Avrupa

Litvanya nükleer silah yasağını kaldırmaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Litvanya’da parlamentoda temsil edilen partiler, ülkede nükleer silah ve yabancı askeri üslerin konuşlandırılmasını yasaklayan anayasal hükmün kaldırılması konusunda uzlaştı. Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, değişikliğin kısa vadede nükleer silah konuşlandırılması anlamına gelmediğini, ancak güvenlik ortamının daha da kötüleşmesi halinde ülkeye hareket alanı sağlayacağını söyledi.

Litvanya’da parlamentoda temsil edilen partiler, ülkede nükleer silah ve yabancı askeri üslerin konuşlandırılmasını yasaklayan anayasal hükmün kaldırılmasını öngören plan üzerinde uzlaştı.

Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda’nın açıklamasına göre, anayasa değişikliği Sovyetler Birliği’nden ayrılmanın ardından getirilen kısıtlamaları kaldırmayı amaçlıyor.

Düzenlemenin yürürlüğe girebilmesi için parlamentoda yapılacak iki ayrı oylamada milletvekillerinin üçte ikisinin desteği gerekiyor.

Nauseda, perşembe günü parlamento parti liderleriyle yaptığı görüşmenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Jeopolitik ortam kötüleşiyor. Anayasamız, jeopolitik koşulların bugünkünden tamamen farklı olduğu dönemde kabul edildi” ifadelerini kullandı.

Reuters’ın aktardığı açıklamaya göre Cumhurbaşkanı, hükümetin yakın vadeli planlarında Litvanya’ya nükleer silah konuşlandırılmasının yer almadığını, ancak yasağın kaldırılmasının güvenlik koşullarının daha da kötüleşmesi halinde ülkeye gerekli adımları atma imkanı sağlayacağını söyledi.

Nauseda, Litvanya’nın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na taraf olmaya devam edeceğini de vurguladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2024 yılının sonunda nükleer caydırıcılık alanındaki devlet politikasını düzenleyen güncellenmiş doktrini onaylamış, böylece nükleer güçler tarafından desteklenen nükleer olmayan tehditlere karşı da Rusya’nın nükleer silah kullanma imkanını genişletmişti.

Rus yetkililer arasında NATO ülkelerine yönelik nükleer tehditlerde en sık öne çıkan isimlerden biri olan Dmitriy Medvedev’in açıklamaları da bu tartışmaların parçası oldu.

Geçen yıl Medvedev’in açıklamalarından birinin ardından Donald Trump, kendisine “sözlerine dikkat etmesi” çağrısında bulunmuştu.

Bazı Rus uzmanlar da caydırıcılık amacıyla nükleer saldırı düzenlenmesi yönünde çağrılar yaptı. Bunlar arasında Dış ve Savunma Politikası Konseyi Başkanlık Divanı Başkanı Sergey Karaganov ile savaş öncesinde Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’nın Rusya ofisini yöneten Dmitriy Trenin de yer aldı.

Kaynak metne göre bu gelişmeler ve Donald Trump’ın Avrupa ülkelerini savunma konusundaki kararlılığına ilişkin belirsizlikler, Avrupa’da kendi nükleer caydırıcılık kapasitesinin oluşturulmasına yönelik tartışmaları güçlendirdi.

Bu kapsamda İngiltere ve Fransa’nın katkısıyla ortak bir nükleer şemsiye oluşturulması olasılığı da gündeme geliyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron mart ayı başında ülkesinin nükleer stratejisinde değişiklik yapılacağını ve “Fransız caydırıcılığında yeni bir aşamaya” geçileceğini açıklamıştı.

Fransa’nın halen yaklaşık 290 nükleer savaş başlığı bulunduğu, bunların sayısının artırılmasının planlandığı ve Fransız nükleer şemsiyesinin müttefik ülkelere genişletilmesinin hedeflendiği belirtiliyor.

Macron, Almanya, Polonya, Yunanistan, Hollanda, Belçika, Danimarka ve İsveç ile yürütülecek işbirliğinin nükleer silahların kullanılacağı ortak tatbikatları ve Fransız savaş uçaklarının bu silahlarla söz konusu ülkelerde geçici olarak konuşlandırılmasını da kapsayacağını duyurmuştu.

Dört ay önce Finlandiya da ülkesinde nükleer silah konuşlandırılmasını yasaklayan düzenlemeyi kaldırma planını açıklamıştı.

Vilnius merkezli Jeopolitik ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi Direktörü siyaset bilimci Linas Kojala, Reuters’a yaptığı değerlendirmede, Litvanya’da mevcut anayasal kısıtlamanın günümüzün jeopolitik koşullarıyla bağdaşmadığı konusunda geniş bir siyasi uzlaşının oluştuğunu söyledi.

Kojala, NATO müttefiklerinin nükleer silahlarının caydırıcılığın temel unsurlarından biri haline geldiğini belirterek, “Bu nedenle caydırıcılığın bu unsurunun güçlendirilmesinin önünde engel bulunmaması önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Litvanya ayrıca Almanya’ya ait zırhlı tugaya ev sahipliği yapıyor. İlk aşamada yaklaşık 500 askerden oluşan birlik için altyapı çalışmaları sürüyor.

Hızlandırılmış konuşlandırma planına göre tugayın personel sayısının 2027 yılına kadar 5 bine ulaşması ve tam operasyonel kapasiteye erişmesi öngörülüyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version