Ortadoğu

Lübnan hükümeti Hizbullah’ın silahsızlandırılması kararını erteledi

Yayınlanma

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, dünkü kritik Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve devletin tüm silahlar üzerindeki tekelinin sağlanmasına yönelik kararın gelecek haftaya ertelendiğini duyurdu.

Selam, “ABD’nin [Hizbullah’ın silahsızlandırılması için] teklifine ilişkin tartışmayı önümüzdeki perşembe gününe ertelemeye karar verdik” dedi.

Başbakan, Lübnan’ın BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararına olan bağlılığını ve yıl sonuna kadar devletin silah üzerindeki tekelini sağlamayı taahhüt ettiklerini vurguladı. “Lübnan ordusuna, yıl sonuna kadar silahlara ilişkin bir uygulama planı geliştirme ve bu planı 31 Ağustos’tan önce Bakanlar Kurulu’na sunma görevi verilmiştir” dedi.

Hizbullah ve Emel Hareketi bakanları toplantıyı terk etti

Hizbullah ve Emel Hareketi’ne bağlı bakanlar, salı akşamı sona ermeden önce toplantıdan ayrıldı. Lübnanlı gazeteci Halil Nasrallah, bu durumu, “Direnişi silahsızlandırma sürecini oldubittiye getirme çabası ve kurulan bir tuzağın işareti” olarak yorumladı.

Nasrallah, “Bakanlar Kurulu, orduya İsrail saldırılarına karşı Lübnan’ı savunacak bir plan hazırlama görevi vermedi; onun yerine silahları (Hizbullah’ın silahlarını) sınırlayacak bir plan hazırlamasını ve bu planı ağustos sonunda sunmasını istedi. Bu, Lübnan’da sözde ‘savunma’ düşüncesinin geldiği noktadır. Korkaklığı benimsemiş bir grubun zihniyetiyle karşı karşıyayız” dedi.

Enformasyon Bakanı Paul Morcos da toplantı sonrası yaptığı açıklamada, Hizbullah ve Emel Hareketi’nin toplantıyı, “silah tekelinin devlete ait olması yönündeki kararla yaşanan görüş ayrılığı nedeniyle” terk ettiklerini söyledi.

Toplantının saat 15.00’te başladığı ve yaklaşık beş saat sürdüğü aktarıldı.

Kasım: Silahlarımızı teslim edersek saldırılar bitmeyecek

Toplantı sırasında konuşan Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, direnişin silahlarını teslim etmeyeceğini açıkça dile getirdi. “Silahlarımızı teslim edersek saldırılar durmaz, bunu İsrailli yetkililer açıkça söylüyor” dedi.

Kasım ayrıca, direnişin Taif Anlaşması’nda yer aldığını ve anayasal bir konu olduğu için oylamaya değil, ulusal uzlaşıya tabi olduğunu vurguladı. Kasım “Hükümet programı egemenliğin korunmasından bahsediyor. Peki İsrail, ABD ve bazı Arap ülkelerinin isteğiyle silah bırakmak egemenliği korumak mıdır” diye sordu.

Kasım, “Bize saldırıları caydırmaktan söz ediyorsunuz. Peki bu ülkeyi felaketten koruyacak devlet nerede? Sınırları savunacak mekanizma nerede? Madem ki bunu yapamıyorsunuz, en azından kendi savunma kapasitemizi koruyup geliştirmemize izin verin” dedi.

Kasım, ABD temsilcisi Tom Barrack’ın, Hizbullah’ın 30 gün içinde tüm silahlarını teslim etmesi yönünde talepte bulunduğunu da açıkladı. Ayrıca, “Eğer İsrail geniş çaplı bir saldırı başlatırsa, topraklarına füzeler yağar” uyarısında bulundu.

Hizbullah’a yakın kaynaklar, Kasım’ın bu sert açıklamalarının, Washington’un son taleplerine karşılık olarak yapıldığını söyledi.

Hükümete “silah bırakma baskısı” krizi büyüyor

Hükümete yakın kaynaklar, Lübnan’daki hiçbir siyasi gücün hükümeti devirmeyi amaçlamadığını; ancak ABD’ye yakın olan Lübnan Kuvvetleri Partisi’nin, Hizbullah’ın silahsızlandırılması için bir takvim belirlenmesi konusunda ısrarcı olduğunu ve bu sağlanmazsa “gerilimi tırmandıracağı” sinyalini verdiğini aktardı.

Washington da Lübnan hükümetine Hizbullah’ı silahsızlandırması yönünde yoğun baskı uyguluyor. Hizbullah ise, silahlarının devlet çatısı altında, savunma stratejisi kapsamında değerlendirilebileceğini, ancak bunun tamamen iç mesele olduğunu ve İsrail saldırıları sona ermeden böyle bir tartışmanın başlayamayacağını belirtiyor.

Hizbullah ayrıca, İsrail’in geçen yılki ateşkesten bu yana işgal ettiği Lübnan’ın güneyindeki beş noktadan çekilmesini de temel ön koşul olarak sunuyor.

ABD ve İsrail, Lübnan’ın şartlarını reddetti

Lübnan hükümeti, ABD’nin sunduğu ve Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını da içeren yol haritasına karşılık olarak bir yanıt metni hazırladı. Bu yanıtta, ilk adım olarak İsrail’in Lübnan’daki işgal bölgelerinden çekilmesi ve günlük saldırılarını durdurması gerektiği vurgulandı.

Ancak İsrail ve ABD’nin bu koşulları reddettiği, bölgede yeni bir askeri tırmanış ihtimalinin arttığı belirtiliyor.

İsrail saldırıları sürüyor

Hizbullah, ateşkes anlaşması çerçevesinde Litani Nehri’nin kuzeyine çekildiğini açıklamıştı. Ancak Kasım 2023’te varılan ateşkesten bu yana, İsrail’in Lübnan’ın güney ve doğusuna düzenlediği saldırılarda 200’den fazla kişi öldü.

İsrail basını, Tel Aviv yönetiminin Hizbullah tamamen silahsızlandırılana kadar saldırılarını sürdüreceğini, gerekirse yeni bir savaşa hazır olduğunu yazdı.

Pazartesi günü, İsrail’e ait bir insansız hava aracının güney Lübnan’a düzenlediği saldırıda bir kişi öldü, dört kişi yaralandı.

Reuters’a konuşan kaynaklar, Washington’un artık İsrail’e saldırıları durdurması ya da çekilmesi yönünde baskı yapmayacağını, önce Lübnan hükümetinin Hizbullah’ı hızla silahsızlandırmaya yönelik taahhütte bulunmasını beklediğini aktardı. ABD’nin bu sürecin onaylanması için bir bakanlar kurulu kararı istediği belirtildi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version