Ortadoğu
Netanyahu’dan ABD planına itiraz: Türkiye ve Katar askeri Gazze’ye girmeyecek
İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD’nin savaş sonrası Gazze yönetimi planına rağmen Türkiye ve Katar’ın bölgede askeri varlık göstermeyeceğini açıkladı. Knesset’te konuşan Netanyahu, Washington yönetimiyle bu konuda görüş ayrılığı yaşadıklarını kabul ederek, söz konusu ülkelerin kurulan yapılarda yetki sahibi olamayacağını savundu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Türkiye ve Katar güçlerinin Gazze’ye konuşlanmayacağını ifade etti.
Bu çıkış, Beyaz Saray’ın her iki ülkeden yetkililerin savaş sonrası Gazze yönetimini denetleyecek kritik bir komitede görev alacağını duyurmasından sadece birkaç gün sonra geldi.
Netanyahu, söz konusu plan nedeniyle İsrail ile Amerika Birleşik Devletleri arasında “belirli bir görüş ayrılığı” bulunduğunu da teyit etti.
Söylem değişikliği: Nüfuzdan askeri varlığa
Pazartesi günü Knesset kürsüsünde konuşan İsrail Başbakanı, “İsrail’e düşman” olarak nitelendirdiği bu iki ülkenin, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi tarafından oluşturulan savaş sonrası yapılarda “hiçbir yetki veya etkiye sahip olmayacağını” öne sürdü.
Ancak ABD yönetimi, Türkiye ve Katar’dan üst düzey temsilcilerin, bölgenin denetimini üstlenecek “Gazze Yürütme Kurulu”na dahil edilmesine karar vermişti. Bu durum, fiili olarak söz konusu ülkelerin yönetimin gözetiminde rol alacağı anlamına geliyor.
ABD’nin açıklamasından önce Netanyahu’nun ofisi, savaş sonrasında Türkiye veya Katar’ın Gazze’de herhangi bir nüfuz elde etmesine izin verilmeyeceğini defalarca vurgulamıştı.
Fakat Washington’un bu ülkelere resmi bir rol biçmesinin ardından Netanyahu, söylemini değiştirerek odak noktasını “askeri varlık” meselesine kaydırdı. Başbakan, “Türk askerleri ve Katarlı askerler Gazze Şeridi’nde olmayacak” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin, Gazze’nin güvenliğini sağlaması planlanan çok uluslu bir güce katılıma ilgi gösterdiği bilinirken, Katar’ın askeri katkı sunma fikrini gündemine dahi almadığı belirtiliyor.
Katar ordusunun yapısının da bu tür bir misyon için uygun olmadığı değerlendiriliyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yer alması öngörülen Gazze Yürütme Kurulu ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a davet gönderilen Barış Kurulu, Trump’ın ekim ayında açıkladığı 20 maddelik planın bir parçası.
Trump, yakın zamanda verdiği bir mülakatta, Barış Kurulu’nun sadece Gazze ile sınırlı kalmayıp küresel meseleleri de ele alacağını kaydetmişti.
Bloomberg ve Reuters’ın incelediği taslak tüzüğe göre kurul, Trump liderliğinde küresel bir meclis niteliği taşıyacak.
Beyaz Saray, aralarında Netanyahu’nun da bulunduğu en az 60 dünya liderini bu yapıya davet ederken, kalıcı üyelik için ülkelerden 1 milyar dolara varan katkı talep ediliyor.
“ABD ile gerektiğinde tartışırız”
Basına yansıyan bilgilere göre Netanyahu, Türkiye ve Katar’ın Gazze Yürütme Kurulu’na dahil edilmesinden önceden haberdar edilmedi.
Buna rağmen İsrail Başbakanı, temel konularda anlaşmazlık yaşandığında Washington’a karşı durabileceğini savundu.
Trump’ı “Beyaz Saray’daki en büyük dostumuz” olarak niteleyen Netanyahu, zaman zaman yaşanan fikir ayrılıklarının ikili ilişkilere zarar vermediğini belirterek, “İsrail’in hayati çıkarları söz konusu olduğunda tartışabiliriz, pozisyonlarımızı netleştirebiliriz ve gerektiğinde uzlaşabiliriz” diye konuştu.
Hamas’ın silahsızlandırılması şartı
Gazze’de ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesine yönelik ABD girişimlerini de sorgulayan Netanyahu, süreci şu sözlerle tanımladı:
“İkinci aşama nedir? İkinci aşama basittir: Hamas silahsızlandırılacak ve Gazze askerden arındırılacak.”
Bu hedeflerin “kolay ya da zor yoldan” mutlaka gerçekleştirileceğini iddia eden Netanyahu, Gazze’de hayatını kaybeden polis astsubayı Ran Gvili’nin naaşının geri getirilmesinin de öncelikleri arasında olduğunu vurguladı.
Konuşmasında İran’daki son protestolara da değinen Netanyahu, gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek İran halkının “rejime karşı verdiği mücadeleden” övgüyle bahsetti.
Trump’ın İran’a yönelik saldırı tehdidinin ardından Tahran’ın İsrail’i hedef alabileceği yönündeki açıklamalara da yanıt veren Netanyahu, “İran hata yapar ve bize saldırırsa, daha önce hiç görmediği bir güçle karşılık veririz” uyarısında bulundu.