Diplomasi
Keir Starmer ile Donald Trump görüştü
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Ukrayna barış müzakereleri ve ticaret savaşı tehditleri sürerken ABD Başkanı Donald Trump’la Washington’da görüştü.
Görüşmenin ana gündemi, Rusya ile doğrudan müzakerelere başlayan Trump’ı, Ukrayna’da olası bir Avrupa barış gücüne Amerikan ateş desteğine ikna etmekti.
Birleşik Krallık ve Fransa, Washington’un savaştan sonra bir barış gücünü destekleyeceğine dair garanti istiyor.
Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, savaş sonrası Ukrayna’daki İngiliz birliklerinin “kendi başlarının çaresine bakabileceklerini” söyledi.
“İhtiyaç olursa her zaman İngilizlerin yanındayım”
İki lider arasındaki görüşmeler öncesinde ABD Başkanı’na Oval Ofis’te gazeteciler tarafından, Starmer’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da istediği barışı koruma anlaşmasının bir parçası olarak gündeme getirdiği Ukrayna’da konuşlu İngiliz askerlerinin Rusya tarafından saldırıya uğraması halinde yardıma gelip gelmeyeceği soruldu.
Trump, “Eğer yardıma ihtiyaçları olursa her zaman İngilizlerin yanında olacağım, tamam mı? Ama onların yardıma ihtiyacı yok. İngilizlerin inanılmaz askerleri, inanılmaz orduları var ve kendi başlarının çaresine bakabilirler,” cevabını verdi.
Britanya Trump’tan Ukrayna’ya Amerikan askerleri göndermesini istemese de, Starmer’ın inandığı gibi Rusya’nın Ukrayna’ya tekrar saldırması halinde havadan istihbarat gözetimi ve desteği ve son çare olarak da hava koruması talep etmeyi planlıyordu.
Trump, cuma günü Beyaz Saray’ı ziyaret eden Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından imzalanması beklenen, Ukrayna’dan kritik minerallerin çıkarılmasına yönelik bir ABD-Ukrayna anlaşmasının “kendi başına bir destek” olacağını öne sürdü.
Başkan, Vladimir Putin’in “sözünü tutacağını” ve Ukrayna’yı yeniden işgal etmeyeceğini düşündüğünü de sözlerine ekledi ve “Onu uzun zamandır tanıyorum ve sözünden döneceğine inanmıyorum… Anlaşmanın geçerli olacağını düşünüyorum,” dedi.
Trump’a göre kritik mineral anlaşması sayesinde Rusya bir daha saldıramayacak
Mineral anlaşması konusunda ise Trump, kendilerinin bir dayanak noktası olduğunu “çünkü orada olacaklarını, Ukrayna’da çalışıyor olacaklarını” vurgulayarak, “Bu onlar için ekonomik olarak harika bir şey çünkü … orada çok sayıda insanımız olacak … bu yüzden bir sorun yaşayacağınızı düşünmüyorum,” dedi.
ABD lideri, Ukrayna’da çok sayıda işçiyle birlikte bulundukları durumda “kimsenin oyun oynayacağını” sanmadığını da sözlerine ekledi.
İngiliz yetkililer de bu nedenle mineral anlaşmasını desteklemiş ve Londra’nın ABD’nin Avrupa’daki mevcut varlığına ek olarak ne kadar daha talep ettiğini tam olarak netleştirmemişti. Fakat Starmer yönetimi Amerika’nın NATO’ya olan bağlılığının devam etmesini istiyor.
Oval Ofis’te ABD Başkanının karşısında oturan Starmer, Trump tarafından birkaç dakika önce “özel bir adam” olarak selamlanmasının ardından, “Ukrayna gibi konularda, artık bir barış anlaşması yapabileceğimiz ihtimalini ortaya çıkaracak şekilde konuşmayı değiştirdiğiniz için teşekkür ederim. Bu barış anlaşmasının kalıcı olmasını, uzun ömürlü olmasını ve kimsenin ihlal etmediği tarihi bir anlaşma olarak tarihe geçmesini sağlamak için sizinle birlikte çalışmak istiyoruz,” dedi.
İlişkileri yumuşatmak amacıyla Starmer, Trump’a Kral III. Charles’tan gelen devlet ziyareti davetini de içeren kişisel bir mektup sundu.
ABD-Britanya ticaret anlaşması ihtimali artıyor
Trump, Başbakan Starmer’ın müzakere becerilerine övgüler yağdırırken Birleşik Krallık’ın küresel ticaret savaşından sıyrılabileceğini öne sürdü ve “çok iyi bir [ticari] anlaşma” ihtimalini dile getirdi.
Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında Starmer’ın kendisini Birleşik Krallık’a gümrük vergisi koymamaya ikna edip etmediği sorusuna Trump, “Denedi. Çok çalışıyordu. Size söyleyeyim, orada ona ne kadar ödüyorlarsa onu hak ediyor ama denedi.. Bence bu iki büyük, dost ülke söz konusu olduğunda, tarifelerin gerekli olmayacağı gerçek bir ticaret anlaşması yapmamız için çok iyi bir şans var. Göreceğiz,” cevabını verdi.
Trump “çok iyi bir anlaşmaya varmak için çok iyi bir şans olduğunu” söyedi ve Başkan Yardımcısı JD Vance’in “her iki ülke için de müthiş, gerçekten müthiş olabilecek” bir anlaşma üzerinde çalışan kişiler arasında olduğunu belirtti.
Trump’ın yanında duran Starmer ise, “Trilyon dolarlık teknoloji sektörlerine sahip tek iki Batılı ülkeyiz; yapay zeka alanında liderleriz. Bu nedenle bugün daha da ileri giderek merkezinde ileri teknoloji olan yeni bir ekonomik anlaşma üzerinde çalışmaya karar verdik,” dedi.
Birleşik Krallık’ın ABD Büyükelçisi Peter Mandelson, bu ortak çalışmayı özel olarak “Ekonomilerimizi Yeniden Büyük Yapın” olarak adlandırdı.
Britanya bu çalışmanın biyobilim, sentetik biyoloji ve kuantum bilişim gibi alanları kapsamasını öngörüyor.
Trump da, “Bence iki anlaşma yapacağız. Bence savaşı sona erdirecek bir anlaşma yapacağız ve bence sizinle harika bir ticaret anlaşması yapacağız,” dedi.
Trump Britanya’nın AB’den “çok farklı bir yer” olduğunu söylerken İngiliz yetkililer, iki tarafın tam bir serbest ticaret anlaşması yerine aşamalı bir ekonomi ve teknoloji anlaşması hedeflediğini söyledi.
ABD-Birleşik Krallık ticaret anlaşmaları yapma girişimleri geçmişte Londra’nın bazı Amerikan tarım ürünlerini kabul etmeyi reddetmesi nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmıştı.
Böyle bir ticaret anlaşması fikri neredeyse on yıl önce Brexit yanlılarının temel argümanıydı.
Trump’tan Chagos Adaları anlaşmasına destek sinyali
Donald Trump ayrıca ABD’nin, Birleşik Krallık’ın gizli bir ABD askeri üssüne ev sahipliği yapan Chagos Adaları’nın egemenliğini Mauritius’a devretme yönündeki tartışmalı planını destekleyebileceğini ima etti.
Beyaz Saray’da gazetecilere konuşan Trump, “Çok yakında bu konuda bazı görüşmeler yapacağız ve içimden bir ses bunun çok iyi sonuçlanacağını söylüyor,” dedi.
Birleşik Krallık geçtiğimiz ekim ayında Hint Okyanusu’ndaki uzun süredir tartışmalı olan takımadaların Mauritius’a verilmesini öngören bir anlaşmaya varmıştı. Bu, Birleşik Krallık’ın şu anda Birleşik Krallık-ABD ortak Diego Garcia hava üssüne ev sahipliği yapan sömürgeci bir mülkten vazgeçmesi anlamına geliyor.
Joe Biden yönetimi anlaşmaya destek çıksa da İngiliz muhafazakârlar ve Amerikan Cumhuriyetçiler pek olumlu bakmıyordu. İngiltere üssün en az 99 yıllığına kiralanması ve bu sürenin uzatılabilmesi için müzakerelerde bulundu ama yurtiçi ve yurtdışındaki muhafazakârlar Starmer hükümetini adalardan gereksiz yere vazgeçmekle suçladı ve anlaşmanın Çin’in bölgede söz sahibi olmasına olanak sağlayabileceği uyarısında bulundu.
Trump perşembe günü olumlu mesajlar verdi ve kira anlaşmasının “uzun zamana yayılan şekilde” yapıldığını söyledi ve “Sanırım ülkenizle birlikte hareket etme eğiliminde olacağız,” diye ekledi.
Starmer ile JD Vance arasında gerilim
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in, İngiltere’nin ifade özgürlüğü konusundaki tutumunun Amerikan şirketlerini ve vatandaşlarını “boğduğunu” iddia etmesinin ardından Starmer Oval Ofis’te Vance’e doğrudan meydan okudu.
Başkan Trump ile görüşmesinde Starmer’ın karşısında oturan Vance, gazetecilere Britanya ile ABD arasındaki “özel ilişkinin” önemli olduğunu söyledi, fakat “aşırı zorlayıcı teknoloji regülasyonları” konusunda bir uyarıda bulundu.
Vance, “İfade özgürlüğüne yönelik ihlallerin sadece İngilizleri değil (elbette İngilizlerin kendi ülkelerinde ne yapacakları kendilerine kalmış) aynı zamanda Amerikan teknoloji şirketlerini ve dolayısıyla Amerikan vatandaşlarını da etkilediğini biliyoruz,” dedi.
Starmer, koltuğunda öne doğru eğilerek başkan yardımcısına bir cevap verdi ve hükümetinin “ABD vatandaşlarına ulaşmak istemeyeceğini ve istemediğimizi ve bunun kesinlikle doğru olduğunu” söyledi.
Starmer, “Fakat Birleşik Krallık’taki ifade özgürlüğü ile ilgili olarak, oradaki tarihimizle gurur duyuyorum,” diye ekledi.
Starmer Oval Ofis’te ABD Başkan Yardımcısına, “Birleşik Krallık’ta çok çok uzun bir süredir ifade özgürlüğümüz var ve bu çok çok uzun bir süre daha devam edecek,” dedi.