Asya
Kuomintang 2028 seçimini kazanırsa Xi’yi Tayvan’a davet edecek
Kuomintang lideri Cheng, 2028 seçimlerini kazanırlarsa Xi Jinping’i Tayvan’a davet etmeyi umduğunu söyledi.
KMT lideri, savaşı önlemek ve barışı korumak için “kurumsal bir çözüm” çağrısında bulundu; işbirliği ve diyalog için bir mekanizma aradıklarını söyledi.
Tayvan’ın en büyük muhalefet partisi Kuomintang’ın (KMT) Genel Başkanı Cheng Li-wun, Komünist Parti lideri Xi Jinping ile yaptığı tarihi görüşmeden saatler sonra, cuma günü saat Pekin’de basına konuştu.
Bu, dönemin KMT Genel Başkanı Hung Hsiu-chu’nun Kasım 2016’da ana karayı ziyaret etmesinden bu yana, iki partinin liderleri arasındaki ilk görüşmeydi; aradan dokuz yıl geçmiş oldu.
Cuma sabahı yapılan görüşmede hem Xi hem de Cheng, boğazın iki yakası arasında barış mesajını öne çıkardı.
Xi, Cheng’e şöyle dedi: “Her iki taraftaki yurttaşlar da Çinlidir; bizim barışa ihtiyacımız var, kalkınmaya ihtiyacımız var, iletişime ihtiyacımız var ve işbirliğine ihtiyacımız var. Bu ortak bir arzudur.”
Cheng ise buna karşılık daha da ileri giderek, savaşı önlemek ve barışı korumak için “kurumsal bir çözüm” çağrısında bulundu ve işbirliği ile diyalog için bir mekanizma talep etti.
Tayvan muhalefet lideri: Japonya’nın emperyalist güçleri Tayvan’ı anakaradan ayırdı
‘Hiçbir şeyden fedakârlık etmeden el sıkışabiliriz’
Cheng, Xi ile böyle bir görüşmenin gerçekleşmesi için Tayvan’ı “satmak” zorunda olmadığını ima etti.
“Tayvan hiçbir şeyden fedakârlık etmeden el sıkışabilir,” diye ekledi.
Cheng, adada “barışı gerçekten sağlayabileceğimizi düşünen” sesler olduğunu ifade etti.
Ancak bunun ulaşılamaz bir hedef olmadığını da ekledi.
“Yeter ki 1992 mutabakatına bağlı kalalım ve ‘Tayvan bağımsızlığı’na karşı çıkalım; boğazlar arası temaslar kolaylıkla ilerleyebilir” ifadelerini kullandı.
Bu mutabakat, boğazın iki tarafının da tek bir Çin’e ait olduğunu ve ulusal birleşme için birlikte çalıştığını savunuyor.
Uluslararası meseleler
Cheng, bu ayın ilerleyen günlerinde gerçekleşmesi beklenen Xi-Trump zirvesi hakkında Xi ile herhangi bir görüş alışverişinde bulunmadığını belirtti.
Ancak Xi’nin, Tayvan’ın uluslararası kuruluşların faaliyetlerine katılımına ilişkin çağrısına olumlu yanıt verdiğini söyledi.
Cheng, kurumsallaşmış bir barış çerçevesinin her iki tarafın ortak çabasını gerektirdiğini vurguladı.
Ancak böyle bir çerçevenin hayata geçebilmesi için KMT’nin Tayvan’da yeniden iktidarı kazanması gerektiğini ekledi.
Cheng, KMT’nin adadaki bir sonraki liderlik seçimini kazanması halinde, Xi’nin Tayvan’ı ziyaret edebileceğine dair umutlarını dile getirdi. Söz konusu seçim 2028’de yapılacak.
‘Birbirimizi takdir ediyoruz’
Cheng, boğazın iki yakasının bireysel başarılarını “Çin ulusunun ortak başarıları” olarak nitelendirdi ve karşılıklı saygı ile karşılıklı öğrenmeye dayalı bir ilişkiyi savundu.
“Pek çok farklılık var, ancak bugün Tayvan’ın da ana karanın da elde ettiği başarılar, Çin ulusunun büyük başarılarıdır” dedi ve ekledi: “Birbirimizi takdir ediyoruz, birbirimize saygı duyuyoruz ve hatta birbirimizden öğreniyoruz.”
Trump’ın ziyareti
Cheng’in gezisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın mayıs ayında Pekin’e yapması beklenen ziyaretinden yalnızca biraz daha fazla bir ay önce gerçekleşiyor.
Xi-Trump zirvesinde bütün gözler, Tayvan meselesinin gündeme gelip gelmeyeceği üzerinde olacak. Pekin, Washington’a bu konuda, Tayvan’a silah satışı meselesi dâhil olmak üzere, dikkatli davranması yönünde defalarca uyarıda bulundu.
Cheng’in gezisi, iktidardaki ABD destekli Demokratik İlerleme Partisi’nin (DPP) incelemesine ve eleştirisine konu oldu. Parti, bu ziyaretin KMT’nin savunma politikası konusundaki tutumunu etkilemek, Tayvan’ın güvenlik duruşunu zayıflatmak ve Tayvan’ın ABD ile ilişkilerine zarar vermek için kullanılabileceğini savundu.
Cheng ise, boğazın iki yakası arasındaki farklılıkların sabır yoluyla çözülmesi gerektiğini ve “her şeyin konuşulabileceğini” söylüyor.
Ayrıca Xi’nin kendisine, Pekin’in Tayvan’ın kendine özgü yaşam tarzına ve sistemine saygı duyduğunu, ancak aynı zamanda Tayvan halkının ana karanın başarılarını ve gelişimini de takdir etmesini umduğunu söylediğini belirtti.