Avrupa

Macaristan Başbakanı Orbán’dan AB liderler zirvesi sonrası açıklama

Yayınlanma

Macaristan Başbakanı Orbán, Brüksel’deki AB zirvesini bir “savaş konseyine” benzeterek, toplantıların barıştan ziyade Rusya’yı yenmeye odaklandığını söyledi. Ukrayna’daki çatışmanın kökenlerine dair “kimin kime saldırdığının net olmadığını” savunan Orbán, dondurulan Rus varlıklarına el konulmasının Avrupa ekonomisi için ağır bedeller doğuracağı uyarısında bulundu.

Macaristan Başbakanı Viktor Orbán, Avrupa Birliği liderlerinin Brüksel’de gerçekleştirdiği son zirveyi sert ifadelerle eleştirdi.

Toplantının siyasi bir istişareden ziyade bir “savaş konseyi” havasında geçtiğini belirten Orbán, görüşmelerin yüzde 90’ının Avrupa’nın Rusya’yı nasıl yenebileceği üzerine kurgulandığını, barış ihtimalini konuşanların ise yalnızca Macaristan, Çekya ve Slovakya temsilcileriyle sınırlı kaldığını ifade etti.

Orbán, zirve sonrasında düzenlediği basın toplantısında, Batı’nın savaşa yaklaşımını ve mali stratejilerini hedef aldı.

Ukrayna’daki çatışmanın niteliğine dair yorum yapan Macaristan Başbakanı, “küçük bir ülkenin saldırıya uğradığı” yönündeki genel kabulü sorgulayarak, “Kimin kime saldırdığı pek de açık değil” değerlendirmesinde bulundu.

Savaşın faturası Avrupa halklarına çıkacak

Brüksel’deki gündemin en kritik başlıklarından biri olan dondurulan Rus varlıklarının kullanımı konusunda Macaristan’ın çekincelerini dile getiren Orbán, bu fonlara dokunulmasının tehlikelerine dikkat çekti.

Rusya’nın dondurulan varlıklarına el konulmasının fiili bir “savaş ilanı” anlamına geleceğini savunan Orbán, böyle bir adımın atılması halinde Macaristan’ın Batı Avrupa’daki kendi döviz rezervlerinin de risk altına gireceğini vurguladı.

Macaristan Başbakanı, Batılı liderlerin savaşın maliyetine dair büyük bir yanılgı içinde olduğunu şu sözlerle anlattı:

“Evlerinde huzurla kahvaltılarını yapıp kahvelerini içerken, ahlaki açıdan ne kadar doğru bir iş yaptıklarını düşünüyorlar. Saldırıya uğrayan -ki o kadar da küçük değil ve kimin kime saldırdığı da net değil- bir ülkeye yardım ettiklerini ve bunun kendilerine hiçbir maliyeti olmadığını sanıyorlar. Ancak günün sonunda faturayı ödeyen onlar olacak.”

Orbán’a göre, Batı dünyası savaşın maliyetinin Rusya’dan alınacak savaş tazminatlarıyla karşılanacağını varsayıyor ancak bu planın işlemesi için Rusya’nın mutlak bir yenilgiye uğratılması gerekiyor.

Bu durumun Avrupa Birliği’ni Rusya’yı yenmek için doğrudan bir mali çıkar döngüsüne soktuğunu belirten Orbán, sürecin artık siyasi bir mesele olmaktan çıkıp ekonomik bir zorunluluğa dönüştüğünü ifade etti.

AB liderleri, Ukrayna’ya 90 milyar avroluk finansman paketinde anlaştı

Büyük güçlerin baskısı vetoyu engelledi

Ukrayna’ya sağlanacak 90 milyar avroluk kredi paketini bir “savaş kredisi” olarak tanımlayan Orbán, bu borcun nihayetinde Ukrayna tarafından ödenemeyeceğini ve yükün Avrupa vatandaşlarının sırtına bineceğini vurguladı.

Macaristan, Çekya ve Slovakya’nın bu mali yükümlülüğün dışında kalmayı başardığını belirten Başbakan, Avrupa’nın gelecek nesillerinin borçlandırıldığını savundu.

Zirvede neden veto hakkını kullanmadığına dair soruları yanıtlayan Orbán, üzerindeki siyasi baskıyı çarpıcı bir metaforla açıkladı.

Veto kartını kullanması durumunda “göğsüne aynı anda bir Alman, bir Fransız ve bir İtalyan çizmesinin basılacağını” söyleyen Orbán, gelişmiş göğüs kaslarına rağmen bu baskının dayanılamaz olacağını ifade etti.

Macaristan Başbakanı, veto kullanmanın ülkesini Avrupa’nın tüm büyük savaş yanlısı devletlerinin doğrudan ve ani düşmanı haline getireceğini belirtti.

Almanya ve EPP hedef tahtasında

Avrupa’nın bir savaşa doğru sürüklendiğini ve mevcut durumun Birinci ve İkinci Dünya Savaşı öncesi dönemleri andırdığını savunan Orbán, kıtanın “savaş yanlısı” tutumundan dolayı Avrupa Halk Partisi’ni (EPP) ve Almanya’yı sorumlu tuttu.

EPP’yi “lider savaş partisi” olarak tanımlayan Orbán, Almanya’da yakın vadede bir genel seçim beklenmediği için barış yanlısı güçlerin yasama organında etkili olma şansının düşük olduğunu dile getirdi.

Macaristan Başbakanı, tarihsel figürler Miklós Horthy ve István Tisza’ya atıfta bulunarak, Avrupa’nın Macaristan’ı savaşa sürüklemesini engellemek için bu liderlerden bile daha büyük bir siyasi performansa ihtiyaç duyulacağını söyledi.

İç siyaset ve AB fonları

Gelecek planlarına da değinen Orbán, öncelikli hedefinin seçimleri kazanmak olduğunu vurguladı.

Brüksel’de yedi yıllık bütçe görüşmelerinin Macaristan seçimlerinin sonucunu beklediği için yavaş ilerlediğini dile getiren Orbán, seçim zaferinin ardından Macaristan’ın hakkı olan 28 milyar avroyu alana kadar veto kozunu kullanacağını belirtti.

Muhalefetteki Tisza Partisi’ni “Avrupa Halk Partisi’nin Macaristan şubesi” olarak nitelendiren Orbán, bu partinin iktidara gelmesi durumunda müzakerelerin seyrinin tamamen değişeceğini öne sürdü.

Konuşmasının sonunda Brüksel’deki atmosferi yumuşatan kişisel gözlemlerine de yer veren Orbán, şehrin gece hayatını ve eski kent merkezini överek, “Burada olup biten her şey bizim için kötü, yoksa mekan aslında güzel” ifadelerini kullandı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version