Söyleşi
Küba’ya giden İspanyol milletvekilleri Harici’ye konuştu
Küba’da bulunan İspanyol Podemos partisinin Uluslararası İlişkiler Direktörü María Teresa Pérez Díaz ve İspanya Kongresi Murcia Milletvekili Javier Sánchez Serna ile Harici’ye özel bir röportaj gerçekleştirdik: “Küba’ya ahlaki bir zorunluluk gereği geldik. Küba’nın yalnız olmadığını ve asla yalnız kalmayacağını göstermek için buradayız.”
2026 Mart ayı ortasında, Küba’daki insani durumla dayanışma amacıyla 33 ülkeden ve 120’den fazla kuruluştan yaklaşık 700 delege, aktivist ve siyasetçi; “Nuestra América” (Bizim Amerikamız) Filosu ve Konvoyu girişimi kapsamında Havana’da bir araya geldi. Bu girişimin temel amacı, Amerika Birleşik Devletleri hükümetinin Küba’ya uyguladığı ablukayı kırmak olarak belirlendi.
Küba’daki maddi koşullar yıkıcı boyutlara ulaşmış durumda. Adanın maruz kaldığı sistematik ekonomik boğma girişimi nedeniyle, birçok katılımcının da ifade ettiği üzere, Havana’nın bazı bölgeleri adeta bir “savaş alanını” andırıyor. Buna karşılık, “Bizim Amerikamız” Konvoyu katılımcıları, kişisel valizlerinde ilaç ve gıda taşıyarak tüm kıtalardan adaya ulaştı. “Bizim Amerikamız” Filosu üyeleri de beraberlerinde insani yardım getirdi: 24 Mart’ta Havana limanına ulaşan ve sembolik olarak “Granma 2.0” adı verilen ilk geminin ardından, dört gün sonra adaya varan iki yelkenli; onlarca ton gıda, ilaç, güneş paneli ve bisiklet taşıyordu. Toplamda Filo, Konvoy ve Karavan; Küba’nın farklı noktalarına 50 tondan fazla tıbbi malzeme, gıda, su ve güneş paneli gibi temel ihtiyaç maddesi ulaştırdı.
“Bizim Amerikamız” Konvoyu’nun, 1 Ekim 2025’te İsrail’in Gazze ablukasını kırmaya çalışırken uluslararası sularda, Gazze kıyısının 70 mil açığında İsrail donanması tarafından durdurulan uluslararası deniz girişimi “Sumud Küresel Filosu”ndan ilham aldığı kaydedildi. Küba’nın bir soykırım girişimiyle karşı karşıya olduğu gerçeği, dünyanın dört bir yanından yüzlerce aktivisti bu girişime katılmaya iten temel nedenlerden biri oldu.
Havana’da bulunan Avrupa heyetindeki aktivistler, delegeler ve siyasi temsilciler arasında yer alan İspanyol Podemos partisinin Uluslararası İlişkiler Direktörü María Teresa Pérez Díaz ve İspanya Kongresi Murcia Milletvekili Javier Sánchez Serna ile Harici’ye özel bir röportaj gerçekleştirdik.
María Teresa, Podemos neden Küba’ya gelmeye ve hem Küba hem de dünya için bu denli hassas bir dönemde Küba halkına destek vermeye karar verdi?
María Teresa Pérez Díaz: Küba her zaman dayanışma sergileyen bir ulus oldu; ihtiyaç duyulan her yere, dünyanın dört bir yanına doktorlar ve öğretmenler gönderdi. Hatırlayalım; Kovid-19’un o zorlu günlerinde Küba, bilimsel ilerlemede ön saflarda yer alarak aşı geliştirdi ve dünyaya yardım etme konusundaki kararlılığını kanıtladı. Bugün burada açık bir siyasi destek sergilemek için bulunuyoruz; zira Amerika Birleşik Devletleri’nin altmış yıldır adaya uyguladığı ablukanın canice ve insanlık dışı olduğuna inanıyoruz. Dahası Washington, Kübalıların günlük hayatını doğrudan etkileyen bu enerji boykotuyla son haftalarda kuşatmayı iyice ağırlaştırdı. Trump, Venezuela’yı ve diğer ülkeleri Küba’ya yakıt ulaştırmamaları için tehdit ederek bunu yasakladı.
Bu nedenle, hepimizin bir araya gelme; dünyanın pek çok yerinde düpedüz şantaja başvuran, şiddet yanlısı ve suç teşkil eden dış politikalar yürüten Trump’a meydan okuma vaktidir. İspanya’dan bu mesajı Küba halkına iletmek için geldik.
Sayın Sánchez, bir İspanyol parlamenter olarak bu girişime katılmanın sizin için siyasi ağırlığı nedir?
Javier Sánchez: Küba’ya ahlaki bir zorunluluk gereği geldik. Küba’nın yalnız olmadığını ve asla yalnız kalmayacağını göstermek için buradayız. Küba; dünyaya daima elindekinden fazlasını vermiş, dayanışmacı ve insancıl bir halktır. Ve bu dayanışma şimdi karşılık bulmalıdır. Karşılık bulmalıdır; çünkü eğer Donald Trump istediğini alırsa, Amerika Birleşik Devletleri dünyadaki herhangi bir halkı ya da ülkeyi istediği gibi boğup aç bırakabilirse, çok daha kötü bir insanlığa doğru sürükleniriz.
Bugün insanlık davası Küba’da tehlikede; tıpkı birkaç ay önce Gazze’de, şimdi Venezuela’da ve dünyanın pek çok başka yerinde olduğu gibi. Bu nedenle Küba, herkesin desteğiyle kazanmalıdır. Amerika Birleşik Devletleri gelip onu ezmeden de bağımsız ve egemen bir ülke olmanın mümkün olduğunu kanıtlamalıdır. Buna izin veremeyiz; elimiz kolumuz bağlı oturamayız.
Küba’nın halihazırda kritik olan durumu, ABD’nin Venezuela’ya yönelik petrol ambargosu ve Venezuela ham petrolünün tedarikini yasaklaması nedeniyle son haftalarda daha da kötüleşti. Dış politika perspektifinden bakıldığında, 3 Ocak Podemos için ne anlam ifade ediyor?
Javier Sánchez: İspanya’dan bakınca, Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela halkına yönelik terörist saldırısı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılması bizi derinden üzüyor ve endişelendiriyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin kan ve çamur içinde çökecek, ardında uzun bir kan izi bırakacak olan yozlaşmış bir imparatorluk olduğuna inanıyorum. İşte bu yüzden dünya halklarını, içinde yaşadığımız bu anın farkında olmaya çağırıyoruz. Tıpkı Küba örneğinde yaptığımız gibi, Podemos da bu zorlu şartlarda ve son derece elverişsiz güç dengeleri içinde ayakta kalmaya çalışan Venezuela halkına tam desteğini ve dayanışmasını göstermiştir.
Sizce Avrupa da Trump yönetimi tarafından tehdit ediliyor mu?
María Teresa Pérez Díaz: Bu bariz suç teşkil eden davranışlardan derin endişe duyuyoruz. Halkların kendi kaderini tayin hakkı, saldırmazlık ve çatışmaların müzakere yoluyla çözümü ilkelerine dayanan uluslararası hukukun en temel prensipleri sarsılıyor. Tüm bunların yıkımına tanıklık ediyoruz. Eğer kimse Trump’ı zamanında durdurmak için harekete geçmezse, bu barbarlık hepimizi yutabilir.
Javier Sánchez: Donald Trump; tek taraflı olarak Venezuela’ya saldırma, Küba’yı, Meksika’yı, Kolombiya’yı ve hatta Avrupa’nın bir parçası olan Grönland’ı tehdit etme cüretini gösterdi. Ona karşı durmamız gerektiğine inanıyoruz: NATO’dan çekilmeli ve Amerika Birleşik Devletleri’nin topraklarımızda, dünyanın diğer yerlerine saldırmak için kullanacağı askeri üslere sahip olmasını engellemeliyiz. Biz Podemos olarak Avrupa Birliği’nin stratejik özerkliğinin derinleştirilmesini ve barışı korumaya hizmet etmeyen, aksine şiddeti besleyen bir Atlantik ittifakına son verilmesini talep ettik.
Bu nedenle izlenmesi gereken yolun; stratejik özerklik, tüm dünyayı kendi malıymış gibi işgal etme hakkı olduğunu sanan bir suçluya meydan okuyup karşı durmak ve elbette enternasyonalist dayanışma ile özgür ve egemen halklar arasındaki o destek olduğuna inanıyoruz.
Havana’dan dünyaya vermek istediğiniz son mesaj nedir?
Javier Sánchez: Dayanışma burada bitmiyor. Petrolün Küba’ya ulaşmasını ve hayatın normale dönmesini sağlamak için ülkelerimizin hükümetlerine çağrıda bulunmaya devam etmek hayati önem taşıyor. Küba’nın talep ettiği şey sağduyudur: halkların barış içinde yaşama hakkı.
María Teresa Pérez Díaz: Enternasyonalist dayanışma ve özgür halklar arasındaki bu destekle, dünyayı kendi malıymış gibi işgal etme hakkı olduğunu sananlara karşı durmak mümkündür.
Peki, İspanya’dan hangi mesajı getiriyorsunuz?
María Teresa Pérez Díaz: Hepimizin bir araya gelme; dünyanın pek çok yerinde düpedüz şantaja başvuran, şiddet yanlısı ve suç teşkil eden politikalar yürüten Donald Trump’ın soykırımcı ve savaş çığırtkanı politikalarına meydan okuma vaktidir. Bu nedenle tam dayanışmamızı gösteriyor; dünya halklarının Donald Trump gibi suçlularla yüzleşmek için tüm kararlılığını ve gücünü ortaya koyuyoruz. İspanya’dan gelerek bunu, belirttiğim gibi her zaman dayanışmacı bir halk olmuş Küba halkına iletiyoruz.
“Bizim Amerikamız” Konvoyu; aralarında David Adler koordinatörlüğündeki İlerici Enternasyonal (Progressive International) ve Medea Benjamin liderliğindeki CodePink gibi kuruluşların da bulunduğu organizasyonlarca desteklendi. Devlet Başkanı Díaz-Canel, delegeleri 20 Mart’ta Havana Konferans Merkezi’nde kabul etti. Trump ise aynı tehdidi yineleyerek yanıt verdi: “Sırada Küba var”.
* Röportajı gerçekleştiren: Micaela Ovelar, Venezuelalı siyaset bilimci ve gazeteci
“Küba halkı, kapitalizmin köleliğine dönmek istemediğini açıkça ortaya koyuyor”
