Avrupa

Merz’den ABD’ye seçim uyarısı

Yayınlanma

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD’nin Avrupa’daki milliyetçi partileri desteklemeyi amaçlayan milyonlarca dolarlık yeni fon programına tepki gösterdi. Berlin’de açıklama yapan Merz, ABD hükümetinin veya hükümet bağlantılı kuruluşların Almanya’daki seçimlere müdahale etmesini istemediğini vurguladı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Avrupa’da “ifade özgürlüğü ve dini özgürlükleri” desteklemek amacıyla hayata geçirdiği milyon dolarlık yeni fon programına karşı çıktı.

Söz konusu finansman desteği, ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi kapsamında Avrupa’daki milliyetçi partileri destekleme girişimlerinin yanı sıra Trump yönetimi ile aralarında Almanya için Alternatif (AfD) partisinin de yer aldığı Avrupa aşırı sağı arasında büyüyen bağların kurulduğu döneme denk geliyor.

Berlin’de gazetecilerin bu girişimi geçerli bir savunuculuk faaliyeti mi yoksa siyasi bir müdahale mi olarak gördüğü yönündeki sorusunu yanıtlayan Merz, “Biz Amerikan seçimlerine müdahale etmiyoruz, her zaman bu ilkeye bağlı kaldık. Karşılığında ben de Amerikan hükümetinin ya da hükümet bağlantılı kurumların Almanya seçimlerine müdahale etmesini istemiyorum” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, pazartesi günü Avrupa’da “demokratik dayanıklılığı, hukukun üstünlüğünü, ifade ve basın özgürlüğü ile insan haklarının korunmasını güçlendirmek ve geliştirmek” amacıyla yaklaşık 5 milyon dolar değerinde bir fon programı başlattı.

Program açıklamasında, yararlanıcıların “ortak siyasi felsefe, hukuk ve ortak Batı medeniyeti mirası doğrultusunda ulusal egemenlik, göç, sansür ve hukuk savaşı sorunlarına odaklanması gerektiği” belirtildi.

İlk olarak Financial Times gazetesinin duyurduğu program kapsamında, bireysel başvuru sahiplerine 3 milyon dolara kadar hibe verilebilecek.

Başvuru çağrısında siyasi partiler açıkça potansiyel yararlanıcılar arasında sayılmasa da muhafazakar lider Merz, Almanya’daki siyasi aktörlere yurtdışından finansal destek sağlanmasının yasa dışı olduğuna dikkati çekti.

Merz, “Almanya’da siyasi partilerin yurtdışından finanse edilmesi yasa dışıdır. Dünyadaki dostlarımızın da özellikle Almanya’da koyduğumuz bu yasal kurallara uymasını bekliyorum” diye ekledi.

İsmi belirtilmeyen ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü de Politico’ya verdiği demeçte, Merz’in açıklamalarına ve programın AfD gibi Avrupa’daki aşırı sağcı partilerle bağlantılı sivil toplum kuruluşlarını destekleyip desteklemeyeceğine ilişkin soruya yazılı yanıt verdi.

Sözcü, “Trump yönetimi, Avrupa dahil dünya genelinde demokrasiyi ve insan haklarını savunma kararlılığını sürdürüyor” değerlendirmesini yaptı.

Sözcü ayrıca, “Avrupa’daki programlarımız, Avrupalı müttefiklerimizin bu hak ve ilkeleri savunmalarına, aynı zamanda bunları baltalamak isteyenlere karşı medeniyet öz güvenlerini ve egemenliklerini korumalarına destek olmayı hedefliyor” ifadelerini kullandı.

Üst düzey ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, daha önce AfD de dahil olmak üzere Avrupa’nın aşırı sağcı politikacılarıyla görüşmeler yapmalarına rağmen Avrupa siyasetine müdahale ettikleri iddialarını reddetmişti.

Federal düzeyde yapılan anketlerde birinci sırada yer alan AfD, eylül ayında Almanya’nın doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılacak bölgesel seçimlerde ilk kez yerel düzeyde iktidara gelme şansına sahip görünüyor.

Trump’ın ikinci döneminin başlarında aşırı sağcı parti, teknoloji girişimcisi ve Trump destekçisi Elon Musk’ın destek mesajlarını memnuniyetle karşılamış, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in geçen yılki Münih Güvenlik Konferansı’nda Avrupa’nın aşırı sağa karşı kurduğu koruma duvarlarına yönelik eleştirilerini övmüştü.

Buna karşın parti yönetimi, eylül ayında eski Doğu Almanya sınırlarında yer alan kalelerinde yapılacak eyalet seçimleri öncesinde, bölgedeki acil siyasi gerçeklikler nedeniyle son aylarda MAGA (Amerika’yı Yeniden Harika Yap) hareketiyle arasına en azından kamuoyu önünde mesafe koydu.

Daha geniş çerçevede yeni fon programının, özellikle Avrupa Birliği’nin ABD merkezli büyük teknoloji şirketlerini denetleme girişimlerini hedef aldığı görülüyor.

Fon çağrısı metninde, “Uluslar üstü kurumlar ve hükümetler; aşırı geniş ve muğlak nefret söylemi yasaları ile çevrimiçi içerik düzenlemeleri yoluyla siyasi katılımı baskılayıp cezalandırırken, devlet gücünü demokratik özyönetimin temel ilkelerini baltalamak için kullanıyor” ifadeleri yer alıyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version