Diplomasi

Körfez ülkelerinin Britanya’ya tepkisi artıyor

Yayınlanma

İran’ın misillemeleri karşısında zor durumda kalan Körfez ülkeleri, Britanya’nın kendilerini korumak için yeterince hızlı hareket etmediğini düşünüyor.

POLITICO’ya konuşan üst düzey askeri yetkililer ve diplomatlara göre, savaşın üçüncü haftasına girerken ortaya çıkan sorun, Başbakan Keir Starmer’ın “Irak işgalinden ders aldıkları” yönündeki tavırlarını nasıl uyguladığı konusunda Körfez’deki kilit müttefiklerinden “düşük not alması.”

Bu nedenle, Londra yeterli kaynakları seferber etmek ve bölgede yeterli savunma desteği sağlayabileceğini göstermek, ayrıca Kıbrıs’taki egemen üsleri de dahil olmak üzere İngiliz varlıklarını koruyabileceğini kanıtlamak için panik halinde.

Operasyon ve planlama stratejilerine aşina üç kişi, Birleşik Krallık’ın savunma kararlarını beceriksizce aldığını ve ABD ile İsrail’in İran’a yönelik ilk saldırıları sırasında bölgeye gerekli kaynakları gönderemediğini söyledi.

Genelkurmay Başkanı Richard Knighton, savaşın başlamasından bir haftadan fazla bir süre sonra güdümlü füze destroyer HMS Dragon’un Akdeniz’e sevk edilmesindeki gecikmeler nedeniyle eleştirilere maruz kaldı.

Birleşik Krallık’ın tepkisiyle ilgili hükümet içindeki görüşmelere aşina olan eski bir komutan, asıl hatanın Starmer’ın yanı sıra Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell ve Savunma Bakanı John Healey’nin riskten kaçınan tutumunda yattığını söyledi.

Bu kişilerin, Orta Doğu’daki bir çatışmaya karışmanın yurt içinde yaratacağı tepkiye dair endişeleri, Birleşik Krallık’ın Körfez’deki müttefiklerini nasıl destekleyeceği konusundaki düşüncelerini engelledi.

Eski komutan, “10 Numara [Başbakanlık], müdahil olmamızla ilgili herhangi bir riski veya algıyı küçümsemeye kararlıydı ve şimdi hükümet bu açığı kapatmaya çalışıyor. Bu da geç kalmamız anlamına geliyor,” dedi.

POLITICO’nun görüştüğü diğer kişiler, deniz varlıklarının (özellikle mayın tarama uzmanlığı ve hava savunması alanlarında) konuşlandırılmamasının, Birleşik Krallık ile uzun süredir yakın savunma bağları olan Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeleri sarsmış olduğunu söyledi.

Bu algılanan eksiklik, hem varlıkların konuşlandırılması hem de ortaklarla diplomatik ilişkilerde Britanya’yı geriye düşürdü.

Bu durum, Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’ın Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret sırasında, İran’ın misilleme saldırılarıyla karşı karşıya kalan Körfez ülkelerine destek göstermek için Londra’nın geçen hafta gösterdiği ortak çabada da görüldü.

Başbakan ve savunma bakanı, yılın başında İran’da gösterilerin patlak vermesinden bu yana bölgeye konuşlandırılan savaş uçakları, hava savunma füzeleri ve radar sistemleri dahil olmak üzere ek kaynaklara dikkat çekti.

Ayrıca, Starmer ve Healey’nin müttefikler arasındaki kırgınlığın boyutunu anladıklarına ve Körfez müttefikleriyle ve ABD ile olan gerilimleri yatıştırmaya çalıştıklarına dair işaretler giderek artıyor.

Pazar günü sosyal medyada yayınlanan bir gönderide, Savunma Bakanlığı, “İngiliz çıkarlarını savunmak” amacıyla Bahreyn semalarında ilk kez uçan İngiliz Typhoon ve F-35 jetlerine ve Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kıbrıs üzerindeki hava korumasındaki rollerine dikkat çekti.

Birleşik Krallık’ın Washington Büyükelçisi Christian Turner de hafta sonu yayınladığı bir videoda, İngiliz pilotların “İran’ın insansız hava araçlarını ve füzelerini düşürmek için Orta Doğu semalarında 300 saatten fazla zaman geçirdiklerini” belirtti ve ABD’nin İngiltere üslerini kullanmasına ve istihbarat paylaşımına dikkat çekti.

Savunma Bakanlığı sözcüsü, “İngiliz halkını ve İngiliz çıkarlarını korumak ve bölgedeki müttefiklerimizi desteklemek için erken harekete geçtik,” dedi ve özellikle Katar, Bahreyn ve BAE’yi desteklemek için Katar’da ek Typhoon’larla yapılan savunma devriyelerine dikkat çekti.

Sözcü, “Bu hazırlıklar gerçek bir fark yarattı ve birliklerimizin ilk günden itibaren savunma operasyonları yürütmesini sağladı,” dedi.

Kayıt altına alınacak şekilde konuşma yetkisi olmadığı için isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir hükümet yetkilisi, Starmer ve Healey’nin “hazırlık süreci boyunca kendilerine sunulan tüm askeri tavsiyeleri uyguladığını” vurguladı ve “ordumuzun her gün gördüğü istihbarat ve bilgileri görmeyen koltuk generallerine” sert çıkıştı.

Konuşlandırma kararları hakkında bilgi sahibi bir kaynak ise, yakın müttefiklerinin Birleşik Krallık’ın hazırlık eksikliğinden “derin bir hayal kırıklığına uğradığını” söyledi.

Bu kişi, “Noel civarında ABD’nin İran’a yönelik büyük çaplı bir harekat hazırlığında olduğu biliniyordu ve Birleşik Krallık da bunun farkındaydı ama verilen yanıt tamamen yetersizdi,” diye konuştu.

Bu kişiye göre, tüm seçenekler değerlendirilmiş olsaydı, Kraliyet Donanmasına ait bir denizaltı, Körfez’de İngiliz güvenliği, istihbarat toplama ve caydırıcılık için uzun süredir devam eden bir şemsiye olan Kipion Operasyonu kapsamında caydırıcı bir unsur olarak bölgeye gönderilebilirdi.

Endişe verici konulardan biri de gemilerin hizmetten çıkarılmasıydı; bu gemilerin bir kısmı son haftalarda bakım ve rutin iyileştirmeler için başka yerlere taşınmıştı.

Bahreyn’de üslenen HMS Middleton, ABD ve İsrail’in saldırılarını başlattığı günün ertesi günü, 1 Mart’ta bakım ve teknolojik iyileştirme amacıyla İngiltere’ye geri dönmüştü.

Savunma Bakanlığına göre, 40 yıldan fazla bir geçmişi olan gemi, artık denize açılmak için sertifikalı değildi. The Times’a göre, İngiltere’nin tek mayın avcı gemisi, saldırılar başladığı sırada maliyet tasarrufu amacıyla Ada’ya geri getirildi.

Healey bu hafta gazetecilere, Hürmüz Boğazını korumak için hâlâ “ek seçenekleri” değerlendirdiğini söyledi.

POLITICO’ya konuşan eski komutan ise, İngiltere’nin savaşa hazır olma ihtiyacına ilişkin başbakan ve Healey’nin sert söylemleri ile ülkenin eylemlerinin gerçekliği arasındaki uçurumdan dolayı hayal kırıklığına uğradı.

Bu kaynak şölye konuştu:

“Başbakan ve savunma bakanı sürekli olarak ‘ülkeyi savaşa hazırlamak’tan bahsediyorlar, ki bu ironik bir durum, çünkü biz ve müttefiklerimiz caydırıcı güç konuşlandırmadık ve Kıbrıs’ı savunmak için büyük bir savaş gemisini zamanında konuşlandırmak bir hafta sürdü; bu da güçlü savunma niyetlerimizi göstermek için yeterli olmadı.”

Körfez’den üst düzey bir diplomat, İngiltere’nin çatışmaya verdiği ilk tepkinin, Ada’nın bölgedeki uzun süredir devam eden askeri bağları göz önüne alındığında, Körfez ortaklarının beklentilerinin gerisinde kaldığını söyledi.

Diplomat, “çok sayıda telefon görüşmesi” yapıldığını, fakat “ciddi destek” konusunda pek bir şey olmadığını belirtti.

Bahreyn’deki Birleşik Deniz Kuvvetleri’nin eski başkan yardımcısı John Foreman, Starmer’ın temkinli yaklaşımının, özellikle Hürmüz Boğazının korunmasına yönelik ilginin artmasıyla birlikte, çatışma devam ettikçe sorunlara yol açmaya devam edeceğini söyledi.

Foreman, “Daha akıllı ve daha az temkinli liderler bu oyunda bir adım önde olurdu. Bu durum nihayetinde Starmer’dan ve hükümetinin tavrından kaynaklanıyor. Savaşın arifesinde Powell’ın seçenekler sorması ve Healey’nin hâlâ seçenekleri değerlendirmeye devam etmesi için artık çok geç,” dedi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version