Amerika

Obama’nın danışmanı: Küba’ya askeri müdahale kanlı bir ayaklanmaya yol açabilir

Yayınlanma

Eski ABD Başkanı Barack Obama’nın danışmanı Ricardo Zuniga, Donald Trump yönetiminin Küba’ya askeri müdahalede bulunmasının kanlı bir ayaklanmaya veya sosyal çöküşe yol açabileceği uyarısında bulundu. Zuniga, Washington’ın güç kullanmak yerine diplomatik nüfuzunu ve ekonomik yardımları reform karşılığında bir koz olarak kullanması gerektiğini belirtti.

Eski ABD Başkanı Barack Obama’nın danışmanı Ricardo Zuniga, ABD’nin Küba’yı işgal etmesi durumunda “kanlı bir ayaklanma” veya sosyal çöküş yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu. Zuniga, değerlendirmelerini Foreign Affairs dergisi için kaleme aldığı makalede paylaştı.

Washington’ın 1960’lardan bu yana Küba’daki komünist hükümeti devirmeye çalıştığını belirten Zuniga, ancak Donald Trump’ın ikinci başkanlık dönemine kadar çoğu yönetimin askeri güç yoluyla rejim değişikliği girişimlerinden kaçındığına dikkat çekti. Eski danışman, şu anda ABD başkanının ekibinin Küba rejimine son vermek için bir fırsat gördüğünü ifade etti.

Zuniga, makalesinde şu değerlendirmelere yer verdi:

“Ancak Küba’ya karşı girişilecek bir savaş, muhtemelen Trump’ın arzuladığı değişiklikleri getirmeyecektir. Küba rejimi, İran rejimi kadar dirençli olmayabilir ancak liderleri Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya kıyasla çok daha sağlam bir şekilde kök salmıştır. Bu nedenle onları devirme girişimi muhtemelen hızlı bir zafer getirmeyecektir. Aksine bu durum, uzun süreli kanlı bir ayaklanma veya sosyal çöküş gibi bir dizi tehlikeli senaryoya kapı aralayacaktır.”

Eski diplomata göre, Trump yönetimi Küba’yı güç kullanarak değiştirmeye çalışmak yerine, sahip olduğu nüfuzu diplomasi yürütmek amacıyla kullanmalıdır.

Zuniga, yapılması gerekenleri şu sözlerle aktardı:

“Yönetim, Havana’nın ABD’nin rakiplerinden uzaklaşması halinde askeri eylemlerden kaçınma taahhüdünde bulunmalıdır. Piyasa reformları ve siyasi değişim karşılığında ekonomik yardım teklif etmelidir. Paradoksal bir şekilde, uzun süredir hedeflediği reformları bastırabilecek olan yaptırım rejimini acilen gözden geçirmelidir. Son olarak, Küba halkının ekonomik ve siyasi potansiyelini ortaya çıkararak onların yetkilerini artırmaya çalışmalıdır. Bu durum adayı hemen bir demokrasiye dönüştürmeyebilir ancak ABD politikasının hedeflediği asıl faydalanıcılara, yani Küba vatandaşlarına doğrudan yardımcı olacak ve ülkenin sürdürülebilir bir şekilde toparlanmasının temelini oluşturacaktır.”

Eski danışman, Trump yönetiminden gelen baskılara rağmen Küba hükümetinin ciddi reformlar gerçekleştirmediğini belirtti. Zuniga, Küba yönetiminin bu reformların kendi iktidarlarını sarsmasından korktuğunu ve değişim karşılığında yardım sağlama konusunda Amerikalı yetkililere güvenmediğini kaydetti.

Zuniga, “Bunun yerine Küba yönetimi, Trump yönetiminin tıpkı Venezuela’da Maduro’ya, İran’da ise Dini Lider Ali Hamaney ve ortaklarına yaptığı gibi, kendilerini ne pahasına olursa olsun iktidardan uzaklaştırmaya kararlı olduğu sonucuna varmış görünüyor” ifadelerini kullanarak bu şüphelerin temelsiz olmadığını ekledi.

Zuniga’ya göre, ABD ve Küba arasında müzakerelerin başlayabilmesi için tarafların üst düzey kalıcı kanallar aracılığıyla doğrudan iletişim kurabilmesi gerekiyor. Bu aşamadan sonra daha esaslı konulara geçilebileceğini öngören Zuniga, diyaloğun Küba’nın “tartışmaya çok daha az istekli olacağı” iç meselelerden ziyade, ABD için en acil olan konularla başlayabileceğini öne sürdü.

Eski diplomat, ilerleyen süreçte ABD’nin ticari kısıtlamaları kaldırma sözü vererek ve yardım teklif ederek reformları teşvik etme aşamasına geçebileceğini belirtti.

Son aylarda Başkan Trump, Küba’nın “yakında çökeceğini” defalarca dile getirmiş ve İran operasyonunun ardından Küba ile “ilgilenme” niyetinde olduğunu ifade etmişti.

USA Today gazetesinin haberine göre, Pentagon ilgili emrin verilmesi durumunda Küba’ya karşı olası bir askeri operasyon için hazırlıklara başladı.

Politico’ya konuşan kaynaklar da Trump yönetiminin, Küba hükümetini devirmek amacıyla askeri müdahale senaryolarını değerlendirdiğini bildirmişti.

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ocak ayında kaçırılmasının ardından Trump yönetimi, Küba’dan kaynaklanan ulusal güvenlik tehdidini gerekçe göstererek ABD’de acil durum ilan etmişti. Küba ise bu adıma uluslararası acil durum ilan ederek karşılık vermişti.

Şubat ayında Washington, Küba’ya fiilen bir enerji ablukası uygulamaya başladı. Mayıs ayına gelindiğinde ise Küba makamları, ülkenin enerji sisteminin kritik durumda olduğunu açıklamıştı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version