Bizi Takip Edin

Avrupa

Meloni AB’nin “yeşil kurallarına” karşı mücadele sözü verdi

Yayınlanma

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, AB’nin 2035 yılından sonra fosil yakıtla çalışan yeni otomobil motorlarının satışını yasaklamasını “kendi kendini yok eden” bir politika olarak değerlendirdi ve Brüksel’e “bu tercihleri düzeltmesi için” baskı yapma sözü verdi.

Çarşamba günü İtalyan sanayi birliği Confindustria’ya hitap eden başbakan, on yıl içinde yeni hafif araçlar için tüm AB pazarının elektrikli araçlaara “zorla dönüştürülmesinin” “bir strateji olarak çok akıllıca olmadığını” savundu.

Avrupa’nın Yeşil Mutabakatının “feci etkilerini” ve “ideolojik yaklaşımını” eleştiren Meloni, “Yeşil geçiş, binlerce işi yok etmek ya da zenginlik ve istihdam üreten tüm endüstriyel segmentleri ortadan kaldırmak anlamına gelemez,” dedi.

Meloni, AB’nin teknolojik tarafsızlık ilkesini izleyerek, elektrikli araçlara toptan geçişi öngörmek yerine, her üye devletin CO₂ emisyonlarını azaltmak için kendi taktiklerini tanımlamasına izin vermesi gerektiğini savundu.

İtalyan liderden hammadde ve tedarik zinciri uyarısı

“Avrupa’nın endüstriyel kapasitesini savunmak istiyoruz” diyen Meloni, elektrikli araçlar söz konusu olduğunda AB’nin hammaddelere sahip olmadığını ve değer zincirini kontrol etmediğini savundu.

Meloni, “Bu tercihleri düzeltmek için güçlü bir şekilde çalışmaya devam edeceğimi taahhüt ediyorum. Kirletici emisyonları azaltma yolunu izlemek istiyoruz . . sağduyu ile … mevcut tüm teknolojilerden yararlanarak … on binlerce işi kurtararak,” dedi.

Meloni, “Avrupa’nın dostu olanlar neyin işe yaramadığını gösterme cesaretine sahip olmalıdır,” diyerek hükümetinin bu politikaları “düzeltme” taahhüdünü yineledi.

Eski İtalya Başbakanı ve eski Avrupa Merkez Bankası başkanı Mario Draghi’nin Avrupa’nın rekabet gücüne ilişkin kısa süre önce yayınlanan raporuna atıfta bulunan Meloni, “Avrupa’nın iddialı çevresel hedefleri, bu hedeflere ulaşmak için tutarlı bir planla birlikte yeterli yatırım ve kaynaklarla desteklenmelidir,” dedi.

İtalya, Almanya ve otomobil parçaları üreten Çek Cumhuriyeti gibi bazı doğu Avrupa ülkelerinin, AB’nin 2035 yılına kadar yeni içten yanmalı motorların satışının yasaklanması anlamına gelen otomobil emisyon kurallarının erken ve acil bir şekilde gözden geçirilmesi yönündeki çağrılarını artırması üzerine sert eleştirilerde bulundu.

Alman bakan: Avrupa güvenilirliğini kaybediyor

2023’te kabul edilen kurallar, bloğun iddialı Yeşil Mutabakat iklim politikasının en tartışmalı bölümleri arasında yer alıyor; otomobil üreticileri ve otomobil üreticisi ülkelerin hükümetleri, yasağın ertelenmesini ya da karbon-nötr e-yakıtların kullanımına izin verilmesi de dahil olmak üzere kurallarda daha fazla esneklik talep ediyor. 

Liberal Hür Demokrat Parti (FDP) üyesi Almanya Ulaştırma Bakanı Volker Wissing, bu hafta katıldığı bir ulaştırma sektörü ticaret fuarında, “Avrupa güvenilirliğini kaybediyor çünkü kendisinin bile ulaşamayacağı hedefler koyuyor,” dedi.

Wissing, hedefler koymanın gerekli olduğunu kabul etmekle birlikte, bunların gerçekçi ve “pratikte uygulanması mümkün” olması gerektiğini söyledi.

Brüksel’in mevzuatı 2026’da gözden geçirme hakkı bulunması, aralarında Ursula von der Leyen’in Avrupa Halk Partisi (EPP) üyelerinin de bulunduğu muhafazakâr milletvekillerinin Brüksel’den bu fırsatı kullanarak yasağı yeniden gözden geçirmesini istemelerine yol açtı.

Hatta İtalya, elektrikli araçlara yönelik tüketici talebinin azalması nedeniyle kendi otomobil endüstrisi üretimin düşmesiyle derinleşen bir krizle karşı karşıya olduğundan, inceleme sürecinin önümüzdeki yıla çekilmesi için bastırıyor.

İtalya’da binek araba üretiminde büyük düşüş

İtalya’nın otomobil ve parça üreticilerini temsil eden Ulusal Otomobil Endüstrisi Tedarik Zinciri Birliğine göre, 2024 yılının ilk yedi ayında İtalya’da sadece 225.000 binek otomobil üretildi ve bu rakam geçen yılın aynı dönemine kıyasla %35,5 düşüş gösterdi.

İtalyan Sanayi Bakanı Adolfo Urso yakın zamanda düzenlenen bir iş forumunda yaptığı konuşmada, “Tasarlandığı şekliyle Yeşil Anlaşma başarısız oldu. Avrupa otomobil endüstrisi çöküyor. Kararlar alınmalı; iki yıl bekleyemeyiz,” dedi.

İtalya’nın en büyük otomobil üreticisi ve Fiat markasının sahibi olan uluslararası grup Stellantis, geçtiğimiz hafta zayıf talebi gerekçe göstererek Torino’daki tarihi fabrikasında elektrikli Fiat 500’lerin üretimine dört hafta ara verdiğini duyurdu.

Avrupa

Hindistan, Avrupa’ya mühimmat ihracatını yüzde 1600’den fazla artırdı

Yayınlanma

Hindistan, 2022’den bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat göndererek önceki dört yıla göre yüzde 1600’ün üzerinde artış kaydetti. Top mermisi ve patlayıcıları kapsayan sevkiyatların yaklaşık dörtte üçü 13 Orta ve Doğu Avrupa ülkesine yapıldı.

Hindistan, 2022 yılından bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat sevk etti. Bu miktar, önceki dört yıllık döneme kıyasla yüzde 1600’den fazla bir artışa işaret ediyor.

Bloomberg‘ün Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanlığı verilerine dayanan Trade Data Monitor kayıtlarından aktardığı bilgilere göre, sevkiyatlarda top mermileri, havan mermileri, sevk barutları ve patlayıcı maddeler yer aldı.

İhracatın yaklaşık dörtte üçü Orta ve Doğu Avrupa’daki 13 ülkeye yapıldı. Bu sevkiyatlar sayesinde Hindistan, söz konusu ülkelere mühimmat sağlayan tedarikçiler arasında 28’inci sıradan ikinciliğe yükselerek Güney Kore’nin hemen arkasına yerleşti.

Haberde, ABD ve diğer önde gelen ihracatçılarla karşılaştırıldığında bu toplam tutarın halen mütevazı bir seviyede kaldığı kaydedildi.

Teslimatlardaki tırmanış, Avrupa’daki talep artışı kadar Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin yerli savunma üretimini güçlendirme ve ordunun ithalata bağımlılığını azaltma politikasıyla da doğrudan bağlantılı görülüyor.

Hindistan makamları nisan ayında yaptıkları açıklamada, mali yıl genelindeki silah ihracatının yüzde 63 artış göstererek 4 milyar dolara ulaştığını duyurdu. Bu rakam hem fiilen tamamlanan teslimatları hem de sözleşmesi imzalanmış siparişleri kapsıyor.

Hindistan hükümeti ihraç edilen ürünlerin tam listesini ve nihai alıcıların isimlerini kamuoyuyla paylaşmıyor. Satış anlaşmaları Savunma Bakanlığının onayından geçiyor ve alıcılarla yapılan sözleşmeler mühimmatın üçüncü taraflara devrini ya da farklı amaçlarla kullanımını kısıtlayan hükümler içeriyor.

Hint yetkililer, mühimmatın plan dışı çatışma bölgelerine ulaşmasının yerel şirketlere yaptırım getirebileceğini ve ülkeye yönelik uluslararası baskıyı artırabileceğini belirtiyor.

Avrupa savunma harcamalarını artırırken ortak tedarik tartışılıyor

Avrupa Birliği Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünün haziran ayı raporu, kıtanın askeri yeteneklerini geliştirmesi ve güvenlik alanında ABD’ye olan bağımlılığını azaltması gerektiğini ortaya koyuyor.

Raporda yer alan uzman değerlendirmeleri, savunmanın güçlendirilmesi için askeri bütçelerin artırılmasını, silah ve mühimmat üretiminin genişletilmesini, ortak alımlara ağırlık verilmesini ve Avrupa savunma sanayisinin geliştirilmesini öneriyor.

Uzmanlar ayrıca AB ülkelerinin orduları arasındaki koordinasyonun iyileştirilmesini, siber saldırılar ile melez tehditlere karşı kritik altyapı güvenliğinin artırılmasını tavsiye ediyor.

Avrupa’nın yeniden silahlanma programı müttefikler arasında farklı yaklaşımları da beraberinde getiriyor.

Financial Times gazetesi, nisan ayındaki haberinde Avrupa Birliği ile NATO arasında kıtanın silahlanma programı konusunda görüş ayrılıkları yaşandığını aktarmıştı.

Brüksel alımların Avrupalı üreticilerden yapılmasını savunurken, NATO savunmada transatlantik bağların korunması gerektiğini vurguluyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

İrlanda’da kamu spotu: Toruna sarılmadan önce izin alma çağrısı yapıldı

Yayınlanma

İrlanda’da hükümet destekli We-Consent kampanyası, büyükanne ve büyükbabalara torunlarına sarılmadan önce izin almaları tavsiyesinde bulundu. Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezinin yürüttüğü çalışmaya zemin oluşturan araştırma, ülke nüfusunun yüzde 70’inin rıza kavramının anlaşılmasında sorun gördüğünü gösteriyor.

İrlanda’da hükümet destekli bir sosyal farkındalık kampanyası kapsamında büyükanne ve büyükbabalara, sarılmadan önce torunlarından izin almaları tavsiye edildi.

New York Post gazetesinin haberine göre We-Consent adlı kuruluşun hazırladığı 25 saniyelik videoda, yakın akrabaları dahi olsa her çocuğun sarılmak istemeyebileceği belirtiliyor.

Klipte iki farklı duruma yer veriliyor: İlk sahnede bir çocuk büyükanne ve büyükbabasına neşeyle sarılırken, diğerinde akrabaları kendisini kucaklamaya çalıştığında rahatsızlık hissediyor.

Kampanya yerel siyasetçileri ikiye böldü

Dublin Belediye Meclisi Üyesi Gavin Pepper çalışmaya tepki göstererek hükümetin ve sivil toplum kuruluşlarının “ölçüyü kaçırdığını” savundu.

Çocuklara kişisel sınırlara saygı duymanın ve fiziksel temas reddini kabul etmenin öğretilmesi gerektiğini belirten Pepper, yakın akrabaların sarılmasının “şüpheli bir durum gibi” sunulmaması gerektiğini ifade etti.

Bir diğer belediye meclisi üyesi Lorraine Hall ise kampanyaya destek verdi.

Eleştirenlerin videoyu fazlasıyla gerçek anlamıyla algıladığını ve dikkat çekmek amacıyla yaratıcı yöntemler kullanan sosyal reklamların yapısını hesaba katmadığını kaydeden Hall, videonun yarattığı tartışmanın hedefe ulaşıldığını gösterdiğini dile getirdi.

Ulusal çaptaki We-Consent kampanyası İrlanda’da Mart 2023 döneminde hayata geçirildi. Girişim, Adalet Bakanlığı ve Community Foundation Ireland desteğiyle Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezi tarafından yürütülüyor.

Program rıza, kişisel sınırlar ve ilişkiler konusunda farkındalık yaratmayı hedefliyor.

Merkezin kampanya öncesinde yaptığı araştırma, İrlanda halkının yüzde 70’inin ülkede rıza kavramının anlaşılması konusunda bir sorun olduğunu düşündüğünü ortaya koydu.

Araştırmaya göre her üç kişiden biri cinsel ilişkiler hakkında konuşurken rahatsızlık duyuyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Axel Springer, Avrupa’daki TikTok hisselerine talip oldu

Yayınlanma

Medya grubu Axel Springer, TikTok’un Avrupa biriminden hisse satın alma önerisinde bulundu. Şirket “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışını teyit ederken platformun ana sahibi ByteDance resmi bir görüşme yapılmadığını açıkladı.

Alman medya grubu Axel Springer, video paylaşım platformu TikTok’un Avrupa operasyonlarından hisse almak için teklif verdi. Financial Times gazetesinin haberine göre Politico ve The Telegraph gibi yayınların sahibi olan grubun bu girişimi, sosyal medyadaki antisemitizm tartışmalarının ardından gündeme geldi.

Axel Springer CEO’su Mathias Döpfner, hisse alma fikrini ocak ayında şirketin Berlin’deki genel merkezinde düzenlenen bir toplantıda dile getirdi.

Sosyal ağlardaki antisemitizm sorununa ayrılan toplantının katılımcıları arasında ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın babası olan, ABD’nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner da yer aldı.

Girişim daha sonra Avrupa Komisyonu temsilcilerine iletildi ancak süreç ilerleme kaydetmedi.

TikTok’un ana şirketi ByteDance ise hisse satışına dair resmi bir müzakere yürütülmediğini açıkladı.

Öte yandan Axel Springer, TikTok konusunda “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışına ilgi duyduklarını doğruladı.

Forbes dergisinin verilerine göre Axel Springer’ın eş sahibi ve CEO Döpfner’in serveti 22 Ekim 2026 itibarıyla 2,7 milyar dolar seviyesindeydi.

ABD pazarında zorunlu satış ortaklıkla sonuçlanmıştı

TikTok’un mülkiyet yapısına ilişkin tartışmalar daha önce ABD’de de yürütülmüştü.

Washington yönetimi, ulusal güvenlik kaygıları ve kullanıcı verilerinin korunması gerekçesiyle 2024 yılında Çin merkezli ByteDance şirketini uygulamanın ABD kolunu satmaya zorlayan bir yasayı kabul etmişti.

Yasa, satışın gerçekleşmemesi halinde platformun ülkede yasaklanmasını öngörüyordu.

Çinli şirket, Ocak 2026’da ABD pazarındaki faaliyetleri yürütmek üzere ortak bir girişim kurdu.

Yapılan anlaşmayla kurulan yeni şirketin hisselerinin yarısı Oracle ile yatırım şirketleri Silver Lake ve MGX’e devredildi.

Kalan hisseler ise ByteDance ile mevcut yatırımcılarında kaldı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English