Ortadoğu
Mücteba Hamaney: İran savaşa hazır ancak haklarından vazgeçmeyecek
İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, babası Ali Hamaney’in ölümünün 40. günü münasebetiyle yayımladığı mesajda, “Üçüncü Dayatma Savaşı” olarak nitelendirdiği süreçte İran halkının kesin zafer kazandığını ve Hürmüz Boğazı yönetiminde yeni bir aşamaya geçileceğini duyurdu. Hamaney, saldırganlardan her bir hasarın tazminatının ve şehitlerin kan bedelinin mutlaka talep edileceğini belirterek, müzakere sürecine rağmen halkın meydanlardaki varlığını sürdürmesi gerektiğini vurguladı.
İran Dini Lideri Ayetullah Mücteba Hamaney, “İslam ve İran düşmanlarının en büyük cinayetlerinden biri” olarak tanımladığı eski lider Ali Hamaney’in öldürülmesinin 40. günü dolayısıyla kapsamlı bir mesaj yayımladı. Hamaney mesajında, güncel askeri durum, diplomatik müzakereler, bölgesel dengeler ve iç siyasete ilişkin stratejik açıklamalarda bulundu.
Mücteba Hamaney, babası Ali Hamaney’in şehadetinin ardından geçen 40 günü “tarihin en ağır yas süreçlerinden biri” olarak nitelendirdi.
Bu süreçte sadece liderin değil, nizamın birçok komutanının ve masum sivillerin de hayatını kaybettiğini belirten Hamaney, düşmanın beklediği kaosun aksine İran halkının “hak uğruna kıyam ettiğini” ifade etti.
Mesajda, şehit liderin “zamanın fakihi, yorulmaz bir mücahit ve milli birliğin mimarı” olduğu vurgulanırken; özellikle askeri yapının güçlendirilmesi, kurumların tesisi ve bilimsel kalkınma konularındaki sanatkarlığına dikkat çekildi.
Hamaney, liderin gençlik yıllarında babasına bakmak için bilimsel kariyerini feda etmesinin ilahi bir lütuf olarak kendisine “Horasan’ın Güneşi” olma yolunu açtığını kaydetti.
“Üçüncü Dayatma Savaşı”
Yaşanan çatışma sürecini “Üçüncü Dayatma Savaşı” olarak adlandıran Mücteba Hamaney, İran halkının bu süreci bir “Destansı Savunma”ya dönüştürdüğünü ve sahanın kesin galibi olduğunu savundu.
Hamaney, “Bugün İslam Cumhuriyeti’nin büyük bir güç olarak yükselişi ve küresel istikbarın zayıflama sürecine girişi herkesin gözü önündedir” ifadesini kullandı.
Hamaney, başarının kaynağı olarak Devrim Muhafızları, Ordu, Polis Teşkilatı ve sınır muhafızlarının fedakarlıklarını gösterdi. Bu başarının korunması için “Güçlü İran” hedefi doğrultusunda kesintisiz çalışma çağrısında bulundu.
Hükümetin düşmanla müzakere niyetini açıklamasının halkın meydanlardan çekilmesi anlamına gelmediğini belirten Hamaney, şu uyarıda bulundu:
“Düşmanla müzakere yapılması kararı, sokaklardaki varlığın artık gerekli olmadığı şeklinde algılanmamalıdır. Aksine, askeri cephede bir sessizlik dönemine girilmişse, halkın meydanlarda, mahallelerde ve camilerde bulunma görevi her zamankinden daha ağırdır. Meydanlardaki haykırışlarınız müzakerelerin sonucunda doğrudan etkilidir.”
Ayrıca, “İran için Canfeda” kampanyasına katılan milyonların bu süreçteki en önemli kozlardan biri olduğu vurgulandı.
Güney komşularına (Körfez ülkeleri) seslenen Hamaney, “Bir mucizeye tanıklık ediyorsunuz. Doğru görün, doğru anlayın ve doğru yerde durun. Şeytanların yalan vaatlerine karşı temkinli olun” dedi.
İran’ın barış istemesine rağmen haklarından asla vazgeçmeyeceğini belirten Hamaney, gelecek döneme dair şu somut adımları ilan etti:
Tazminat Talebi: “Ülkeye yönelik saldırılarda oluşan her bir hasarın tazminatı, şehitlerin kan bedeli ve gazilerin diyeti mutlaka talep edilecektir.”
Hürmüz Boğazı: “Boğazın yönetimi yeni bir aşamaya taşınacaktır.”
Direniş Ekseni: “Savunma ve hak arama sürecinde tüm direniş ekseni bir bütün olarak değerlendirilecektir.”
Savaşın doğal sonucu olarak ortaya çıkan eksikliklerin yönetimi konusunda halkın birbirine yardımcı olmasını isteyen Hamaney, devletin bu süreçteki yönetim becerisini övdü.
Medya konusunda ise “düşman destekli yayınlardan kaçınılması veya bunlara büyük bir şüpheyle yaklaşılması” gerektiğini belirtti.
Resmi yas süresinin sona ermesiyle siyah kıyafetlerin çıkarılacağını ancak “intikam azminin” kalplerde diri kalacağını ifade eden Mücteba Hamaney, mesajını müzakere ve savaş meydanlarında mutlak zafer duasıyla tamamladı.