Diplomasi
Merz, ABD ile ticaret anlaşması imzalanmasını istiyor
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Brüksel’den birkaç gün içinde ABD ile ticaret anlaşması imzalanmasını talep ediyor.
Konuyu bugünkü AB liderleri zirvesinin gündemine taşıyan Merz, bu hafta Avrupa Komisyonu’nun müzakere stratejisini “çok karmaşık” olarak nitelendirdi.
ABD Başkanı ile müzakerelerde daha fazla aciliyet ve odaklanma çağrısında bulunan Merz, bu talebini Emmanuel Macron ve Giorgia Meloni ile birlikte diğer AB liderlerine de ileteceğini söyledi.
Liderler, AB yürütme organının Trump yönetimi ile yaptığı görüşmeler hakkında akşam yemeğinde vereceği bilgileri sabırsızlıkla bekliyorlar.
Brüksel ve Washington’un bir anlaşmaya varamaması halinde, 9 Temmuz’dan itibaren tüm mallara “karşılıklı” yüzde 50 gümrük vergisi uygulanacağına dair endişeler artıyor.
Otomobil ve çelik ihracatına bazı kolaylıklar sağlarken yüzde 10’luk bir temel gümrük vergisi uygulayan İngiltere’nin ABD ile imzaladığı son ticaret anlaşmasını küçümseyen blok, şimdi daha iyisini yapmanın zor olacağı gerçeğini kabullenmeye başlıyor.
Bir üst düzey AB diplomatı çarşamba günü, “450 milyonluk nüfusu ile AB gibi bir ticaret gücünün İngiltere’den daha fazla etkiye sahip olmasını hâlâ umuyorum,” dedi.
Alman şansölyesi, önceliğin Avrupa’nın, özellikle de kendi ülkesinin otomobil, imalat, yarı iletken, ilaç, çelik ve alüminyum endüstrilerini Trump’ın uyguladığı veya uygulamakla tehdit ettiği sektöre özel gümrük vergilerinden korumak olması gerektiğini söyledi.
Fakat Trump, 1930’ların Büyük Buhranından bu yana en yüksek gümrük vergilerini uygulayarak üreticileri üretimlerini ABD’ye taşımaya ve ülkenin trilyon dolarlık ticaret açığını kapatmaya zorlarken, en çok bu vergilere bağlı.
ABD’nin 27 AB üye ülkesiyle ticaret açığı 2025 yılında toplam 232 milyar dolara ulaştı, bu da toplam rakamın yaklaşık yüzde 19’unu oluşturuyor.
Merz’in taleplerinin arkasında, Brüksel’in Alman ihracatçılarına zarar verdiğini söylediği otomobiller gibi sektörel vergileri ayırmak yerine, en yaygın mallar için yüzde 10’luk sabit bir gümrük vergisi etrafında geniş bir çerçeve oluşturabileceği yönündeki ısrarlı endişe yatıyor.
Başka bir AB diplomatı, geniş tabanlı gümrük vergisinin yürürlükte kalmasının “Avrupa Komisyonuna verdikleri bir görev olmadığını” söyledi ve “Komisyonun en riskli sektörler için bir çözüm bulmaya çalışacağını umuyoruz,” diye ekledi.
Merz’in “işi bitirme” çağrısı iki engelle karşı karşıya. İlk olarak, AB müzakere ekibi, Washington’un sınırlı kotalarla bağlantılı kısıtlı gümrük indirimi gibi küçük tavizler sunacağını ve ardından tam gümrük oranının uygulanacağı konusunda uyardı.
Bu, Merz’in başlangıçta ulaşmayı umduğu sıfır gümrük anlaşmasından çok uzak ve Trump ile şu ana kadar yapılan tek anlaşma olan Birleşik Krallık anlaşmasına benziyor.
Bu arada, Almanya’nın en büyük talebi olan otomobiller konusunda ABD ile görüşmeler özellikle zorlu geçiyor.
Merz ve Alman otomobil üreticileri, ABD’ye yaptıkları araç ithalatını, ABD’deki üretim tesislerinden ihraç ettikleri modellerle dengeleyebilecekleri bir mekanizma kurulmasını istiyor.
Ekonomi Bakanı Katharina Reiche, bu ayın başlarında ABD’ye yaptığı ziyaret sırasında böyle bir öneri sundu. BMW ve Mercedes-Benz’in ABD’de dünya çapında ihracat için bazı modellerini üreten büyük fabrikaları var. Fakat AB’nin her yıl ABD’ye 750.000’den fazla araç ihraç ettiği düşünülürse, Trump’ın bu teklifi reddetmesi halinde sınırlı bir kota anlaşmasının otomobil üreticilerine ne kadar rahatlama sağlayacağı belirsiz.
Brüksel ise Trump’ın uzun süredir AB’nin ABD’nin otomobil düzenlemelerine uyum sağlamasını istediği yönündeki arzusunun, otomotiv sektörüne yönelik baskıyı hafifletmesi için yeterince güçlü bir koz olacağını umuyor.
Mayıs ayında üye ülkelere gönderilen bir kapsam belgesinde Komisyon, otonom araçlarla ilgili ABD düzenlemelerine uyum sağlama teklifinde bulunduğunu açıkladı. Bu, on yıl önce otomobil karşılıklılığı konusundaki benzer tartışmaların transatlantik ticaret anlaşmasının çökmesine yol açmasının ardından büyük bir taviz olarak değerlendiriliyor.