Diplomasi
Lukoil’in 20 milyar dolarlık dış varlık satışı için BAE’den ortaklık arayışı
ABD merkezli yatırım fonu Carlyle, Lukoil’in yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki uluslararası varlıklarını satın alma planı kapsamında Birleşik Arap Emirlikleri’nden yatırımcılarla ortaklık görüşmelerine başladı. Reuters’ın kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre görüşmeler, özellikle yaptırım listesinde bulunan ticaret birimi Litasco ve Lukoil’in küresel portföyünün devralınması süreçlerini kapsıyor.
ABD merkezli özel sermaye fonu Carlyle, Lukoil’in uluslararası varlıklarını satın alma sürecinde Birleşik Arap Emirlikleri’nden yatırımcılarla ön görüşmelere başladı.
Reuters’ın konuya aşina üç kaynağa dayandırdığı habere göre Carlyle, olası bir satın alma işleminde stratejik ortaklık kurmak amacıyla BAE fonlarıyla temas kurdu.
Sürece vakıf kaynaklar, Mubadala, XRG ve IHC gibi yatırım şirketlerinin, satışın gerçekleşmesi durumunda Lukoil portföyünden pay almak üzere Carlyle temsilcileriyle görüştüğünü belirtti.
Söz konusu varlıkların toplam değerinin 20 milyar dolara kadar ulaşabileceği ifade ediliyor. BAE merkezli şirketlerin, özellikle Lukoil’in Dubai merkezli ticaret birimi Litasco Middle East DMCC ile ilgilendiği kaydedildi.
Litasco’nun Dubai birimi, Temmuz 2025’te Birleşik Krallık tarafından yaptırım listesine alınmıştı. Öte yandan Carlyle’ın, Lukoil’in küresel portföyünü parçalamadan bir bütün halinde devralmayı hedeflediği belirtiliyor.
Yönetimi altında 474 milyar dolar değerinde varlık bulunan Washington merkezli Carlyle, dünyanın en büyük doğrudan yatırım şirketlerinden biri olarak biliniyor.
1987 yılında kurulan fonun, ABD Başkanı Donald Trump ile uzun süreli iş ilişkileri bulunuyor. Şirket, 2005 yılında Trump’tan Manhattan’da 1,8 milyar dolar değerinde arsa ve bina satın almıştı.
Carlyle’ın kurucu ortağı milyarder David Rubenstein ile Trump arasındaki kişisel yakınlık da dikkat çekiyor.
Rubenstein, 2024 yılında yaptığı bir açıklamada, Trump’ın ikinci başkanlık döneminde de 2016’daki ilk döneminde olduğu gibi yapıcı ilişkiler kurabileceklerine inandığını ifade etmişti.
Trump’ın geçmişte Rubenstein hakkında, “David aradığında ‘evet’ derim” şeklinde konuştuğu biliniyor.
Lukoil, 29 Ocak 2026 tarihinde yurt dışı varlıklarının Carlyle’a satışı konusunda ön mutabakat sağlandığını duyurmuştu. İşlemin tamamlanması için ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) dahil olmak üzere ilgili düzenleyici kurulların onayı gerekiyor.
Lukoil’in Avusturya, ABD, Romanya, Bulgaristan, Meksika, Azerbaycan ve Romanya gibi pek çok ülkede projeleri bulunuyor. ABD yaptırımları, şirketin bu varlıklar üzerindeki yönetim yetkisini ve operasyonel kabiliyetini kısıtlıyor.
Lukoil tarafından yapılan açıklamada, Carlyle ile yürütülen müzakerelerin Kazakistan’daki varlıkları kapsamadığı belirtildi. Şirketin Kazakistan’daki Karaçaganak ve Tengiz petrol sahalarında önemli payları bulunuyor.
ABD Hazine Bakanlığı, Ekim ayı sonunda Rusya’nın barış sürecine ilgisiz kaldığı gerekçesiyle Lukoil ve Rosneft’e yönelik ağır yaptırımlar uygulamaya başlamıştı.
Bu yaptırımlar, şirketlerin ABD’deki varlıklarının dondurulmasını ve ABD’li kurumların bu şirketlerle iş yapmasını yasaklıyor.
OFAC, 14 Ocak’ta yayımladığı bir lisansla, Lukoil’in uluslararası varlıklarının satışına ilişkin işlemler için 28 Şubat’a kadar geçici izin verdi. Kremlin, Lukoil varlıklarının satışında temel önceliğin Rus şirketinin çıkarlarının korunması olduğunu açıkladı.