Bizi Takip Edin

Amerika

Kripto sektörü ABD ara seçimlerine 200 milyon dolar yatırdı

Yayınlanma

Kripto sektörü, dijital varlıkların federal gözetimini yeniden şekillendirecek yasaların Kongre’den geçmesi amacıyla kasım ayındaki ara seçimlere yaklaşık 200 milyon dolar aktardı. Washington merkezli gözlem grubu Public Citizen raporuna göre sektör, adaylara doğrudan bağış yapmayan ve bağımsız faaliyetleri fonlayan Fairshake adlı süper PAC üzerinden 189 milyon dolar harcadı.

Kripto sektörü, kasım ayında yapılacak ara seçimlere yaklaşık 200 milyon dolar aktararak dijital varlıkların federal gözetimini yeniden şekillendirecek yasaların geçmesi yönünde Kongre üzerindeki nüfuzunu ortaya koydu.

Sektör temsilcilerinin Senato’nun ağustos tatiline girmesinden önce tasarının yasalaşması için bu hafta kritik bir zaman dilimine girdiği belirtiliyor.

Sektörün bu harcama hamlesi, 2024 seçimlerinde Kongre adaylarını desteklemek için harcanan ve birçoğu yarışları kazanan 170 milyon dolarlık bütçenin devamı niteliğinde değerlendiriliyor.

Bu finansal destek, Kongre’nin geçen yıl dolar endeksli kripto jetonlar olarak bilinen sabit coin’ler için kurallar oluşturan ve bunların kullanımını artırma potansiyeli taşıyan Genius Yasası’nı kabul etmesinde rol oynadı.

Sektör ayrıca, destekçilerinin kripto endüstrisini daha güçlü bir yasal zemine oturtarak kullanımını yaygınlaştıracağını savunduğu daha kapsamlı Clarity Yasası’nın Kongre’den geçmesini talep ediyor.

Senato’da görüşülmeye devam eden tasarının ağustos tatilinden önce yasalaşması için sınırlı bir zaman aralığı bulunuyor.

Washington merkezli gözlem grubu Public Citizen tarafından haziran ayında yayımlanan rapora göre sektör, bu yılki seçimlere 189 milyon dolar harcadı. Bu miktarın büyük bir kısmı, kripto yanlısı adayları desteklemek amacıyla kurulan Fairshake adlı süper siyasi eylem komitesi (PAC) üzerinden aktarıldı.

ABD Federal Seçim Komisyonu (FEC) kayıtları, Fairshake’in fonlarını Demokrat ve Cumhuriyetçi ortaklı iki ayrı süper PAC aracılığıyla adayları destekleyen reklam ve benzeri bağımsız faaliyetlere yönlendirdiğini gösteriyor. Süper PAC’ler doğrudan adaylara bağış yapamıyor.

Reuters’ın haberine göre Fairshake’in seçim sürecinde en fazla harcama yaptığı 10 Kongre adayı ve detayları şu şekilde:

1. Barry Moore (Cumhuriyetçi): 9,43 milyon dolar

Alabama Cumhuriyetçi Temsilcisi ve Senato adayı Barry Moore, Genius Yasası dahil olmak üzere kripto dostu birden fazla düzenlemenin öne çıkması yönünde oy kullandı.

Moore, geçen temmuz ayında Temsilciler Meclisi’ndeki Clarity Yasası metnine de onay verdi. Temsilci Moore, stratejik bir bitcoin rezervi ile Hazine Bakanlığı bünyesinde bir dijital varlık stoku oluşturulmasını resmiyete dökecek bir yasa tasarısı sundu.

ABD Başkanı Donald Trump geçen yıl her iki yapının kurulması için bir başkanlık kararnamesi imzalamıştı. Ancak analizciler, bu kararların onun yönetiminden sonra da kalıcı olabilmesi için yasalaşması gerektiğini vurguluyor.

2. Andy Barr (Cumhuriyetçi): 7,17 milyon dolar

Kentucky’den Senato adaylığı koyan Cumhuriyetçi Temsilci Andy Barr, geçen temmuz ayında Temsilciler Meclisi’nde hem Genius hem de Clarity yasalarına evet oyu verdi. Barr ayrıca, eski Demokrat Başkan Joe Biden dönemindeki bankacılık düzenleyicilerinin kripto şirketlerini hedef aldığı ve haksız yere banka hesabı vermediği yönündeki iddialara destek sundu. Bankalar ve düzenleme kurumları ise bu iddiaları reddediyor.

3. Christian Menefee (Demokrat): 6,47 milyon dolar

Demokrat partili Christian Menefee, yapılan ara seçimin ardından şubat ayından bu yana Teksas Temsilcisi olarak görev yapıyor ve henüz kriptoyla ilgili bir yasa tasarısında oy kullanmadı. Teksas’taki seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesi nedeniyle Menefee, kripto sektörünü “Kongre’yi kontrol etmek için milyonlarca dolar harcamakla” suçlayan uzun süreli Temsilci Al Green’e karşı ön seçimde yarıştı.

Ön seçimi kazanan Menefee, kasım ayındaki seçimlerde yeniden düzenlenen bölge sandalyesi için mücadele edecek.

4. Jasmine Clark (Demokrat): 4,21 milyon dolar

Georgia’da eyalet temsilcisi olan Demokrat Jasmine Clark, Georgia’nın 13. kongre bölgesini temsil etmek üzere adaylığını koydu. Clark, mart ayında Georgia’da sabit coin’ler için eyalet düzeyinde düzenleme ve lisanslama çerçevesi sağlayan yasa tasarısının ilerletilmesi yönünde oy kullandı.

Clark mart ayındaki bir sosyal medya paylaşımında, “Kongre benzer düzenlemeleri değerlendirirken, dijital varlıkların geleceği temsil ettiğini ve bankacılık hizmetlerine erişimi olmayan topluluklar için gecikmiş finansal araçlar sunduğunu unutmamalıdır” ifadesini kullandı.

5. Adrian Boafo (Demokrat): 3,29 milyon dolar

Maryland Eyalet Temsilcisi olan Demokrat Adrian Boafo, Temsilciler Meclisi için yarışıyor. Boafo, mart ayında Maryland Genel Kuruluna eyalet kurumlarının dijital varlıklar üzerindeki belirli kısıtlamalarını yasaklayacak bir tasarı sundu ancak bu tasarı yasalaşmadı.

Boafo ayrıca ocak ayında Maryland’de kripto kullanımına ilişkin tavsiyelerde bulunmak üzere bir Dijital Varlık ve Blokzincir Teknolojisi Görev Gücü kurulmasını öngören yasa tasarısını Genel Kurula sundu. Yasa tasarısı Maryland Valisi Wes Moore tarafından onaylandı.

6. Randy Fine (Cumhuriyetçi): 1,67 milyon dolar

Cumhuriyetçi Temsilci Randy Fine, 2025 yılında Florida’da yapılan ara seçimi kazandı ve yeniden seçilmek için yarışıyor. Fairshake’in Cumhuriyetçi ayağı olan Defend American Jobs, geçen yılki ara seçim sırasında Fine’ı desteklemek için 1,67 milyon dolar harcadı.

Fine, Genius ve Clarity yasalarının ilerletilmesi yönünde oy kullandı.

Ocak 2025’te yaptığı bir sosyal medya paylaşımında, “Floridalılar kripto inovasyonu istiyor” değerlendirmesinde bulunan Fine, “yenilikçi istihdamı Amerika’da tutmak için” çalışacağını ifade etti.

7. James Walkinshaw (Demokrat): 1,01 milyon dolar

Demokrat Temsilci James Walkinshaw, geçen yıl Virginia’da eski Temsilci Gerry Connolly’nin yerine seçilmek üzere yapılan ara seçimi kazandı ve yeniden aday oldu. Fairshake’in Demokrat kolu Protect Progress, ara seçim sürecinde Walkinshaw’u desteklemek amacıyla 1,01 milyon dolar harcadı.

Walkinshaw, Genius ve Clarity yasaları Temsilciler Meclisi’nde görüşülürken Kongre üyesi değildi. Ancak Haziran 2025’te yerel bir gazetede, blokzincir teknolojisinin kendi bölgesindeki ekonomiyi çeşitlendirebileceğini savunan bir makaleyi ortak yazar olarak kaleme aldı.

8. Jessica Hart Steinmann (Cumhuriyetçi): 771 bin 657 dolar

Trump’ın ilk başkanlık döneminde Adalet Bakanlığı’nda görev yapan Cumhuriyetçi Jessica Hart Steinmann, Teksas’ta bir bölgeyi temsil etmek için yarışıyor.

Kripto borsası Coinbase tarafından desteklenen ve adaylar ile seçilmiş yetkililerin kripto pozisyonlarını takip eden Stand With Crypto adlı savunma grubu, Steinmann’ın “dijital varlıkları düzenlemek için net yasal çerçeveleri” desteklediğini belirttiğini aktarıyor.

9. Houston Gaines (Cumhuriyetçi): 708 bin 828 dolar

Cumhuriyetçi Georgia eyalet temsilcisi Houston Gaines, Kongre için adaylığını koydu. Stand With Crypto’nun aktardığına göre Gaines, Genius ve Clarity yasalarını destekliyor.

10. Carlos De La Cruz (Cumhuriyetçi): 615 bin 885 dolar

Carlos De La Cruz, Teksas’taki bir kongre bölgesini temsil etmek üzere aday oldu. Stand With Crypto’nun aktardığı bilgilere göre Cumhuriyetçi aday De La Cruz, inovasyonu teşvik edecek net federal kuralları destekliyor.

Amerika

Michigan Senato yarışında El-Sayed ve Rogers son kez karşılaştı

Yayınlanma

Michigan’daki kritik Senato koltuğu için yarışan Demokrat Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi Mike Rogers son münazarada karşı karşıya geldi. Kamuoyu yoklamalarında El-Sayed az farkla önde seyrederken tahmin modelleri Demokrat adaya yüzde 67 kazanma şansı veriyor.

ABD Senatosu’ndaki çoğunluğu belirleme potansiyeli taşıyan Michigan eyaletinde, Demokrat aday Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers ikinci ve son televizyon münazarasında karşı karşıya geldi.

Emekliye ayrılan Demokrat Senatör Gary Peters’ın boşalttığı koltuk için yarışan eski Wayne County sağlık yetkilisi El-Sayed ile eski Temsilciler Meclisi üyesi Rogers, ay başında yapılan ilk karşılaşmaya kıyasla daha sakin geçen oturumda siyasi geçmişleri ve bağlılıkları üzerinden keskin hatlar çizdi.

Kamuoyu yoklamaları El-Sayed’in az farkla önde olduğunu gösterirken, Decision Desk HQ tahminleri Demokrat adayın seçimi kazanma ihtimalini yüzde 67 olarak hesaplıyor.

Adaylar Müslüman Kardeşler suçlamaları üzerinden tartıştı

Münazarada Cumhuriyetçi Rogers, rakibi El-Sayed’i yeniden Müslüman Kardeşler teşkilatıyla ilişkilendirmeye çalıştı.

El-Sayed’in kampanyasına Hamas ve Hizbullah’ı destekleyen isimlerden bağış geldiğini öne süren Rogers, “Müslüman Kardeşler tarafından satın alınmak sorun değil mi? Birleşik Devletler Senatosu’na gidecekseniz bilmemiz gerekiyor: Amerika’nın yanında mısınız yoksa denizaşırı ülkelerdeki bu terör gruplarının mı?” diye sordu.

El-Sayed ise Cumhuriyetçi rakibinin anayasaya bağlılığını sorgulamasını sert sözlerle eleştirdi.

Hiçbir zaman parçası olmadığı bir örgütle sürekli ilişkilendirilmeye çalışıldığını belirten El-Sayed, “Bunun hiçbir mantığı yok ve Mike, anayasaya olan sadakatimi sorgulaman senin seviyenin gerçekten çok altında kalıyor” dedi.

Seçim sürecinde Rogers cephesi, Müslüman Kardeşler bağlantılı kişilerden El-Sayed’e yapılan bağışlara işaret ederek Demokrat adayın örgüte destek sözü verdiğini iddia etti.

The New York Times haberine göre El-Sayed, teşkilat mensubu olan Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin seçilmesinin ardından 2012 yılında “medya ve polisin tasfiyesini” destekleyen bir açık mektuba imza attı. Demokrat aday, eski Başkan Donald Trump’ın geçen yıl terör örgütü listesine aldığı Müslüman Kardeşler ile bağını reddediyor.

Amerika’yla ve Amerikalı olmakla gurur duyduğunu vurgulayan El-Sayed, “Hepimize dilediğimiz gibi ibadet etme hakkı tanıyan anayasamızla gurur duyuyorum. Bunu sorman bence gerçekten utanç verici” ifadesini kullandı.

Rogers ile Trump arasındaki mesafe tartışma yarattı

Rogers, düşük kamuoyu onay oranlarına sahip Trump ile arasına mesafe koyma çizgisini münazarada da sürdürdü. Daha önce İran savaşına ve Trump’ın Kanada ile girdiği ticaret savaşına derhal son verilmesi çağrısında bulunan Rogers, Kanada gümrük vergilerinin “iyi düşünülmediğini” dile getirdi.

El-Sayed ise Trump’ın Rogers’a verdiği desteği kampanyanın merkezine yerleştirmeye çalıştı.

Trump’ın pazar günü Michigan’a yapacağı ziyareti hatırlatan El-Sayed, “Donald Trump buraya gelip senin için miting yapmadan bu yarışı kazanamazsın. Gelmesi için ona bu yüzden yalvardın” diye konuştu.

El-Sayed, izleyicilere “MAGA tombalası” oynamalarını önererek Trump destekçilerinin dikkat dağıtmak amacıyla sürekli hazır sloganlar kullandığını öne sürdü.

Rogers bu suçlamaya tepki göstererek rakibinin yalnızca Trump’a odaklandığını savundu.

Rogers, “Tombala oyunu, son 30 dakikada verdiği her yanıta kaç kez Trump kelimesini sıkıştırdığı üzerinden oynanmalı; bu gülünç” diyerek yarışın Michigan için en doğru yolu seçmekle ilgili olduğunu kaydetti.

Rogers ılımlı Demokrat seçmene seslendi

Rogers kapanış konuşmasında, Demokrat Parti ön seçiminde ılımlı çizgideki Temsilciler Meclisi üyesi Haley Stevens’ı destekleyen seçmenlere yöneldi.

Stevens’ı tercih eden ve El-Sayed’i “fazla aşırı” bulan seçmenlere seslenen Rogers, “Bizim yanımızda size de yer var” çağrısında bulundu.

El-Sayed, ABD’nin İsrail politikasının belirleyici olduğu çekişmeli ağustos ön seçiminde Stevens’ı yalnızca bir puan farkla mağlup etmişti.

Sahada “Mike Rogers İçin Demokratlar” adıyla bir koalisyon kuran Cumhuriyetçi aday, rakibini Amerika Demokratik Sosyalistleri grubuyla ilişkilendirmeye çalıştı. El-Sayed bu grubun üyesi olmasa da Herkes İçin Sağlık Sigortası (Medicare for All) gibi kuruluşun desteklediği politikaları savunuyor.

Eyalet genelinde El-Sayed’in politikalarını aşırı bulan çok sayıda yetkili olduğunu savunan Rogers, “Lafı gediğine koymakta çok başarılı ama mesele siyasete ve politikalara gelince o kadar iyi değil” dedi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Peter Thiel’dan Trump’a İran tepkisi: “Bu savaşı başlatmamalıydık”

Yayınlanma

Cumhuriyetçi Parti’nin önde gelen bağışçılarından ve Palantir’in kurularından olan Peter Thiel, basına sızan konuşmasında ABD’nin İran’a yönelik askeri müdahalesini eleştirerek bu savaşa hiç girilmemesi gerektiğini söyledi. Trump’a desteğini sürdürdüğünü belirten Thiel, Uluslararası Ceza Mahkemesi tehdidinin yönetim üzerinde baskı kurduğunu savundu.

Milyarder teknoloji yatırımcısı Peter Thiel, ABD’nin İran ile yürüttüğü savaşa şüpheyle yaklaştığını ve bu askeri hamlenin hiç başlatılmaması gerektiğini söyledi.

Cumhuriyetçi Parti’nin önde gelen bağışçıları arasında yer alan Thiel’ın bu çıkışı, onu Başkan Donald Trump ile dış politikanın en kritik kararlarından birinde karşı karşıya getirdi.

Thiel’ın 12 Ekim’de basına kapalı bir etkinlikte yaptığı konuşmanın ses kaydına Politico bünyesindeki Decoded ulaştı.

Kongre’deki çoğunluğunu korumaya çalışan Cumhuriyetçi Parti için ara seçimlere iki haftadan az bir süre kala kaydedilen bu sözler, ünlü yatırımcının İran savaşına dair kamuoyuna yansıyan en açık değerlendirmesi niteliğini taşıyor.

İran’a yönelik savaşa kuşkuyla baktığını belirten Thiel, “Bunu yapmamalıydık, yapılan çok fazla hata oldu” dedi.

Thiel konuşmasında, “Belki de yeterli sert gücümüz yok, belki de yumuşak güç savaşını kaybedeceğiz” ifadesini kullandı.

Konuşmanın tamamında neo-con’lara ve Ortadoğu’daki savaşlara kesin biçimde karşı olduğunu dile getiren Thiel, İran savaşına yönelik eleştirilerine rağmen Trump’a desteğini sürdürdüğünü vurguladı ve başkanı korumak istediğini ima etti.

Buna rağmen dile getirdiği itirazlar, bugüne kadar Trump’ın en sıkı müttefiklerinden birinin söz konusu çatışmaya dair derin endişelerini açığa vuran en somut örneklerden biri oldu.

ABD ve İsrail, ara seçimlerin ardından İran’ı vurmayı planlıyor

Uluslararası Ceza Mahkemesi uyarısı

Söz konusu ifadeler, Thiel’ın sonbahar başından bu yana Nashville’de sürdürdüğü ve Decoded tarafından takip edilen konferans dizisinde dile getirildi.

Son oturumda Uluslararası Ceza Mahkemesinin denetimsiz gücüne dair kapsamlı uyarılarda bulunan Thiel, George W. Bush döneminin kilit isimleri Donald Rumsfeld ve Dick Cheney’nin geçmişteki açıklamalarına atıfta bulundu.

Cheney ailesinin sergilediği Trump karşıtlığını Uluslararası Ceza Mahkemesine şirin görünme ve yargılanmaktan kaçınma çabası olarak okuduğunu belirten Thiel, bu hamle için muhtemelen çok geç kalındığını söyledi.

Thiel, mahkemenin tutuklama emri tehdidinin, İran’daki savaşı sürdürmeye çalışan Trump yönetiminin tepesinde Demokles’in kılıcı gibi sallandığından şüphelenmeye başladığını kaydetti.

Thiel, 7 Ekim Aksa Tufanı’nın ardından 2024 başında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmeye de değindi. Görüşmede Gazze’deki planlarını sorduğu Netanyahu’nun kendisine, “Orayı öylece Dresden’e çeviremem” yanıtını verdiğini aktardı.

Netanyahu’nun bu ifadesiyle, İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik güçlerin yaklaşık 25 bin kişinin ölümüne yol açan Alman kenti Dresden bombardımanına gönderme yaptığı belirtildi.

Büyük teknoloji yatırımcıları arasında 2016’da Trump’ı ilk destekleyen ve aynı yıl Cumhuriyetçi Parti Ulusal Kongresi’nde konuşma yapan Thiel, 2022’deki Senato yarışında şimdiki Başkan Yardımcısı JD Vance’i destekleyen siyasi eylem komitelerinin de en büyük mali destekçisiydi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Casuslukla suçlanan Suudi OpenAI mühendisine mahkemeden tahliye engeli

Yayınlanma

OpenAI ofisine dinleme cihazı yerleştirmekle suçlanan Suudi mühendis Abdulrahman Alfozan’ın kefalet talebi, savcılığın sunduğu kaçma riski gerekçesiyle reddedildi. Mahkeme, Suudi Arabistan Konsolosluğunun sunduğu sınırsız kefalet teklifini geri çevirirken yıllık 385 bin dolar maaşlı mühendisin kraliyetle mesajlaştığı tespit edildi.

Yapay zeka devi OpenAI ofislerine dinleme cihazı yerleştirmekle suçlanan Suudi Arabistan vatandaşı çalışan Abdulrahman Alfozan, savcılığın kaçma şüphesi ve Suudi kraliyet ailesiyle üst düzey temaslarına dair sunduğu kanıtların ardından cezaevinde kalacak.

Financial Times gazetesinin haberine göre ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki federal mahkeme, Suudi Arabistan konsolosluğunun kefalet için sunduğu ve yargıcın “açık çek” olarak tanımladığı teklife rağmen 35 yaşındaki Alfozan’ın tahliye talebini reddetti.

ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI, San Francisco’daki merkez ofisinde yer alan bir yönetici toplantı odasında tuvalet kağıdına sarılmış bir ses kayıt cihazı tespit etti. Bu gelişmenin ardından Suudi Arabistan vatandaşı mühendis, ekim ayında FBI tarafından gözaltına alındı.

Vaka, küresel yapay zeka yarışında avantaj yakalamak isteyen yabancı hükümetlerin öncü teknoloji şirketlerini sanayi casusluğu hedefi haline getirdiğine dair Silikon Vadisi’ndeki kaygıları yeniden alevlendirdi.

Savcılık makamı, “Sanık OpenAI toplantılarını ister kişisel kazanç sağlamak, ister yabancı bir devlete yardım etmek, isterse her iki amaçla kaydetmek istemiş olsun; eylemi suç teşkil ediyor. Bu da Silikon Vadisi’ndeki yenilikçilik ortamı için bir tehlike, ulusal güvenlik için ise bir endişe kaynağıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Duruşma öncesinde Alfozan’ın Suudi Arabistan ile kurduğu kişisel ve ticari bağlara dikkat çeken hükümet avukatları, sanığın “yabancı bir hükümetten kayda değer destek” gördüğünü savundu.

Dava dosyasına yansıyan ayrıntılara göre Alfozan, en azından geçen yıldan bu yana Suudi kraliyet ailesinin ismi açıklanmayan bir üyesiyle WhatsApp üzerinden sık sık mesajlaştı.

Söz konusu yazışmalarda, kraliyet mensubunun Alfozan’ı krallıkta başlatılan yeni bir yapay zeka girişimine dahil etme girişimleri yer aldı.

Kraliyet ailesi üyesi, mayıs ayında bilgisayar mühendisine “Suudi Arabistan’ın sana ABD’den daha çok ihtiyacı var” mesajını gönderdi. Alfozan ise bu mesaja onay anlamına gelen “100” yanıtını iletti.

Dava dosyasında Alfozan’ın, şirketteki hisse hak ediş süresi dolana kadar OpenAI’dan ayrılmayacağını belirttiği kaydedildi.

İkili arasındaki en son WhatsApp yazışmasının ise Alfozan’ın gözaltına alınmasından dört gün önce, 5 Ekim’de gerçekleştiği aktarıldı.

Savcılık sanığın kaçma ihtimali üzerinde duruyor

Mahkeme kayıtları, mühendisin gözaltına alınmasından bir gün sonra eşi ve oğlunun Katar’a uçtuğunu gösteriyor.

Belgelere göre bu uçuş, Suudi bir askeri yetkilinin ayırtıp ödediği tek yön business class biletle gerçekleşti.

Alfozan’ın avukatları ise uçak biletinin parasını eşinin bacanağının kendi kaynaklarıyla ödediğini savundu.

Savcılık bu iddiaya karşı çıkarak, Suudi konsolosluğunun da Alfozan’ın ailesi için başka bir uçuş ayarladığını ancak bu rezervasyonun sonradan iptal edildiğini bildirdi.

Suudi Arabistan Konsolosluğu ayrıca kefalet bedeli için herhangi bir üst sınır belirtmeksizin tüm tutarı karşılama teklifinde bulundu.

Sulh Ceza Hakimi Alex G Tse, duruşmada bu teklifi defalarca “açık çek” olarak niteledi.

Sanığın ABD dışına çıkması durumunda davanın fiilen düşeceğini vurgulayan Yargıç Tse, “Suudi Arabistan’ın suçluları iade etmeme konusundaki tutumu son derece net. ABD hükümetinin çıkarlarını koruyacaklarına dair bana nasıl bir güven verebilirler?” dedi.

Yargıç Tse, Alfozan’ın Suudi Arabistan’a dönmesi halinde bağlılığı nedeniyle “büyük ödüllerle karşılanabileceğini” dile getirdi. Suudi hükümetinin, ABD’de gözaltına alınan vatandaşlarının kefalet ve hukuki masraflarını karşıladığı biliniyor.

Savunma makamı casusluk suçlamalarını reddetti

Alfozan’ın avukatları, konsolosluğun teklifi yerine sanığın Charles Schwab bünyesindeki 1 milyon dolarlık kişisel yatırım hesabının kefalet teminatı olarak kabul edilmesini önerdi.

Savcılık verilerine göre Alfozan’ın OpenAI’daki yıllık maaşı 385 bin dolardı ve kendisine 2,2 milyon dolarlık hisse paketi tanımlanmıştı.

San Francisco’daki mahkeme salonuna turuncu cezaevi kıyafeti, beyaz spor ayakkabılar ve yargıcın karşısına geçtiğinde çıkardığı bir maskeyle gelen Alfozan hakkındaki suçlamaları avukatı reddetti.

Savunma avukatı William Pernick duruşmada, “Bu beyefendi bir turist değil. Hükümetin kurgusu, onu Amerikan teknolojisini çalmak için buraya yerleştirilmiş yabancı bir sızma unsuru gibi göstermekten ibaret” diye konuştu.

Müvekkilinin göçmenlerin bu ülkedeki hayali olan ABD vatandaşlığını almaya yalnızca birkaç hafta uzaklıkta olduğunu söyleyen Pernick, evinde bulunan kayıt cihazlarının internetten temin edilebildiğini kaydetti.

Pernick, OpenAI’ın çalışanları kod yazımı için bu cihazları kullanmaya teşvik ettiğini öne sürdü.

Avukat ayrıca evdeki kayıt cihazlarından birinin kedinin kum kabını izlemek amacıyla kullanıldığını savundu.

Pernick, OpenAI’ın Alfozan’ın Suudi Arabistan ile olan bağlantılarını desteklediğini ve bunlardan fayda sağladığını da sözlerine ekledi.

Sözlü iletişimi hukuka aykırı şekilde dinlemek veya dinlemeye teşebbüs etmekle suçlanan Alfozan, suçlu bulunması halinde yasa gereği beş yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English