Diplomasi
Kuzey ve Doğu Avrupa ülkeleri Rusya gündemiyle toplanıyor
Rusya ile sınırı olan sekiz AB ülkesinin liderleri bugün (16 Aralık) Helsinki’de yapılacak zirvede, ön cephe güvenliğinin artık sadece ulusal bir harcama olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak, bloğun bir sonraki uzun vadeli bütçesinde özel savunma fonu ayrılması için baskı yapacaklar.
Estonya Başbakanı Kristen Michal pazartesi günü, “Avrupa’nın doğu kanadının güçlendirilmesi, Avrupa’nın ortak sorumluluğu haline gelmelidir,” dedi.
Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo’nun öncülüğünü yaptığı bu türden ilk zirve, AB’nin doğu kanadı ülkeleri arasında, Rusya’nın savunmalarını test etmek ve halkları arasında panik yaratmak için giderek daha cüretkar çabalar göstermesinden duyulan endişenin arttığını vurguluyor.
Orpo cumartesi günü Finlandiya’nın Helsingin Sanomat gazetesine verdiği demeçte, “Rusya, uzak gelecekte de Avrupa için bir tehdit oluşturuyor. AB’de kaynaklar için her zaman bir rekabet vardır, fakat [savunma fonları] kimseden alınacak bir şey değil,” dedi.
Finlandiya, İsveç, Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya, Romanya ve Bulgaristan’ın katıldığı toplantı, Avrupa için kritik bir hafta içinde gerçekleşiyor. Pazartesi günü, birçok AB lideri Ukrayna’da bir barış anlaşması imzalamak için ABD’li yetkililerle bir araya geldi.
Ayrıca 27 AB ülkesinin tamamının, Kiev için 210 milyar avroluk dondurulmuş Rus parasını serbest bırakıp bırakmayacağını belirleyecek önemli bir zirve de perşembe günü (18 Aralık) toplanacak.
POLITICO’ya konuşan bir hükümet yetkilisine göre salı günkü görüşmenin odak noktası, AB fonlarının serbest bırakılması olacak. Rusya’ya karşı “ön saflarda” yer alan ülkeler, AB’nin “sınır ülkeleri için yeni finansal olanaklar ve dayanışma temelli finansal araçlar önermesini” istiyor.
Avrupa Komisyonu, 2028-2034 bütçe önerisinin bir parçası olarak, savunma harcamalarını beş kat artırarak 131 milyar avroya çıkarmayı planlıyor. İki hükümet yetkilisi, ön saflarda yer alan ülkelerin bu paranın bir kısmının bölgeye ayrılmasını istediğini ve perşembe günü Brüksel’de yapılacak Avrupa Konseyi zirvesinde bu mesajı yineleyeceklerini söyledi.
İki yetkili ise birliğin 150 milyar avroluk silah kredisi programı “Avrupa için Güvenlik Eylemi”ne (SAFE) benzer yeni finansal araçlar düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen geçen hafta POLITICO’ya verdiği demeçte, ilk programın talep fazlası olması nedeniyle “ikinci bir SAFE” kurmak için çağrılar aldığını söylemişti.
İki yetkili, ön saflarda yer alan ülkelerin, bloğun insansız hava araçlarına karşı savunmasını ve daha geniş savunma sistemini desteklemek için iki yeni AB projesine siyasi destek vermek istediklerini de belirtti.
İki AB diplomatı, ekim ayında düzenlenen zirvede, Macaristan, Fransa ve Almanya gibi ülkelerin, bu projelerin Brüksel’in savunma alanındaki yetkisini aştığını düşünerek karşı çıkması nedeniyle, AB liderlerinin Doğu Kanadı Gözetleme ve Avrupa İnsansız Hava Aracı Savunma Girişimini resmi olarak onaylamayı reddettiklerini söyledi.
Salı günkü toplantının gölgesinde, “nakit para” tek ayrılık yaratan konu olmayacak. Son haftalarda Donald Trump yönetimi, Avrupa’yı defalarca azarladı ve ABD başkanı, POLITICO ile yaptığı röportajda kıtanın liderlerini “zayıf” olarak nitelendirdi.
Almanya ve Danimarka gibi ülkeler, ABD’nin artan uyarılarına son eleştirileri doğrudan çürütmek ve resmi olarak Washington’u “güvenlik riski” olarak nitelemek suretiyle yanıt verdiler.
Fakat bu yaklaşım, Moskova’ya karşı son savunma hattı olarak gördükleri NATO’nun kolektif savunma taahhüdüne Washington’un bağlılığını tehlikeye attığını düşünen “ön cephe” ülkelerini kızdırdı.
Bu görüş, NATO içinde Ukrayna’da bir barış anlaşmasının Moskova’ya yeniden silahlanma ve çabalarını ön saflardaki ülkelere yöneltme konusunda daha fazla hareket alanı sağlayacağına dair artan endişeyi de yansıtıyor.
“Ukrayna’da savaş durursa … [Rusya’nın] isteği askerlerini meşgul tutmaktır,” diyen üst düzey bir NATO diplomatı, bu askerlerin “bizim yönümüze kaydırılma” olasılığının yüksek olduğunu savundu.
Diplomat, “Avrupa [kendi] savunmasını üstlenmelidir,” diye ekledi. Fakat özellikle Doğu Avrupalılar, kıta askeri açıdan bağımsız hale gelene kadar, ABD hakkında “böyle konuşmamak” gerektiğini düşünüyor ve, “Bu gerçekten tehlikeli [ve] aptalca,” diyor.