Rusya
Kremlin’den Trump’ın ültimatomuna ilk tepki
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’daki ihtilafın çözümü için Rusya’ya tanıdığı ültimatom süresini kısaltmasına ilişkin açıklamayı “not ettiklerini” belirtti. Peskov, Moskova’nın barış sürecine bağlılığını koruduğunu vurguladı.
Kremlin, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’daki ihtilafın çözümü için Rusya’ya verdiği ültimatomun süresini kısaltma kararını ve üst düzey temaslara ilgi duymadığı yönündeki beyanını değerlendirdi.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Moskova’nın bu açıklamayı “not ettiğini” ve barış sürecine bağlılığını sürdürdüğünü vurguladı.
TASS ajansının aktardığına göre Peskov, “Başkan Trump’ın dünkü açıklamasını not aldık. Özel askeri harekât devam ediyor ve biz Ukrayna çevresindeki ihtilafın çözümü ve bu çözüm sürecinde çıkarlarımızın temin edilmesi için barış sürecine bağlılığımızı koruyoruz,” dedi.
Trump, Rusya’ya verilen süreyi kısaltmıştı
ABD Başkanı Donald Trump, 28 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Rusya ve Ukrayna arasındaki ihtilafın çözümünde ilerleme sağlanması için belirlediği süreyi 50 günden 10-12 güne indirdiğini duyurmuştu.
Beyaz Saray, bu açıklamadan iki hafta önce, belirtilen süre içinde ateşkes anlaşması sağlanamaması hâlinde Moskova ve ticari ortaklarına yönelik “yaklaşık yüzde 100” oranında gümrük vergisi getirme tehdidinde bulunmuştu. Trump, kararının gerekçesi olarak Putin’in eylemlerinden “büyük hayal kırıklığı” duymasını göstermişti.
“Putin-Trump görüşmesi gündemde değil”
Peskov, Trump’ın artık Vladimir Putin ile görüşmekle ilgilenmediği yönündeki sözlerini de yorumladı. Kremlin Sözcüsü, “Herhangi değerlendirmeden kaçınmak isterim, tekrar ediyorum, not ettik,” ifadelerini kullandı.
Peskov ayrıca, muhtemel Putin-Trump görüşmesi meselesinin “somut planda olmadığı gibi şimdi de olmadığını” kaydetti.
Uzmanlar Trump’ın hamlesini nasıl yorumluyor?
Öte yandan Vedomosti gazetesine konuşan Rusya hükümetine bağlı Finans Üniversitesi’nden Doçent Aleksandr Kamkin’e göre, Trump’ın ültimatom süresi dolduktan sonra Washington’un ticari ihtilafları çözmeye çalıştığı Çin gibi üçüncü ülkelere karşı yüzde 100 gümrük vergisi getirmesi pek olası değil.
Kamkin, ABD Başkanı’nın bu tehditlerle enformasyon alanını doldurarak durumun kendi lehine gelişmesini sağlamayı amaçladığını düşünüyor.
Uzman, “Moskova ve Kiev’in savaşın yakın zamanda sona ermesine yönelik beklenti olmaksızın kendi çizgilerini sürdürmeleri, Trump’ı ‘barış yapıcısı’ olamama durumu nedeniyle öfkelendiriyor,” dedi.
Yüksek Ekonomi Okulu’ndan (VŞE) araştırmacı Lev Sokolşçik ise ABD’nin, muhtemelen Avrupa’nın etkisiyle Rusya üzerindeki baskıyı artırdığı görüşünde.
Sokolşçik’e göre Avrupalılar, ABD ile AB arasında gerilimi düşüren ticaret anlaşmasının imzalanmasının ardından Trump’ı ikna etmiş olabilir.
Sokolşçik, ilan edilen gümrük vergilerinin Rusya ve ortakları için “orta derecede risk” teşkil ettiğini, bu vergilerin hissedilir olabileceğini ancak muhtemelen aşma yollarının bulunabileceğini belirtti.
Uzman, iç siyasi faktörlere de dikkat çekerek, “Trump üzerinde hem Cumhuriyetçi Partili şahinlerin hem de ihtilafın devamından yana olan savunma sanayii şirketlerinin baskısı var,” diye ekledi.
Valday Uluslararası Tartışma Kulübü uzmanı Andrey Kortunov ise ültimatom süresinin kısaltılmasını “Trump’ın siyasi pazarlığındaki bir başka hamle” olarak nitelendirdi. Ancak Kortunov, Beyaz Saray’ın bu tür araçlara sonsuza kadar başvuramayacağını kaydetti.
Trump’ın muhtemelen liderler zirvesi umuduyla ihtilafın barışçıl çözümünü hızlandırmayı hedeflediğini dile getiren Kortunov, “Teorik olarak en verimli toplantı, Putin, Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında üçlü formatta olabilir. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Fransa lideri Emmanuel Macron’un katılımının diplomatik atılımda pek fayda getirmesi beklenmez,” değerlendirmesinde bulundu.