Bizi Takip Edin

Amerika

Meta, 48 eyaletle 18 milyar dolarlık uzlaşma sağladı

Yayınlanma

Meta, sosyal medyanın gençlere verdiği zarara ilişkin devasa federal davayı 18 milyar dolarlık anlaşmayla sona erdirdi.

48 eyaletle varılan uzlaşma anlaşmasının bir parçası olarak Meta, Facebook ve Instagram hizmetlerinde kapsamlı değişiklikler yapacak.

Bu değişiklikler arasında, 18 yaşın altındaki kullanıcılar için uygulamalarında varsayılan olarak iki saatlik bir zaman sınırı getirilmesi de yer alıyor.

Daha önce görülmedik bir düzenleme kapsamında, Meta, uzlaşma bedelinin yalnızca %70’ini ödeyecek. Fakat TikTok ve Alphabet’e ait YouTube’un da uygulamalarında reşit olmayan kullanıcılar için günde varsayılan bir saatlik zaman sınırı getirmeyi ve eyaletlere toplamda yaklaşık 5,3 milyar dolar ödemeyi kabul etmemeleri halinde, Meta uzlaşma bedelinin geri kalan %30’unu, yani 5,3 milyar doları ödeyecek.

Anlaşma bedeli, imzacı eyaletlere nüfuslarına göre 10 yıllık bir süre boyunca yıllık taksitler halinde dağıtılacak.

Anlaşma, 48 eyalet ile dört ABD yargı bölgesini (Columbia Bölgesi, Porto Riko, Amerikan Samoası ve Kuzey Mariana Adaları) kapsıyor.

Bu bahar benzer bir davada Meta’ya dava açan ve kazanan New Mexico ile Florida, şu anda anlaşmanın bir parçası değil.

Meta’nın hisseleri Çarşamba günü %2’nin üzerinde artışla açıldı.

Kararlaştırılan diğer platform değişiklikleri arasında, “gece modu”nun devreye sokulması, uygulamalarda gece yarısı ile sabah 6 arasında varsayılan engelleme ve reşit olmayan kullanıcılar için sabah 8 ile öğleden sonra 3 arasındaki okul saatlerinde anlık bildirimleri (push notifications) devre dışı bırakan bir “okul modu” yer alıyor. Bu ayarlar yalnızca ebeveyn izniyle değiştirilebilir.

Meta’nın hukuk başkanı C.J. Mahoney bir röportajda, “Şu anda ilk kez, bu sorunun nasıl ele alınacağı konusunda büyük sosyal medya platformlarından biri ile ülkenin dört bir yanındaki düzenleyici kurumlar arasında bir uzlaşma sağlandı,” dedi.

Federal bir yargıcın onayı gereken bu uzlaşma, Salı günü itibarıyla hâlâ devam etmekte olan bir davayı durduruyor.

Kaliforniya, Kentucky, New Jersey ve Colorado eyalet başsavcıları tarafından açılan bu davada, Meta’nın platformlarını bilerek bağımlılık yaratacak şekilde tasarlayıp genç kullanıcıları hedef alarak, eyaletlerin tüketici koruma yasalarını ve aynı zamanda genel olarak COPPA olarak bilinen 1998 tarihli federal Çocukların Çevrimiçi Gizliliğinin Korunması Yasası’nı ihlal ettiği iddia ediliyordu.

Kaliforniya’nın Oakland kentinde görülen dava ikinci haftasına girmişti ve Instagram’ın başkanı Adam Mosseri Salı günü ifade vermeye başlamıştı. Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in de ifade vermesi bekleniyordu.

Bu davada eyalet başsavcıları, yaklaşık 200 milyar dolarlık tazminat talep etmişti. Bu rakam, Meta’nın New Mexico’da benzer bir çocuk güvenliği davasını kaybettikten sonra yakın zamanda ödemesine hükmedilen tutarın 200 katından fazla.

New Mexico başsavcısı tarafından açılan o davada Meta’ya, 375 milyon dolarlık idari para cezası ödemesi, New Mexico’daki gençlere verilen zararı telafi etmek için 567 milyon dolarlık bir telafi fonu oluşturması ve 18 yaşın altındaki kullanıcılara anlık bildirimler gönderebileceği zamanları sınırlamak da dahil olmak üzere, uzlaşma metnindekine benzer değişiklikleri uygulamalarında yapması emredilmişti.

Şirket, sosyal medyanın zararlarına ilişkin iddialarla okul bölgeleri ve bireysel davacılar tarafından açılmış binlerce davayla hâlâ karşı karşıya.

Davalar, yenilikçi bir hukuki ürün sorumluluğu argümanı yoluyla, şirketin Instagram ve Facebook ürünlerinin tasarımından sorumlu tutulmasını amaçlıyor.

Amerika

Anduril bağlantılı bir startup genetiği değiştirilmiş askeri köpek üretecek

Yayınlanma

Geçtiğimiz perşembe günü kamuoyuna duyurulan Teksas merkezli startup Warhound, genetik mühendislik yoluyla daha üstün bir askeri köpek ırkı yaratacak.

Perşembe günü kamuoyuna duyurulan şirket şimdiden 200 milyon dolarlık başlangıç fonu elde etti.

Bu girişim, Anduril’in kurucu ortağı Palmer Luckey ile, yünlü mamut gibi soyu tükenmiş türleri yeniden hayata döndürmeye çalışmasıyla tanınan Colossal Biosciences şirketinin kurucu ortağı Ben Lamm tarafından kuruldu.

Lamm’ın şirketi, görme bozukluğu ve kalça displazisi gibi performansı engelleyen sorunlardan arınmış, daha sağlıklı ve daha dayanıklı köpeklerin geliştirilmesine ve klonlanmasına yardımcı olacak.

Bu köpekler ayrıca bomba koklama gibi faydalı özellikler açısından da optimize edilecek.

PAW Patrol dizisindeki Ryder gibi, Luckey de yavru köpekleri en son teknoloji ürünü ekipmanlarla (gözlükler, kurşun geçirmez yelekler vb.) donatacak.

Görevlendirilen köpeklere koruyucu zırh, kulak ve göz koruyucuları verilebilir ve Anduril’in geliştirme aşamasında olan, yapay zeka destekli askeri kask ve yüksek çözünürlüklü 3D baş üstü ekranı gibi EagleEye gibi askeri teknolojilerle entegre edilebilirler. Anduril ayrıca Meta ile birlikte savaş alanı artırılmış gerçeklik gözlükleri geliştiriyor.

Köpeklerin genetik yapısını optimize etmek, savaş faaliyetlerine daha uygun hayvanlar elde edilmesini sağlayabilir.

Şu anda, eğitime alınan köpeklerin yarısının eğitimi tamamlayamaması yaygın bir durum. Lamm şöyle diyor:

“Eğitimi standart hale getirebilirseniz ve genetik yatkınlık ile performans yeteneklerini bilirseniz, (başarısızlık oranını) %10’a veya daha azına indirebileceğimizi düşünüyoruz. En iyi köpekleri klonlayıp görevlere gönderebilmek için her şeyi dikey olarak entegre edelim. Böylece ne elde edeceğiniz konusunda endişelenmenize gerek kalmaz.”

Lamm, “Bu tedarik zincirini düzenlemenin (ve) köpekleri genetik olarak geliştirmenin yanı sıra, onları daha da iyileştireceğiz,” dedi.

Warhound’a göre, “hizmet köpekleri” bulmak aslında oldukça zor. Şirket, ABD ordusunun köpeklerinin yaklaşık %80’ini Avrupa’dan temin etmek zorunda olduğunu ve genellikle sağlık sorunları nedeniyle bu köpeklerin yalnızca yarısından azının hizmet için uygun kabul edildiğini belirtti.

Warhound, “her köpeğin bakımı ve refahını” sağlamak amacıyla American Humane Society ile ortaklık kurduğunu açıkladı.

Warhound, Sequoia, ARK Invest, CIA’in risk sermayesi birimi In-Q-Tel ve diğer yatırımcılar tarafından destekleniyor ve bu sayede yaklaşık 1,2 milyar dolarlık bir değerlemeye ulaşıyor.

Lamm, TechCrunch’a verdiği demeçte, ilk güçlendirilmiş yavruların önümüzdeki yılın başlarında doğmasını beklediğini söyledi.

Luckey, yaptığı açıklamada “İnsanın en iyi dostu, insanın en iyi teknolojisini hak eder,” dedi.

Luckey, geçen ay Savunma Bakanı Pete Hegseth tarafından duyurulan ve savaşın geleceği için gerekli teknolojik yetenekleri araştırmayı amaçlayan “Project Meridian” projesinin, SpaceX CEO’su Elon Musk ve eski Temsilciler Meclisi Başkanı Newt Gingrich ile birlikte eş direktörlerinden biri.

USA Today’de yer alan habere göre Lamm, Luckey’nin “çalışan köpekler ve tüm bu fikirler hakkında durmadan konuştuğunu” söyledi.

Yönetici, “İtfaiyecilere, ilk müdahale ekiplerine, polis teşkilatlarına, savaşçılara ve ordumuza yardım eden çalışan köpekleri destekleyebilir miyiz diye bir fikir ortaya attık,” dedi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Anthropic halka arz dosyasında Nvidia’ya bağımlılığını nasıl kırdığını açıkladı

Yayınlanma

Anthropic, halka arz başvurusunda aralarında Google, Amazon, Nvidia ve AMD’nin bulunduğu dört ayrı üreticinin çiplerini tek bir havuzda yönettiğini duyurdu. Yılın ilk yarısında gelirini 16,3 milyar dolara çıkaran şirket, altyapı esnekliği sayesinde Nvidia’ya olan tedarik ve fiyat bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.

Yapay zeka modelleri geliştiren Anthropic, halka arz başvurusunda yer verdiği teknik altyapısıyla çip devi Nvidia’nın pazar hakimiyetine dair yeni bir tartışma başlattı.

Business Insider’ın halka arz izahnamesine ve sektör analistlerinin değerlendirmelerine dayandırdığı habere göre şirket, tek bir üreticiye bağlanmak yerine farklı donanımları birlikte çalıştırabilen esnek bir sistem kurdu. Bu hamle, uzun vadede Nvidia’nın müşterilerine dilediği fiyatı dayatma gücünü zayıflatabilir.

Şirketin 26 Ekim tarihinde yayımlanan izahnamesine göre Anthropic, operasyonlarında dört ayrı çip ailesinden yararlanıyor.

Bu donanımlar arasında Amazon’un geliştirdiği Trainium, Google’ın imzasını taşıyan TPU birimleri ile Nvidia ve AMD tarafından üretilen grafik işlemciler yer alıyor.

Claude modelinin geliştiricisi, farklı iş ortaklarından sağladığı devasa bilgi işlem kapasitesini birbirinden bağımsız parçalar olarak değil, birbirinin yerine geçebilen tek bir havuz halinde yönetiyor.

Sistemin merkezinde ise şirketin kendi geliştirdiği özel yazılım mimarisi duruyor. Bu yazılım, yürütülecek yapay zeka görevlerini işlem türüne ve maliyete göre analiz ederek en verimli çalışacakları donanıma yönlendiriyor.

Business Insider, Anthropic’in halka arz belgelerinde sergilediği bu esnekliğin, çip pazarında tekel kuran Nvidia açısından zaman içinde ciddi bir baskı unsuru yaratabileceğini belirtiyor.

Moor Insights & Strategy kurucusu ve genel müdürü Patrick Moorhead, böylesi bir teknik serbestliğin çip alıcılarının elini tedarikçiler karşısında belirgin biçimde güçlendirdiğini vurguluyor.

Dört ayrı donanım platformu arasında iş yükünü rahatça taşıyabilen bir şirketin pazarlık masasına çok daha rahat oturacağını söyleyen Moorhead, asıl riskin Nvidia’nın fiyat belirleme gücünün aşınması olduğunu kaydediyor.

IDC analisti Ashish Nadkarni de birden fazla üreticiden çip tedarik etmenin başka bir kritik faydasına değiniyor.

Nadkarni’ye göre bu yöntem, Anthropic’i Nvidia’nın teslimat takviminde yaşanabilecek olası gecikmelerden ve sektördeki arz dalgalanmalarından koruyor.

Anthropic cephesinde ise bu altyapının bir gecede kurulmadığı belirtiliyor; şirket bu noktaya gelebilmek için yıllarca çalıştığını ve altyapıya devasa yatırımlar yaptığını ifade ediyor.

Öte yandan uzmanlar, Anthropic’in izlediği bu modelin Nvidia’nın ticari varlığına hemen yarın darbe vuracak doğrudan bir tehdit oluşturmadığının altını çiziyor.

Moorhead, özellikle yapay zeka modellerinin eğitilmesi aşamasında iş yükünü farklı çipler arasında taşımanın halen son derece karmaşık bir mühendislik gerektirdiğini hatırlatıyor.

Anthropic’in kendisi de Nvidia işlemcilerini temel alan bilgi işlem sistemlerine milyarlarca dolar harcamayı sürdürüyor.

D.A. Davidson Teknoloji Araştırmaları Direktörü Gil Luria ise madalyonun diğer yüzüne işaret ediyor.

Luria’ya göre, farklı işlemcileri tek bir çatı altında birleştiren bu tür pahalı altyapılar her şirketin harcı değil; daha küçük ölçekli yapay zeka girişimleri için bu boyutta bir yatırım ekonomik açıdan mantıklı bir karşılık üretmeyebilir.

Halka arz sürecine 26 Ekim’de resmen adım atan Anthropic, hisselerini NASDAQ borsasında ANT koduyla işlem görecek şekilde listelemeyi planlıyor.

Goldman Sachs ve Morgan Stanley’nin liderlik ettiği halka arzda hem şirketin kendisi yeni hisse ihraç edecek hem de mevcut bazı hissedarlar pay satışı yapacak.

Şirket, piyasaya sürülecek toplam hisse miktarını ve hedeflenen halka arz büyüklüğünü henüz açıklamadı.

Şirket izahnamesinde, 2026 yılının ilk altı ayına ait çarpıcı finansal tablolarını da yatırımcılarla paylaştı.

Anthropic’in gelirleri, geçen yılın aynı dönemindeki 1,1 milyar dolar seviyesinden hızla tırmanarak 16,3 milyar dolara ulaştı.

Öte yandan şirketin net zararı 80,7 milyar dolar gibi devasa bir rakama işaret etti.

Şirket, bu astronomik net zararın yaklaşık 72 milyar dolarlık ana gövdesinin doğrudan nakit çıkışından değil, finansal yükümlülüklerin muhasebe standartları gereği yeniden değerlenmesinden kaynaklandığını açıkladı.

Fakat nakit harcamalar da azımsanacak gibi değil; Anthropic yalnızca bilgi işlem gücü ve altyapı ihtiyaçları için ilk yarıda yaklaşık 9 milyar dolar harcadı ve bu kalemdeki harcamalarıyla 2025 yılının tamamını geride bıraktı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Bolsonaro seçimi kaybedince ABD’ye kaçtı

Yayınlanma

Brezilyalı senatör Flávio Bolsonaro, ülkesinde yapılan başkanlık seçimlerinde yenilgi almasının ardından ülkeden kaçarak salı günü Miami’ye ulaştı.

O Globo gazetesinin haberine göre, Bolsonaro ABD’ye varışında kardeşi Eduardo tarafından karşılandı.

Eduardo, darbe planlamak suçundan mahkum edilen babaları eski Başkan Jair Bolsonaro’ya yardım etmesi için Başkan Donald Trump’a lobi yapmak üzere geçen yıl ABD’ye taşınmıştı ve o zamandan beri orada yaşıyordu.

Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili salı günü erken saatlerde, ABD’nin Flávio ve ailesine vize vereceğini açıklamıştı.

Brezilya’da çok sayıda cezai soruşturma ile karşı karşıya olan Flávio Bolsonaro’nun, salı gününe kadar pasaportlarını Federal Polise teslim etmesi emredilmişti fakat durumdan haberdar bir polis yetkilisine göre bunu yerine getirmedi.

Bolsonaro ailesinin uzun süredir siyasi zulümle suçladığı Yüksek Mahkeme Yargıcı Alexandre de Moraes, senatörün kaçma riski olduğu endişesiyle belgeleri teslim etmesini talep etmişti.

Bolsonaro’nun pazar günkü ikinci tur seçimlerinde Luiz Inácio Lula da Silva’ya karşı yenilgisi, Brezilya’da bir siyasi hanedanlık kurmayı hedefleyen aileye büyük bir darbe vurdu.

Senatör, 2022 seçimlerindeki yenilgisinin ardından darbe planlamak suçundan 27 yıl hapis cezasına çarptırılan babası Jair Bolsonaro’nun serbest bırakılmasını kampanyasının ana teması haline getirmişti.

Trump, çarşamba günü erken saatlerde Teksas’taki seçim kampanyası gezisinden döndükten sonra gazetecilere, Bolsonaro’nun ABD’ye gelmesini onaylayacağını fakat onun Arjantin’de olduğunu sandığını söyledi.

Salı öğleden sonra Teksas’ta konuşan Trump, Bolsonaro’dan bahsetmekten kaçındı fakat Brezilya seçimlerinde hile yapıldığına dair asılsız iddialarını yineledi.

Demokratları “seçimlerin en büyük hilecileri” olarak eleştirdikten sonra, “Brezilya da bu konuda oldukça iyi iş çıkarıyor” diye ekledi.

ABD lideri uzun süredir Bolsonaro ailesinin müttefiki ve geçen yıl, Jair Bolsonaro’nun darbe davasından kurtulmasına yardımcı olmak amacıyla Brezilya mallarına gümrük vergisi uygulamış ama bu girişim başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

Trump yönetimi, Bolsonaro’nun başkan adaylığını resmi olarak desteklemedi. Fakat New York Times’a göre Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun yönetimindeki Dışişleri Bakanlığı, seçimler öncesinde Bolsonaro’nun Brezilya’daki konumunu güçlendirmek için perde arkasında çalışmalar yürütmüştü.

Infobae’nin bildirdiği üzere Flávio Bolsonaro’nun Arjantin’e geçtiği ve oradan ABD’ye seyahat etmeyi planladığı ortaya çıktıktan sonra, salı sabahı ne polisin ne de müttefiklerinin Flávio Bolsonaro’nun nerede olduğu hakkında bir bilgisi yoktu.

Brezilya polisinin Bolsonaro’nun Brezilya’dan ayrıldığına dair resmi bir kaydı bulunmuyor ve Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei’nin basın sözcüsü, Flávio Bolsonaro’nun ülkeye giriş yaptığını yalanladı.

Birçok Bolsonaro müttefiki Bloomberg’e, onunla iletişime geçmeye çalıştıklarını ama yanıt alamadıklarını söyledi.

Lula, 81. doğum gününü kutlamak için düzenlenen bir etkinlikte, “Brezilya’yı terk etmek utanç verici bir davranış,” dedi.

Bolsonaro, kara para aklama iddialarıyla ilgili en az iki federal soruşturma ile karşı karşıya. bunlardan biri, Brezilya’nın tarihindeki en büyük banka dolandırıcılığı davasına karışan eski Banco Master SA sahibi ile bağlantılarından kaynaklanıyor. 

Baba Jair Bolsonaro da seçim yenilgisinin ardından ABD’ye gitmişti. Aylar sonra geri döndü ve seçim öncesinde Brezilya’nın elektronik oylama sistemi hakkında asılsız iddialar yaydığı gerekçesiyle sekiz yıl boyunca kamu görevinden men edildi, ardından darbe planlamak suçundan mahkum edildi.

Flávio Bolsonaro, Pazartesi günü sonuçların iptalini talep etme planlarından vazgeçti ve Yargıtay’ın Brezilya’yı terk etmesini yasakladığını söylediği bir sosyal medya videosu yayınladı.

Öte yandan konuya yakın ve özel görüşmeler hakkında konuşurken kimliklerinin açıklanmamasını isteyen kaynaklara göre, Moraes’in kararı Lula hükümetindeki yetkililerin yanı sıra Yüksek Mahkeme’nin bazı üyelerini de rahatsız etti.

Bu kaynaklara göre, Lula yönetimi, ülkeyi sakinleştirme çabalarına odaklanmak ve solcu lider ile Bolsonaro ailesinden bir üye arasındaki arka arkaya yapılan seçim mücadeleleri sırasında patlak veren kutuplaşmayı geride bırakmak istiyordu.

Yönetim, Jair Bolsonaro’nun davasına başkanlık eden ve uzun süredir Brezilya sağından sansür suçlamalarıyla karşı karşıya kalan tartışmalı yargıç Moraes’in bu hamlesini, söz konusu hedeflere aykırı olarak değerlendirdi.

Salı günü erken saatlerde, Yüksek Mahkeme Yargıcı Flávio Dino, federal yetkililere, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile bağlantılı bir grup da dahil olmak üzere, Bolsonaro’nun başkanlık kampanyasına yönelik olası yasadışı yabancı finansman konusunda soruşturma açılması talimatını verdi.

Yargıç, bu talimatın yasadışı yabancı finansman gerçekleştiğini kanıtlamadığını vurguladı ama Brezilya’daki başkanlık yarışı sırasında yöneltilen iddiaların soruşturulmasını gerektirdiğini belirtti.

Arjantin hükümet sözcüsü Adrian Ravier, salı günü düzenlediği basın toplantısında Bolsonaro’nun Arjantin’e sığınma talebinde bulunmadığını söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English