Bizi Takip Edin

Amerika

Nvidia beş yıl sonra ilk kez tahvil ihraç edecek

Yayınlanma

Mikroçip üreticisi Nvidia, kaynaklara göre en az 20 milyar dolar değerinde şirket tahvili ihraç etmeye hazırlanıyor. Şirket, bu adımla 2021 yılından beri borçlanma piyasasına ilk kez çıkmış olacak.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre mikroçip üreticisi Nvidia, beş yıl aradan sonra ilk kez şirket tahvili ihraç etmeye hazırlanıyor.

Şirketin bu ihraç yoluyla en az 20 milyar dolar kaynak sağlamayı hedeflediği belirtiliyor.

En son Haziran 2021’de tahvil piyasasına çıkarak 5 milyar dolar fon sağlayan Nvidia’nın, bu yeni borçlanma işlemini vadeleri 2 ila 30 yıl arasında değişen yedi dilim halinde gerçekleştirmeyi planladığı aktarıldı.

En uzun vadeli tahvil ihracında getiri farkı hedefinin, ABD Hazine tahvillerinin getirisinin yaklaşık 0,9 yüzde puan üzerinde belirlendiği ifade ediliyor.

Yapay zeka şirketlerinin borçlanma dalgası sürüyor

Nvidia’nın bu hamlesi, yapay zeka alanındaki hızlı yükselişe öncülük eden teknoloji devlerinin başlattığı borçlanma dalgasının bir devamı niteliğini taşıyor.

Daha önce Alphabet ve Amazon gibi şirketler, yapay zekanın hızla geliştirilmesi için gerekli olan bilgi işlem kapasitelerini oluşturmak amacıyla borç piyasasını kullanmış ve geçen yıldan bu yana yüz milyarlarca dolar kaynak sağlamıştı.

Yatırımcıların ise şimdiye kadar bu ihraçlara yoğun ilgi gösterdiği belirtiliyor.

Tahvil ihracını düzenleyen bankalar arasında yer alan JPMorgan Chase & Co ve Morgan Stanley yetkilileri konuya ilişkin açıklama yapmaktan kaçındı.

Yeni bilgisayar çipi bilgisayar pazarında rekabeti artıracak

Tahvil ihracı kararı, Nvidia’nın işlerini hızla büyüttüğü bir dönemde alındı. Bloomberg’in aktardığına göre, şirketin Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang, Taipei’deki Computex fuarında yaptığı açıklamada, kişisel bilgisayar pazarında Intel ve AMD ile rekabet etmek üzere tasarlanan yeni RTX Spark Superchip işlemcisini tanıttı.

Geliştirme sürecine Tayvan merkezli MediaTek’in katıldığı ve üretimini Taiwan Semiconductor Manufacturing Company’nin (TSMC) üstleneceği yeni işlemci, sonbahardan itibaren Dell ve Lenovo’nun Microsoft Windows for Arm işletim sistemiyle çalışan dizüstü bilgisayarlarında kullanılmaya başlanacak.

Büyük dil modellerine dayalı yapay zeka uygulamalarında ve yüksek performans gerektiren oyunlarda performansı artırması beklenen bu yeni ürün hakkında konuşan Jensen Huang, atılan bu adımın kişisel bilgisayar pazarında akıllı telefon pazarıyla rekabet edebilecek büyüklükte bir dönüm noktası olabileceğini kaydetti.

Amerika

Amerikan hisse senetlerine yabancı sermaye aktı

Yayınlanma

Yabancı yatırımcılar, Temmuz ayına kadar geçen 12 aylık dönemde ABD hisse senetleri ve yatırım fonu hisselerinde 942 milyar dolarlık rekor düzeyde net alım gerçekleştirdi.

Bu durum, yurt dışı yatırımların borç araçlarından uzaklaşıp Amerikan hisse senetlerine yönelme eğilimini hızlandırdı.

Bu sermaye akışları, 1985 yılına kadar geriye giden Hazine verilerinde son 12 aylık en yüksek toplam tutarı oluşturdu.

Ekonomik Analiz Bürosu’na göre, yabancı yatırımcıların ABD hisse senetleri ve yatırım fonu paylarına yönelik net alımları ikinci çeyrekte 426 milyar dolara sıçradı.

Bu rakam, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 62 artış gösterdi ve 2022’deki 299 milyar dolarlık önceki çeyreklik rekoru aştı.

Hazine Bakanlığı’nın aylık verileri, net alımların ikinci çeyrek boyunca ivme kazandığını, Nisan ayındaki 110 milyar dolardan Haziran ayında 182 milyar dolara çıktığını, ardından Temmuz ayında 3,7 milyar dolara gerilediğini gösteriyor.

Yabancı yatırımcılar, üst üste altıncı ay boyunca net alıcı konumunda kaldı.

Yabancı sermaye girişleri, Temmuz ayına kadar geçen bir yıllık dönemde Wall Street’in referans endeksi S&P 500’ün yaklaşık yüzde 20’lik bir artış kaydetmesiyle aynı zamana denk geldi.

Bu dönemde Sandisk, Western Digital ve Intel gibi teknoloji hisseleri en iyi performans gösterenler arasında yer aldı.

İran’da savaşın patlak vermesiyle tetiklenen keskin fakat kısa süreli bir satış dalgasının ardından S&P 500’ün ikinci çeyrekte kaydettiği yüzde 14,9’luk artış, 2020’nin aynı döneminden bu yana en iyi performansı oldu.

İkinci çeyrekteki bu artış, geçen yılki yüksek yabancı talebe kıyasla bile olağanüstü büyüklükteydi. Yabancı yatırımcılar, 2025 yılının ikinci çeyreğinde 263 milyar dolarlık ABD hisse senedi ve fonu satın alırken, geçen yılın son üç ayında bu rakam 274 milyar dolara ulaşmıştı.

ABD tahvillerine yönelik yabancı talep ise ters yönde seyretti. Yurtdışı yatırımcılar, ikinci çeyrekte net 188 milyar dolarlık ABD tahvili satın aldı; bu rakam, ilk çeyrekteki 314 milyar dolardan düşüş gösterdi.

Bu durum, Çin’in bildirdiği ABD Hazine tahvili portföyünün 618 milyar dolara düşmesi ve Ağustos 2008’den bu yana en düşük seviyeye inmesiyle ortaya çıktı.

Pekin, altın, kurum tahvilleri ve diğer varlıklara yöneliyor.

Dış İlişkiler Konseyi’nde (CFR) kıdemli araştırmacı olan Brad Setser, ikinci çeyrekteki artışın bir kısmının olağanüstü zayıf geçen ilk çeyrekte ertelenen alımları yansıtıyor olabileceğini belirtti.

Fakat genel eğilim ABD hisse senetlerinde rekor düzeyde alımların sürdüğü yönündeydi.

Kore ve Tayvan gibi coğrafyalardaki güçlü hisse senedi piyasaları, yatırımcıların konsantrasyon riskini azaltmak için ABD hisse senetlerine yönelmesine neden oldu.

Setser şunları ekledi:

“Samsung ve Hynix gibi Kore hisse senetleri yükseliyordu ve geçmişte bu hisseleri satın almış olan yatırımcılar, konsantrasyon sınırlarına ulaştıkları için Kore’den ABD hisse senetlerine veya diğer küresel hisse senetlerine yönelerek portföylerini çeşitlendiriyorlardı. Kore’den küresel hisse senetlerine, çoğunlukla da ABD hisse senetlerine 200 milyar doların üzerinde sermaye çıkışı nadiren görülür. Sermaye akış kalıplarında, ABD dolarına yönelik olağandan daha büyük bu sermaye girişiyle son derece tutarlı bir değişim yaşandı.”

Bunun diğer yüzü ise, ABD’nin büyük bir mali açık verdiği bir dönemde, Hazine tahvillerine yönelik yurt dışı talebin azalmasıydı.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD donanmasından IAI ve Elbit’e 127 milyon dolarlık sözleşme

Yayınlanma

25 Eylül’de duyurulan iki ABD donanma ihalesi İsrailli savunma şirketleri IAI ve Elbit Systems’e gitti.

114 milyon dolar değerindeki daha büyük ihalenin kazananı, İsrail’in en büyük savunma şirketi olan Israel Aerospace Industries’in (IAI) yüzde yüz iştiraki olan, Mississippi eyaletinin Columbus kentinde bulunan Stark Aerospace oldu.

Söz konusu ihale, ilk olarak Ekim 2024’te imzalanan ve Mark 25 Mod 1 dikey fırlatma kapsüllerinin üretimine ilişkin mevcut bir anlaşma kapsamında opsiyonların kullanılmasıyla gerçekleştirilen, sabit fiyatlı bir sözleşme değişikliği.

Bu kapsüller, ABD Donanmasına ait muhrip ve kruvazörlerin yanı sıra müttefik savaş gemilerinde de kullanılan standart füze fırlatma mimarisi olan Mark 41 Dikey Fırlatma Sistemi’nin bileşenleri.

Sistem, hava savunma füzeleri ve Tomahawk seyir füzeleri dahil olmak üzere çeşitli silahların fırlatılmasında kullanılıyor.

Çalışmalar öncelikle Mississippi eyaletinin Columbus kentinde yürütülecek; Oregon, Pennsylvania ve New Jersey’deki tesislerde de ek üretim yapılacak.

Projenin Şubat 2030’da tamamlanması planlanıyor.

Sözleşme, birkaç mali yılı kapsayan donanma silah tedarik bütçeleri aracılığıyla finanse ediliyor.

13,5 milyon dolar değerindeki ikinci sözleşme Elbit Systems’a verildi.

Beş yıllık, sabit fiyatlı bu sözleşme, ABD Donanması pilotları tarafından kullanılan dört farklı konfigürasyondaki acil durum telsizlerinin onarım ve bakımını kapsıyor.

Bu kompakt cihazlar, düşen uçak mürettebatının kurtarma sinyali göndermesine yardımcı olmak üzere tasarlanmış.

Sözleşme, tek kaynak esasına göre verildi. Bu, donanmanın ihale süreci kapsamında işin yalnızca tek bir güvenilir kaynaktan temin edilebileceğine karar verdiği anlamına geliyor. 

Çalışmaların Eylül 2031’e kadar sürmesi bekleniyor; işin %60’ı Alabama eyaletindeki Talladega’daki bir tesiste, geri kalan %40’ı ise Holon’daki Elbit tesisinde gerçekleştirilecek.

Okumaya Devam Et

Amerika

Bill Gates: Denetimsiz yapay zeka bir milyar kişinin ölümüne yol açabilir

Yayınlanma

Bill Gates, ABD’deki federal yasa koyuculara ve kolluk kuvvetlerine yapay zeka (AI) geliştirilmesini düzenlemeleri çağrısında bulundu.

Pazar günü yayınlanan bir röportajda, denetimsiz bırakılması halinde bu teknolojinin “bir milyar kişinin ölümüne” yol açabileceğini ve “hiç kimsenin özdenetimin yeterli olduğunu düşünmediğini” belirtti.

Microsoft’un kurucu ortağı Gates şöyle dedi:

“Hangi önlemlerin ve denetimlerin nasıl olacağı konusundaki tartışmaya kolluk kuvvetleri ve politikacıların da dahil olması gerekiyor ve bu zorunlu bir şey olmalı.”

Bir işletmeyi yürütmek için gerekli masrafları tanımlamak amacıyla kullanılan bir terimden (overhead) alıntı yapan Gates, “Bu, sektör için biraz ek masraf olacak fakat yaptıkları işlerde dramatik bir yavaşlamaya yol açmayacak,” diye devam etti.

Röportajın bir başka bölümünde Gates, yapay zekanın yanlış ellere geçmesi halinde “kesinlikle bir milyar kişinin ölümüne yol açacak olayları tetikleyecek kadar güçlü” olacağı konusunda çarpıcı bir uyarıda bulundu.

“Kötü niyetli kişilerin en yeni yapay zeka araçlarını kullanmasıyla ortaya çıkan kombinasyon kadar güçlü bir silah hiç olmamıştır,” diyen Gates, çok çeşitli teknoloji ve siyaset figürlerinin son zamanlarda yaptığı benzer uyarıları yineledi.

Gates ayrıca, yapay zekanın çok güçlü hale gelmesi durumunda onu devre dışı bırakabilecek bir “acil kapatma düğmesi” (kill switch) kavramına da değindi ve bunun yetersiz olduğunu söyledi:

“Bir acil kapatma düğmesine sahip olmak yeterli değil. Henüz … onların bilgisayarları kendi başlarına ele geçirip kapatılamaz hale geldiği bir noktada değiliz. Dolayısıyla bu tartışma … çeşitli insanların ne kadar teknik bilgiden yoksun olduğunu gösteriyor.”

Sam Altman ve Elon Musk gibi diğer teknoloji devleri de Gates’e katılarak yapay zeka geliştirilmesinin yavaşlatılması çağrısında bulundu.

Bazı uzmanlar, yapay zekanın biyolojik silahlar ve nükleer savaş gibi yöntemler yoluyla insanlığın kitlesel yok oluşuna yol açabileceğini ileri sürüyor.

Bu arada, Microsoft’un kendisi de yapay zeka etrafındaki distopik endişelerin körüklenmesinde rol oynadığı gerekçesiyle eleştirilere maruz kaldı.

Cuma günü yayınlanan bir The Guardian makalesine göre, şirket çalışanları ve aktivistler, Gazze’de ve İran’da öldürmek için yapay zeka araçlarını kullanan İsrail ordusuyla Microsoft’un ilişkilerini kesmesini amaçlayan bir kampanya düzenledi.

Makalenin yazarları, “No Azure for Apartheid” grubundan Mohamed Hussein ve Granate Kim, ayrıca “AI’nın yol açtığı dehşet”in ABD’de de görüldüğü konusunda uyarıda bulundu.

Örneğin, ABD İç Güvenlik Bakanlığı, Microsoft’un Azure’u gibi AI araçlarını göçmenleri toplu olarak izlemek, tutuklamak ve sınır dışı etmek için kullandı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English