Ortadoğu
“Lübnan hükümetinin silahsızlanma kararını uygulamak imkansız”
Lübnan hükümeti, ABD’nin silahsızlanma önerisi doğrultusunda ülkedeki tüm silahlı grupların faaliyetlerini sona erdirerek silahların devlet tekeline alınmasını öngören kararı kabul etti. Hizbullah dahil olmak üzere tüm örgütlerin yıl sonuna kadar silahsızlandırılmasını hedefleyen karar, siyasi ve toplumsal alanda geniş yankı uyandırdı. Karara hem hükümet içinden hem de halktan sert tepkiler gelirken, uzmanlar bunun sahada uygulanmasının neredeyse imkânsız olduğunu belirtiyor.
ABD’nin baskısı altındaki Lübnan hükümeti, Hizbullah dahil ülkedeki tüm silahların devlet tekeline alınmasını ve grupların elindeki silahların yıl sonuna kadar toplanmasını öngören kararı kabul etti. Karar, ülkede siyasi ve toplumsal yankılara neden olurken, ABD tarafından ise “cesurca” ve “tarihi” bir adım olarak değerlendirildi.
Silahsızlanma kararı, Cumhurbaşkanı Joseph Avn başkanlığında Baabda Sarayı’nda düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısında alındı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Enformasyon Bakanı Paul Markus, hükümetin, devlet otoritesini yeniden tesis etmeyi, ülke genelinde istikrarı sağlamayı ve yeniden inşayı hedeflediğini vurguladı.
Markus, “Toprakların tamamında, Hizbullah dahil olmak üzere, silahlı varlığın sona erdirilmesi ve sınırda ordunun konuşlandırılması konusunda mutabık kaldık” ifadelerini kullandı. Ayrıca, hükümetin ABD önerisinin hedeflerini benimsediğini ve Lübnan ordusunun, silahların toplanmasına yönelik ayrıntılı bir plan hazırlayacağını da duyurdu.
Bazı bakanlar toplantıyı terk etti
Bakan Markus, bazı bakanların tüm ikna çabalarına rağmen toplantıyı terk ettiğini, ancak hükümetten çekilmediklerini belirtti. Çalışma Bakanı Muhammed Haydar, El-Cedid televizyonuna yaptığı açıklamada, ABD önerisini onaylamadıkları için toplantıyı terk ettiklerini ancak konunun daha sonra yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini söyledi.
Adalet Bakanı Adnan Nassar ise söz konusu bakanların Lübnan ordusunun rolünü desteklediğini ve silahların tek elde toplanması ilkesine karşı olmadıklarını aktardı.
ABD’den tam destek: “Tarihi ve cesurca”
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Lübnan hükümetinin kararını X hesabından yaptığı açıklamalarla destekledi. Kararı, Kasım 2024’te İsrail ile yapılan Ateşkes Anlaşması’nın, BMGK’nın 1701 sayılı kararı ile Taif Anlaşması’nın uygulanması yönünde “tarihi ve cesurca” bir adım olarak nitelendiren Barrack, Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Nevvaf Selam’ı tebrik etti.
“Bu haftaki Bakanlar Kurulu kararları, nihayet Lübnan için ‘Tek Millet, Tek Ordu’ çözümünü hayata geçirmiştir. Lübnan halkının yanındayız.” diyen Barrack, ABD Başkanı Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Mark Rubio’nun da Hizbullah’a karşı güçlü bir Lübnan devleti hedefini desteklediğini vurguladı.
Hizbullah’tan tepki: “Bu büyük bir hata”
Karara en sert tepki Hizbullah’tan geldi. Hizbullah, hükümetin aldığı kararın “Lübnan’ı İsrail’e karşı direniş silahından mahrum bırakacağını” ve bunun “büyük bir hata” olduğunu savundu. Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, 30 Temmuz’da yaptığı açıklamada, silah bırakmanın Lübnan’ın iç meselesi olduğunu belirterek, “İsrail için silah bırakmayacağız” dedi.
Sokaklarda protesto
Kararın ardından Hizbullah’a destek veren Lübnanlılar, başkent Beyrut’un Dahiye semti başta olmak üzere Baalbek, Nebatiye ve Sur kentlerinde protesto gösterileri düzenledi. Yüzlerce araç ve motosikletin yer aldığı gösterilerde, hükümetin silah toplama kararına tepki gösterildi.
Göstericiler, yollarda lastik yakarak trafiği durdurdu, Hizbullah bayraklarıyla hükümeti ve İsrail’i hedef alan sloganlar attı. Güvenlik güçleriyle yer yer gerginlik yaşandı.
Yıl sonuna kadar plan hazırlanacak
Bakanlar Kurulu, alınan karar kapsamında Lübnan ordusuna, yıl sonuna kadar silahların toplanmasına ilişkin kapsamlı bir plan hazırlama görevi verdi. Planın uygulamaya geçmesi halinde, Hizbullah dahil olmak üzere tüm silahlı yapıların faaliyetleri sonlandırılacak ve ülke genelinde askeri kontrol devlet tekelinde olacak.
Hizbullah kaynakları gerilimin tırmanacağı uyarısında bulundu
The Cradle‘a konuşan Hizbullah kaynakları, hükümetin kararının “uygulanmasının imkânsız” olduğunu belirtirken, örgütün “ölümüne bile olsa her türlü çatışmaya hazır olduğunu” söyledi. Kaynaklar, Hizbullah’tan silahsızlanmasının istendiği bir dönemde yabancı aktörlerin rakip Lübnanlı gruplara silah sağladığına dair partinin elinde istihbarat bulunduğu uyarısında bulunarak bunun “son derece şüpheli bir çelişki” olduğunu aktardılar.
Cradle’ın haberinde şu değerlendirmeye yer verildi: “Lübnan’ın siyasi ve güvenlik ortamı şu anda kritik bir kavşakta. Güvenlik gerginliklerinden siyasi anlaşmazlıklara kadar, paydaşlar arasında derin bir güvensizlik söz konusu. Dış baskılar artmaya devam ediyor ve bugünkü Bakanlar Kurulu oturumu önemli bir dönüm noktası olabilir- ya zayıf ve şartlı bir sükunete ya da sokaklara yayılabilecek daha geniş bir siyasi patlamaya doğru…”