Avrupa
Macron hükümeti, “aşırı sağcı” gencin ölümünden “aşırı sol”u sorumlu tuttu
Fransa’da hükümet, “Quentin D.” isimli sağcı gencin Lyon’da öldürülmesinden “aşırı sol”un sorumlu olduğunu öne sürdü.
Le Monde’da yer alan habere göre Adalet Bakanı Gérald Darmanin, 15 Şubat Pazar günü yaptığı açıklamada, “aşırı sağcı” bir Fransız gencin ölümcül bir şekilde dövülmesinin arkasında “aşırı sol”un olduğunu ve bu olayın ülkedeki siyasi gerilimi tırmandırdığını söyledi.
Darmanin ayrıca, parlamentodaki en büyük sol parti olan La France Insoumise’den (Boyun Eğmeyen Fransa – LFI) olanlar da dahil olmak üzere solcu politikacıları, kullandıkları dil ile şiddeti körüklemekle suçladı.
“Quentin D.” olarak tanımlanan 23 yaşındaki kurban, Lyon’da saldırıya uğradıktan sonra perşembe günü hastaneye kaldırılmış ve komaya girmişti.
Destekçileri, Avrupa Parlamentosu’ndaki LFI üyesi Rima Hassan’ın Sciences Po Lyon üniversitesinde yaptığı bir konuşmaya karşı düzenlenen protesto sırasında güvenliği sağlarken, rakip aktivistlerden oluşan bir çete tarafından saldırıya uğradığını söylediler.
Lyon savcılığı cumartesi günü AFP’ye, kurbanın yaralarından dolayı öldüğünü bildirdi.
Ağırlaştırılmış adam öldürme şüphesiyle soruşturma açıldığını belirten savcılık, pazar günü “önemli” tanık ifadeleri toplandığını ve soruşturmacıların faillerin kimliklerini tespit etmek için çalıştıklarını ekledi.
Darmanin, RTL radyosuna demeçte şunları söyledi:
“Onu öldürenlerin aşırı solcular olduğu açık. Özellikle La France Insoumise ve aşırı solun yaptığı konuşmalar var ki, bunlar ne yazık ki sosyal ağlarda ve ardından fiziksel dünyada dizginlenemeyen şiddete yol açıyor.”
“Sözler öldürebilir,” diyen Darmanin, Hassan ve LFI lideri Jean-Luc Mélenchon’u “genç adamın ailesine söyleyecek bir sözleri olmadığı” için suçladı.
“Aşırı sağ”a yakın Némésis kolektifine göre, Quentin protestocuların güvenliğini sağlıyordu ve “antifaşist” aktivistler tarafından saldırıya uğradı.
Ailenin avukatı yaptığı açıklamada, Quentin’in “sayısal olarak çok üstün, silahlı, bazıları yüzleri maskeli, organize ve eğitimli kişiler” tarafından pusuya düşürülmüş gibi göründüğünü söyledi.
Bu olay, mart ayında yapılacak yerel seçimler ve 2027 başkanlık seçimleri öncesinde Fransa’da “aşırı sağ” ve “radikal sol” arasındaki gerilimi daha da artırdı.
Yolsuzluk suçundan mahkum olmasına rağmen 2027’de aday olmayı hâlâ uman Ulusal Birlik (RN) lideri Marine Le Pen, X’te “bu linçten sorumlu barbarların” adalete teslim edilmesi gerektiğini söyledi.
Quentin’in anısına sağcılar tarafından düzenlenen gösteriler, güneydeki Montpellier ve Paris şehirlerinde gerçekleşti. Protestocular, “antifa katilleri, Quentin için adalet” yazılı bir pankart açtı.
“Aşırı sağ”, LFI’nın antifaşist gençlik kolu olan La Jeune Garde’yi (“Genç Muhafızlar”) suçladı.
Fakat örgütün kurucusu ve LFI milletvekili Raphaël Arnault, ölümcül darp olayına “dehşet” duyduğunu ifade etti.
LFI milletvekili Eric Coquerel, Franceinfo’ya verdiği demeçte “tüm siyasi şiddeti” kınadı, fakat Hassan’ın güvenliğinden sorumlu aktivistlerin “olanlarla hiçbir şekilde ilgisi olmadığını” söyledi.
Bunun yerine, “aşırı sağcı grupların” şiddetiyle damgalanan güneydoğu kentindeki özel bir “bağlam”a işaret etti.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise “sükûnet” ve ‘ihtiyat’ çağrısında bulundu.
Macron, “Öldüren nefretin ülkemizde yeri yoktur,” derken, olayın ardından İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, yetkililere “siyasi toplantılar ve seçim kampanyası ofisleri çevresinde güvenlik önlemlerini artırmaları” çağrısında bulundu.
Gelecek ay yeniden seçime girecek olan Lyon’un Yeşil belediye başkanı Grégory Doucet, yaşananların “bir trajedi” olduğunu belirterek, “şehrin merkezinde bu tür bir şiddet patlamasının kabul edilemez” olduğunu ekledi.