Avrupa

Merz-Trump görüşmesi öncesi Almanya’da İran belirsizliği

Yayınlanma

Şansölye Friedrich Merz ile ABD Başkanı Donald Trump arasında bugün (3 Mart) yapılacak görüşme öncesinde, Alman hükümeti İran’a karşı savaşa katılmayı reddetti.

Dışişleri Bakanı Johann Wadephul pazartesi günü yaptığı açıklamada, Almanya’nın ABD veya İsrail’in askeri harekatını hiçbir şekilde destekleme niyetinde olmadığını söyledi.

Öte yandan ABD-İsrail saldırganlığı ve İran’ın misilleme eylemleri Irak ve Ürdün’de konuşlu Alman askerlerini de etkiledi.

İran’ın misillemeleri, Erbil Uluslararası Havalimanı’ndaki askeri üsse ve Ürdün’ün başkenti Amman’ın yaklaşık 100 kilometre doğusundaki El Azrak yakınlarındaki Muwaffaq Salti Hava Üssü’ne yönelikti.

Her iki üs de ağırlıklı olarak ABD askerleri tarafından kullanılıyor, bu nedenle Tahran tarafından hedef alındı. 

Ürdün ve Irak’ta Alman askeri varlığı bulunuyor

Fakat Alman askerleri de bu üslerde konuşlanmış durumda: Irak Kürdistan bölgesinde askeri eğitmenler olarak, El Azrak’ta ise IŞİD’e karşı yürütülen misyonun bir parçası olarak.

Alman hükümetine göre, toplamda yaklaşık 500 asker bulunuyor, fakat Erbil’deki asker sayısı zaten azaltılmış durumda ve mümkünse El Azrak’ta da azaltılacak.

Alman Silahlı Kuvvetlerine göre, İran’ın bugüne kadarki karşı saldırıları başarıyla püskürtüldü; Erbil’de sadece bir ABD askeri yaralandı.

İki üsteki asker konuşlandırmasının yanı sıra, Nordrhein-Westfalen fırkateyni şu anda BM misyonu UNIFIL’in bir parçası olarak Kıbrıs açıklarında seyrediyor.

UNIFIL, diğer şeylerin yanı sıra Lübnan donanmasını eğitmek için hizmet veriyor. Almanya’nın görevi haziran ayında sona eriyor.

Alman bakandan “savaşa girmeyeceğiz” açıklaması

Alman hükümeti, Orta Doğu’da konuşlanmış Alman askerlerinin İran savaşına herhangi bir şekilde dahil olduğu yönündeki iddiaları kategorik olarak reddediyor.

Pazar günü Almanya, Fransa ve İngiltere’nin ortak açıklaması, “bölgedeki çıkarlarımızı ve müttefiklerimizin çıkarlarını savunmak için gerekli tüm önlemleri alacaklarını” belirterek “savaşa girme” endişesi yaratmıştı. 

Bunu göz önünde bulunduran Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İngilizlerin Kıbrıs’taki üslerine misilleme eylemlerinden sonra Britanya’nın ilan ettiği ABD’ye destek senaryosunu resmi olarak reddetti.

Wadephul, ABD’nin saldırı için kullanabileceği Alman üssü olmadığını, Berlin’in Tahran’a karşı herhangi bir askeri harekatı destekleme veya hatta katılma konusunda “kesinlikle hiçbir niyeti” olmadığını belirtti.

Bakanın bildirdiğine göre Alman askerleri sadece doğrudan saldırılara karşı kendilerini savunacaklar.

Bundestag’daki (Federal Meclis) SPD parlamento grubunun dış politika sözcüsü Adis Ahmetovic de benzer bir görüşü dile getirdi ve “Almanya, 2003’teki Irak savaşında olduğu gibi bu savaşın bir parçası olmayacak,” dedi.

Şansölye, Trump’a karşı söz söylemiyor

ABD ve İsrail’in İran’a saldırı kararı karşısında, Şansölye Friedrich Merz, ABD başkanı ile açık bir kavgaya girmekten kaçınıyor.

Hatta POLITICO’ya göre, Merz’in verdiği mesaj “oldukça pesimist” ve şöyle: “Biz Avrupalılar kim oluyoruz da yargılıyoruz?”

Alman lider, Orta Doğu’daki çatışmanın kontrolden çıkarak Avrupa için ciddi sonuçlar doğurabileceğinden derin endişe duysa da, bugün (3 Mart) Trump ile Oval Ofis’te yapacağı görüşme öncesinde, ABD başkanını eleştirecek durumda olmadığını söyledi.

Merz, ABD’ye gitmeden bir gün önce Berlin’de yaptığı açıklamada, “Şu anda ortaklarımıza ve müttefiklerimize ders verme zamanı değil,” dedi ve şöyle devam etti:

“Alman hükümetinin İran’daki gelişmelere bakışı, kendi jeopolitik kırılganlığımızdan kaynaklanıyor, çünkü Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı, İran rejiminin adaletsizliğinden hiçbir şekilde geri kalmıyor.”

Şansölyeye yakın kişilere göre Merz, Trump ile nispeten iyi bir ilişki kurmuş durumda ve bunu, AB için hayati öneme sahip iki konuda, yani Ukrayna’ya destek ve ABD Yüksek Mahkemesinin Trump’ın gümrük vergisi rejimini reddetmesinin ardından büyük bir belirsizlik ortamında yönetimin gümrük vergisi planları konusunda, başkanın Avrupa ile aynı çizgide hareket etmesini sağlamak için kullanacağından emin.

Öte yandan Merz pazar günü yaptığı açıklamada, hükümetinin Tahran’a yönelik politikasının başarısızlıklarından “soğukkanlı sonuçlar çıkardığını” söyledi.

Şansölye, “Avrupa’nın çağrıları” ve yaptırım paketlerinin başarısız olmasının nedeninin, Avrupa’nın “temel çıkarlarını askeri güçle uygulamaya hazır olmaması” olduğunu belirtti.

AB, gerilimi tırmandırıyor

Öte yandan AB, iki taraf arasındaki gerilimi daha da tırmandırmaya çalışıyor.

AB dışişleri bakanları pazar akşamı yaptıkları açıklamada, “İran’ın saldırıları ve bölgedeki bir dizi ülkenin egemenliğinin ihlali affedilemez” dediler.

Bakanlar, İran’ın acilen “ayrım gözetmeksizin askeri saldırılardan kaçınması” gerektiğni belirttiler.

AB dış politika şefi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları ile Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’ı içeren Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) arasında bir video konferans düzenlemeyi planlıyor.

German Foreign Policy’ye göre amaç, çatışmayı İran’ı siyasi olarak daha da izole etmek ve AB’nin kendi konumunu güçlendirmek için kullanmak.

Çok Okunanlar

Exit mobile version