Bizi Takip Edin

Avrupa

NATO karargâhını ziyaret eden Zelenskiy’den ‘askeri yardımlar devam etsin’ çağrısı

Yayınlanma

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, NATO savunma bakanları toplantısı öncesinde, 22 Şubat 2022’de Rusya’nın askeri müdahale başlatmasından bu yana ilk defa Brüksel’deki NATO karargâhını ziyaret etti.

Zelenskiy’in ziyareti Gazze Şeridi ve İsrail’de gerilimin yükseldiği ve ABD Kongresi’nde, Ukrayna’ya yardımın onaylanmasını geciktiren siyasi çalkantılar devam ederken gerçekleşti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ittifak üyelerinin kendi güvenlik çıkarları doğrultusunda Ukrayna’yı desteklemeye devam edeceklerinden emin olduğunu söyleyerek, “Aynı anda farklı zorluklarla mücadele etme kabiliyetine ve gücüne sahibiz. Sadece tek bir tehdit ve tek bir zorluk seçme lüksüne sahip değiliz,” dedi.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin de düzenlediği basın toplantısında benzer bir açıklamada bulunarak “Hem Ukrayna’daki çabaları hem de İsrail’deki çabaları desteklemeye devam etme kabiliyetimiz açısından, kesinlikle, her ikisini de yapabiliriz ve yapacağız,” değerlendirmesini yaptı.

Kiev’i destekleyen yaklaşık 50 ülkenin oluşturduğu ABD liderliğindeki Ukrayna Savunma Temas Grubu’nun toplantısına katılan Zelenskiy, verilen güvenceleri memnuniyetle karşıladı ancak belirsizlik olduğunu da kabul etti.

Zelenskiy, “Sorum şuydu, desteğiniz şimdikinden daha mı az olacak? Ortaklar ‘hayır’ diyor. Ama nasıl olacağını kim bilebilir? Bence kimse bilmiyor,” ifadelerini kullandı.

Zelenskiy, yılın en soğuk aylarında Rusya’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarına karşı hazırlıklı olan Ukrayna’nın daha fazla hava savunma sistemine ve kuvvetlerinin kışın da savaşmaya devam edebilmesi için top ve mühimmata ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Ukrayna lideri, “Kış hava savunması, bu savaşın ne zaman biteceği ve Ukrayna açısından adil bir şekilde bitip bitmeyeceği sorusuna verilecek cevabın önemli bir parçasıdır,” diye konuştu.

‘Cumhuriyetçilerin daha fazla askeri ve mali yardımın önüne diktiği engelin ivedi bir etki yaratması muhtemel değil’

Öte yandan düşünce kuruuluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin (CSIS) Avrupa Programı Direktörü Max Bergmann, Financial Times (FT) gazetesine verdiği demeçte, ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi azınlığın daha fazla askeri ve mali yardımın önüne diktiği engelin ivedi bir etki yaratmasının muhtemel olmadığı değerlendirmesinde bulundu.

Bergmann, “Ama birkaç hafta sonra, eğer Kongre’de gerçekten hiçbir şey değişmediyse, bence bu onların savaş alanı kararlarını etkileyecektir. Kışa ve bahara girerken yapacakları planlamaları da kesinlikle etkileyecektir,” yorumunu yaptı.

Ukraynalıların mermi, parça tesirli mühimmat veya havan topu tedariğine devam edeceğinden emin olmadıkları takdirde savunma pozisyonlarına geri çekilmek zorunda kalabileceklerini kaydeden Bergmann, “Yani bu onlar için savaşı gerçekten yeniden şekillendirecek ve bence bu, ABD’deki pek çok kişiden onay görmeyen bir şey,” dedi.

Öte yandan, Beyaz Saray yetkilileri ve Kongre liderleri İsrail ve Ukrayna’ya yönelik yardımları tek bir fon talebinde birleştirmeyi düşünüyorlar ki bu da Kiev’e yardımın genişletilmesi için bir yol açabilir.

Ancak bu yol garanti olmaktan uzak. Washington’daki çıkmaz devam ettikçe, Ukrayna ordusunun ABD tarafından tedarik edilen mühimmat ve silah sistemlerinin kullanımını eksiklik beklentisiyle azaltmaya başlaması risk teşkil ediyor.

‘Eğer musluk kapanırsa yaşanacak olan şey karne uygulaması’

Carnegie Endowment for International Peace’de kıdemli araştırmacı olan Dara Massicot, “Eğer musluk kapanırsa, Ukraynalılara verdiklerimizde ani bir dönüşüm olmaz ama yaşanacak olan şey karne uygulaması,” ifadelerini kullandı.

Massicot, “Eğer daha fazlasını elde edemeyeceklerini hissederlerse geri çekilecekler ve bu da karşı saldırıyı durma noktasına getirece. Yardımların birkaç hafta bile kesintiye uğraması kayıplara ve aksaklıklara yol açabilir,” diye ekledi.

Avrupa

Hindistan, Avrupa’ya mühimmat ihracatını yüzde 1600’den fazla artırdı

Yayınlanma

Hindistan, 2022’den bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat göndererek önceki dört yıla göre yüzde 1600’ün üzerinde artış kaydetti. Top mermisi ve patlayıcıları kapsayan sevkiyatların yaklaşık dörtte üçü 13 Orta ve Doğu Avrupa ülkesine yapıldı.

Hindistan, 2022 yılından bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat sevk etti. Bu miktar, önceki dört yıllık döneme kıyasla yüzde 1600’den fazla bir artışa işaret ediyor.

Bloomberg‘ün Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanlığı verilerine dayanan Trade Data Monitor kayıtlarından aktardığı bilgilere göre, sevkiyatlarda top mermileri, havan mermileri, sevk barutları ve patlayıcı maddeler yer aldı.

İhracatın yaklaşık dörtte üçü Orta ve Doğu Avrupa’daki 13 ülkeye yapıldı. Bu sevkiyatlar sayesinde Hindistan, söz konusu ülkelere mühimmat sağlayan tedarikçiler arasında 28’inci sıradan ikinciliğe yükselerek Güney Kore’nin hemen arkasına yerleşti.

Haberde, ABD ve diğer önde gelen ihracatçılarla karşılaştırıldığında bu toplam tutarın halen mütevazı bir seviyede kaldığı kaydedildi.

Teslimatlardaki tırmanış, Avrupa’daki talep artışı kadar Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin yerli savunma üretimini güçlendirme ve ordunun ithalata bağımlılığını azaltma politikasıyla da doğrudan bağlantılı görülüyor.

Hindistan makamları nisan ayında yaptıkları açıklamada, mali yıl genelindeki silah ihracatının yüzde 63 artış göstererek 4 milyar dolara ulaştığını duyurdu. Bu rakam hem fiilen tamamlanan teslimatları hem de sözleşmesi imzalanmış siparişleri kapsıyor.

Hindistan hükümeti ihraç edilen ürünlerin tam listesini ve nihai alıcıların isimlerini kamuoyuyla paylaşmıyor. Satış anlaşmaları Savunma Bakanlığının onayından geçiyor ve alıcılarla yapılan sözleşmeler mühimmatın üçüncü taraflara devrini ya da farklı amaçlarla kullanımını kısıtlayan hükümler içeriyor.

Hint yetkililer, mühimmatın plan dışı çatışma bölgelerine ulaşmasının yerel şirketlere yaptırım getirebileceğini ve ülkeye yönelik uluslararası baskıyı artırabileceğini belirtiyor.

Avrupa savunma harcamalarını artırırken ortak tedarik tartışılıyor

Avrupa Birliği Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünün haziran ayı raporu, kıtanın askeri yeteneklerini geliştirmesi ve güvenlik alanında ABD’ye olan bağımlılığını azaltması gerektiğini ortaya koyuyor.

Raporda yer alan uzman değerlendirmeleri, savunmanın güçlendirilmesi için askeri bütçelerin artırılmasını, silah ve mühimmat üretiminin genişletilmesini, ortak alımlara ağırlık verilmesini ve Avrupa savunma sanayisinin geliştirilmesini öneriyor.

Uzmanlar ayrıca AB ülkelerinin orduları arasındaki koordinasyonun iyileştirilmesini, siber saldırılar ile melez tehditlere karşı kritik altyapı güvenliğinin artırılmasını tavsiye ediyor.

Avrupa’nın yeniden silahlanma programı müttefikler arasında farklı yaklaşımları da beraberinde getiriyor.

Financial Times gazetesi, nisan ayındaki haberinde Avrupa Birliği ile NATO arasında kıtanın silahlanma programı konusunda görüş ayrılıkları yaşandığını aktarmıştı.

Brüksel alımların Avrupalı üreticilerden yapılmasını savunurken, NATO savunmada transatlantik bağların korunması gerektiğini vurguluyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

İrlanda’da kamu spotu: Toruna sarılmadan önce izin alma çağrısı yapıldı

Yayınlanma

İrlanda’da hükümet destekli We-Consent kampanyası, büyükanne ve büyükbabalara torunlarına sarılmadan önce izin almaları tavsiyesinde bulundu. Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezinin yürüttüğü çalışmaya zemin oluşturan araştırma, ülke nüfusunun yüzde 70’inin rıza kavramının anlaşılmasında sorun gördüğünü gösteriyor.

İrlanda’da hükümet destekli bir sosyal farkındalık kampanyası kapsamında büyükanne ve büyükbabalara, sarılmadan önce torunlarından izin almaları tavsiye edildi.

New York Post gazetesinin haberine göre We-Consent adlı kuruluşun hazırladığı 25 saniyelik videoda, yakın akrabaları dahi olsa her çocuğun sarılmak istemeyebileceği belirtiliyor.

Klipte iki farklı duruma yer veriliyor: İlk sahnede bir çocuk büyükanne ve büyükbabasına neşeyle sarılırken, diğerinde akrabaları kendisini kucaklamaya çalıştığında rahatsızlık hissediyor.

Kampanya yerel siyasetçileri ikiye böldü

Dublin Belediye Meclisi Üyesi Gavin Pepper çalışmaya tepki göstererek hükümetin ve sivil toplum kuruluşlarının “ölçüyü kaçırdığını” savundu.

Çocuklara kişisel sınırlara saygı duymanın ve fiziksel temas reddini kabul etmenin öğretilmesi gerektiğini belirten Pepper, yakın akrabaların sarılmasının “şüpheli bir durum gibi” sunulmaması gerektiğini ifade etti.

Bir diğer belediye meclisi üyesi Lorraine Hall ise kampanyaya destek verdi.

Eleştirenlerin videoyu fazlasıyla gerçek anlamıyla algıladığını ve dikkat çekmek amacıyla yaratıcı yöntemler kullanan sosyal reklamların yapısını hesaba katmadığını kaydeden Hall, videonun yarattığı tartışmanın hedefe ulaşıldığını gösterdiğini dile getirdi.

Ulusal çaptaki We-Consent kampanyası İrlanda’da Mart 2023 döneminde hayata geçirildi. Girişim, Adalet Bakanlığı ve Community Foundation Ireland desteğiyle Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezi tarafından yürütülüyor.

Program rıza, kişisel sınırlar ve ilişkiler konusunda farkındalık yaratmayı hedefliyor.

Merkezin kampanya öncesinde yaptığı araştırma, İrlanda halkının yüzde 70’inin ülkede rıza kavramının anlaşılması konusunda bir sorun olduğunu düşündüğünü ortaya koydu.

Araştırmaya göre her üç kişiden biri cinsel ilişkiler hakkında konuşurken rahatsızlık duyuyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Axel Springer, Avrupa’daki TikTok hisselerine talip oldu

Yayınlanma

Medya grubu Axel Springer, TikTok’un Avrupa biriminden hisse satın alma önerisinde bulundu. Şirket “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışını teyit ederken platformun ana sahibi ByteDance resmi bir görüşme yapılmadığını açıkladı.

Alman medya grubu Axel Springer, video paylaşım platformu TikTok’un Avrupa operasyonlarından hisse almak için teklif verdi. Financial Times gazetesinin haberine göre Politico ve The Telegraph gibi yayınların sahibi olan grubun bu girişimi, sosyal medyadaki antisemitizm tartışmalarının ardından gündeme geldi.

Axel Springer CEO’su Mathias Döpfner, hisse alma fikrini ocak ayında şirketin Berlin’deki genel merkezinde düzenlenen bir toplantıda dile getirdi.

Sosyal ağlardaki antisemitizm sorununa ayrılan toplantının katılımcıları arasında ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın babası olan, ABD’nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner da yer aldı.

Girişim daha sonra Avrupa Komisyonu temsilcilerine iletildi ancak süreç ilerleme kaydetmedi.

TikTok’un ana şirketi ByteDance ise hisse satışına dair resmi bir müzakere yürütülmediğini açıkladı.

Öte yandan Axel Springer, TikTok konusunda “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışına ilgi duyduklarını doğruladı.

Forbes dergisinin verilerine göre Axel Springer’ın eş sahibi ve CEO Döpfner’in serveti 22 Ekim 2026 itibarıyla 2,7 milyar dolar seviyesindeydi.

ABD pazarında zorunlu satış ortaklıkla sonuçlanmıştı

TikTok’un mülkiyet yapısına ilişkin tartışmalar daha önce ABD’de de yürütülmüştü.

Washington yönetimi, ulusal güvenlik kaygıları ve kullanıcı verilerinin korunması gerekçesiyle 2024 yılında Çin merkezli ByteDance şirketini uygulamanın ABD kolunu satmaya zorlayan bir yasayı kabul etmişti.

Yasa, satışın gerçekleşmemesi halinde platformun ülkede yasaklanmasını öngörüyordu.

Çinli şirket, Ocak 2026’da ABD pazarındaki faaliyetleri yürütmek üzere ortak bir girişim kurdu.

Yapılan anlaşmayla kurulan yeni şirketin hisselerinin yarısı Oracle ile yatırım şirketleri Silver Lake ve MGX’e devredildi.

Kalan hisseler ise ByteDance ile mevcut yatırımcılarında kaldı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English