işaret ediyor.
“Ekonomik güvenlik ile ulusal güvenlik eşdeğer hale geldi”
Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Katar bugün Pax Silica Bildirisi’ni imzaladı. Bu adım, bölgenin ekonomik entegrasyonu açısından tarihi bir dönüm noktası niteliğinde.
ABD ve Katar, ekonomik güvenliğin ulusal güvenlik, ulusal güvenliğin ise ekonomik güvenlik olduğu yönünde yeni bir jeopolitik mutabakata vardı” ifadelerine yer verildi.
Açıklamanın devamında Katar’ın stratejik önemine vurgu yapılarak, “Katar’ın güvenli enerji, ileri teknoloji ve kritik maden tedarik zincirlerine yatırım konusundaki kararlılığı, onu bu çabanın vazgeçilmez bir ortağı kılıyor. Bu durum, Katar’ı küresel ekonomik büyümenin gelecek aşamasına yön verecek ülkelerin ön saflarına taşıyor” denildi.
İttifak genişliyor: İsrail’den sonra BAE de masada
Bu imzayla birlikte Katar, Pax Silica girişiminin sekizinci üyesi oldu. Gelişme, İsrail’in anlaşmaya resmen katılmasından sadece bir ay sonra gerçekleşti.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) de girişime dahil olduğu ve önümüzdeki günlerde anlaşmayı resmen imzalayacağı belirtildi.
Geçen yıl aralık ayında başlatılan Pax Silica ittifakı, yapay zeka ekonomisinin temelini oluşturan tedarik zincirlerini sıkı bir denetim altına alarak bu alanda hakimiyet kurmayı amaçlıyor.
Söz konusu kontrol mekanizması; hammaddelerden deniz ticaret yollarına, veri akışlarından çip üretimine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı, girişimin kuruluş aşamasında, “Gerçek ekonomik güvenliğin, aşırı bağımlılıkları azaltmayı ve adil piyasa uygulamalarına bağlı güvenilir ortaklarla yeni bağlar kurmayı gerektirdiğine inanıyoruz” açıklamasını yapmıştı.
“Amaç Çin’i izole etmek ve Batı’yı güçlendirmek”
The Cradle yazarı Mohamad Hasan Sweidan, girişimin perde arkasındaki stratejik hedefi şu sözlerle değerlendirdi: “Bu girişim, Çin’i izole etmek ve geleceğin endüstrilerinde Batı’nın üstünlüğünü pekiştirmek için kullanılan jeopolitik bir araç.”
Sweidan, Pax Silica’nın basit bir anlaşmadan ziyade siyasi konsolidasyon çerçevesi işlevi gördüğünü savundu.
Yazar, “Washington; yatırımlar üzerinde daha sıkı kontroller, onaylı ağlar üzerinden altyapı genişletme ve uyumlu sektörlere teşvikler yoluyla, siyasi ittifakları yapay zeka ekonomisine entegre etmeye çalışıyor. Bu yeni düzende ekonomik dayanıklılık artık piyasa gücünü değil, stratejik düzene sadakati ifade ediyor” yorumunda bulundu.
Trump ziyareti sonrası teknolojik işbirliği hızlandı
Anlaşmanın kapsamının genişlemesi, BAE’nin yapay zeka teknolojileri için küresel bir merkez olma hedefiyle yürüttüğü çalışmalarla eş zamanlı ilerliyor.
Yakın dönemde bir ABD askeri teknoloji şirketi ile Emirliklere ait devlet silah üreticisi, Abu Dabi’deki bir araştırma merkezinde yapay zeka destekli insansız hava araçları tasarlamak ve üretmek üzere ortaklık kurdu.
Bu girişim, ABD Başkanı Donald Trump’ın mayıs ayında BAE’ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında imzalanan ve ağırlıklı olarak yapay zekaya odaklanan kapsamlı anlaşmaların somut bir sonucu olarak hayata geçirildi.